sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop fethiye sex shop
Advert sex shop sex shop sex shop

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'dan son dakika açıklamaları: Federasyon tuzağına düşmeyeceğiz

BM öncülüğünde Mart ayında düzenlenmesi planlanan garantör ülkelerin de katılacağı Kıbrıs konulu beş artı bir gayri resmi konferansı öncesinde, bir grup gazeteciyle video konferans yöntemiyle buluşan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Hiç kimsenin Türkiye’nin buradan ayrılmasına gücü yetmez” diyen Tatar, “Türkiye buradan çekilirse bunların ne yapacağı belli olmaz. Türk ordusu burada barışı koruyor” dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'dan son dakika açıklamaları: Federasyon tuzağına düşmeyeceğiz
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'dan son dakika açıklamaları: Federasyon tuzağına düşmeyeceğiz Admin
Bu içerik 152 kez okundu.
Reklam

Son dakika: KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Kıbrıs'ta federasyon tuzaktır

Giriş Tarihi: 07.02.2021  12:15Güncelleme Tarihi: 07.02.2021  12:40

Son dakika haberi... Dijital ortamda gazetecilerle bir araya gelen  Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ’ın geleceği ve ’nin rolüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Ada'da çözümün iki devletten geçtiğini belirten Tatar, federasyon formülünün altında tuzak yattığın söyledi.

GÜNDEMSabah

Son dakika: KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Kıbrıs'ta federasyon tuzaktır

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM

Pozisyonumuz net. 'ta iki ayrı devlet vardır. 1960'ta  vardı ve herkes birbirini bilirdi. Şimdi Rumlarla konuşamıyorum bile. Kaldı ki o devlet de uzun sürmedi. Bu saatten sonra onlara yama olma noktasında, aşağılanmayı kabul etmeyiz. Federasyon uzun vadede çalışmaz, başka kavgalara neden olur. Esas olan egemenliğimizin, ayrı devlet olduğumuzun kabul görmesidir. Ona göre müzakere sürdürülebilir.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Kıbrıs'ta federasyon tuzaktırKKTC CUMHURBAŞKANI TATAR: KIBRIS'TA FEDERASYON TUZAKTIR

FEDERASYON TUZAKTIR

Federasyonun altında yatan tuzaktır.  içinde olan, oradaki gücü kullanan çoğunluğun, daha zayıf tarafı zaman içerisinde kendisine yamalama formülüdür. , AB'de olmadığı için Ada'dan gidecek diye düşünülmektedir. Türkiye'nin etkinliğini azaltma, burayı  hegemonyasına çevirme niyetidir. Buna karşı iki devletli çözümü savunuyoruz.

RUM KESİMİ NE DİYOR?

Rum tarafında, "Türkler adım attı. (İki devleti) Masaya getirdi. Kabul görmese bile ileride görebilir. Bu meseleyi kaybettik. Çözüm olsa ne değişecek?" tartışmaları var.

MARAŞ HAMLESİ

'ın açılması ezberi bozdu. Maraş'ı bu haliyle bile görmeye gelecek çok turist var. Pandemiden dolayı gelemediler. Şu ana kadar 100 binden fazla insan Maraş'ı ziyaret etti. Maraş'ta yeni bir marka açılıyor. Kıbrıs, eski Kıbrıs,  eski Doğu Akdeniz değil. Türkiye'nin, iddia ve pozisyonuyla Doğu Akdeniz'de eski ezberler bozulmuştur.  devlet olarak yoluna devam edecektir. Bu, bazı devletler tarafından yavaş yavaş tanınacak olan KKTC'dir. Cumhurbaşkanı  "tuzak" deyip uyardı:  buradan çekilirse... öncülüğünde Mart ayında düzenlenmesi planlanan garantör ülkelerin de katılacağı  konulu beş artı bir gayri resmi konferansı öncesinde, bir grup gazeteciyle video konferans yöntemiyle buluşan  Cumhurbaşkanı , “Hiç kimsenin ’nin buradan ayrılmasına gücü yetmez” diyen Tatar, “Türkiye buradan çekilirse bunların ne yapacağı belli olmaz.  burada barışı koruyor” dedi.

Tatar tuzak deyip uyardı: Türkiye buradan çekilirse...

 Cumhurbaşkanı  öncülüğünde Mart ayında düzenlenmesi planlanan garantör ülkelerin de katılacağı  konulu beş artı bir gayri resmi konferansı öncesinde, bir grup gazeteciyle video konferans yöntemiyle buluştu. Tatar, "Kıbrıs'ta iki ayrı devlet var, federasyon gerçekçi değil. Anlaşma olmazsa KKTC yoluna devam eder" dedi.

ANLAŞMA OLMAZSA RUMLAR DA KAYBEDER
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Mart ayında yapılması planlanan 5+1 gayri resmi konferansını, iki devletli çözüm fikrini masaya getirmek için önemli bir fırsat olarak gördüklerini söyledi. Hürriyet'te yer alan habere göre, Tatar, "Kıbrıs'ta iki ayrı devlet var. Federasyon gerçekçi değil. Federasyon uzun vadede sürdürülemez. Huzur isteniyorsa, kazan kazan anlayışı ile olmalı." dedi. Bu öneriyi geçtiğimiz günlerde KKTC'yi ziyaret eden  Dışişleri Bakanı 'a da anlattığını belirten Tatar, " O da yeni bir anlayışın gelişmesini, ancak buna iki tarafın da onay vermesi gerektiğini söyledi. İngiltere de bir anlaşma olmazsa, Rumların da kaybedeceğini kabul ediyor" diye konuştu.

FEDERASYON TUZAK
 ile KKTC'nin yüzde yüz fikir birliği içinde olduğuna dikkat çeken Ersin Tatar, federasyon önerisinin bir tuzak olduğunu anlattı. "Burayı Rumların hegemonyasına çevirirler, beklentileri de Türkiye'nin adadan gitmesi" uyarısında bulunan KKTC Cumhurbaşkanı "Hiç kimsenin Türkiye'nin buradan ayrılmasına gücü yetmez" diye konuştu. "Anlaşma olması durumunda garantörlüğe gerek kalır mı" sorusuna ise, Tatar "Türkiye buradan çekilirse bunların ne yapacağı belli olmaz.  burada barışı koruyor" yanıtını verdi.

ABD SAĞDUYULU HAREKET ETMELİ
Yeni ABD yönetiminin  üyeliğine başvurusunu da değerlendiren Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Sıkıntımız var. 'in pozisyonu belli. Ancak iş ciddiye binince, umarım gerçekçi olurlar. Çünkü onların da menfaatleri var. Sohbetlerde ABD'li bürokratlar da bize hak veriyor. Bize hak vermeleri, Türkiye ABD ilişkileri açısından da önemli. Sağduyulu olmalarını umut ediyoruz" dedi.

 

MARAŞ'IN AÇILMASI
Maraş'ın açılmasının tüm ezberleri bozduğunu anlatan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, pandemiye rağmen dört beş ayda 100 binden fazla insanının ziyaret ettiğini açıkladı.

KKTC'DE MUTASYONLU VİRÜS
KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, mutasyona uğramış virüslü vakalara KKTC'de de rastlanması nedeniyle tedbirlerin artırıldığını belirterek; "Tam kapamaya gittik. Türkiye'den 40 bin doz, AB'den 4500 doz aşı alabildik. 500 Bin doz aşı bulabilirsek, yavaş yavaş açılabiliriz" dedi.

HARİTANIN GERÇEKLERİ

, Ada'yı devrederken, egemenliği iki ayrı halka, Türkler ve Rumlara bırakmıştır. Bu belgeleri İngilizlere de verdik. Bu, siyasi kavgadır. Mesele Türkiye'ye kadar gider. 'ün dediği gibi Kıbrıs düşman elinde olsa Türkler 'ya hapsolur. Haritaya baktığınızda bu savaşın ne kadar kritik olduğunu görüyoruz. KKTC'nin varlığı, aynı zamanda Türkiye'nin güvenliği içindir.

GARANTÖR TÜRKİYE, DESTEK YÜZDE 80'İN ÜZERİNDE

Kıbrıs'ta çözüm aranıyorsa garantör olan, 1900 km kıyı şeridi ve 84 milyon nüfusuyla Türkiye çok önemlidir. Rumlarla kötü bir geçmişimiz var. Türkiye buradan çekilirse ne yapacakları belli olmaz. KKTC ve Türkiye, yüzde 100 fikir birliği içinde. Her zaman öyle olmadı. KKTC'de, Türkiye'nin garantörlüğünü talep edenlerin oranı yüzde 80'den fazla.

İNGİLTERE'NİN ADA'YA BAKIŞI

İngiltere de farkında, hiçbir şey eskisi gibi değil. İngiltere Dışişleri Bakanı Raab, Başbakan Johnson'ın selamlarını getirdi. Onlar da artık yeni bir anlayışın gelişmesi gerektiğini fakat yeni bir anlaşma için iki tarafın da onayının önemli olduğunu söyledi.

BİDEN YÖNETİMİ VE DOĞU AKDENİZ

Biden buraya kadar gelmiş bir isim. Burayı tanır. Maalesef ABD'de Yunan lobisi etkili. Ama ABD'nin bölgede menfaatleri ve Türkiye'ye ihtiyacı var. En sonunda iş, Türkiye ile ABD ilişkilerine gelir. O zaman sağduyu ile farklı bakacaklardır.

PANDEMİ VE AŞI

Koronavirüs burayı da kasıp kavuruyor. Güney Kıbrıs'ta büyük vakalar vardı. Oradan buraya gelmiş olabilir. Tam kapanmaya gittik. Ama bizim için zor. Burası büyük ölçüde turizme, öğrencilere ve inşaat sektörüne bağlı. Türkiye'den 40 bin, AB'den 4 bin 500 doz aşı alabildik. 500 bin doz aşı bulabilirsek yavaş yavaş açılmaya başlarız. Bize umut veren Türkiye Cumhuriyeti'dir.

ANADOLU'DAN SU

Kıbrıs, kurak bir ada. Türkiye'den suyun gelmesi öyle bir moral, öyle bir itici güçtür ki size anlatamam. KKTC'nin değerine değer katmıştır.

KIBRISLI TÜRK SAYISI

Ada'da 500 bine yakın nüfus var. Ama 300 binden fazla Kıbrıslı İngiltere'ye göç etti. En az o kadar Kıbrıslı Türk de Türkiye'de. Avustralya ve Kanada'da varlar. Bizim arkamızda milyondan fazla Kıbrıs kökenli Türk söz konusudur. Ama arkamızda Türkiye'nin desteği olmasa, güvenlik başta olmak üzere temel meselelerde kolay kolay mücadele edemeyiz.

İÇERİDE DURUM

Muhaliflerimiz var ama bizim gibi düşünenlerin sayısı ebette daha fazla. Burada altyapıyı, hayat standardını geliştirerek halkımızın desteğini canlı tutabilmemiz lazım. O bakımdan Türkiye'nin desteğine ihtiyacımız var. Ada'yı, Türkiye'ye anlatırken kendi halkımıza da anlatmak durumundayız.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'dan son dakika açıklamaları: Federasyon tuzağına düşmeyeceğiz

Son dakika haberi: KKTC Cumhurbaşkanı , Ada’da çözümün iki devletten geçtiğini, federasyon formülünün altında tuzak yattığın söyledi. Dijital ortamda bir grup gazeteci ile görüşen Tatar, Kıbrıs’ın geleceği ve ’nin rolüne ilişkin şu mesajları verdi:

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'dan son dakika açıklamaları: Federasyon tuzağına düşmeyeceğiz

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM: Pozisyonumuz net. Kıbrıs'ta iki ayrı devlet vardır. 1960'ta Kıbrıs Cumhuriyeti vardı ve herkes birbirini bilirdi. Şimdi Rumlarla konuşamıyorum bile. Kaldı ki o devlet de uzun sürmedi. Bu saatten sonra onlara yama olma noktasında, aşağılanmayı kabul etmeyiz. Federasyon uzun vadede çalışmaz, başka kavgalara neden olur. Esas olan egemenliğimizin, ayrı devlet olduğumuzun kabul görmesidir. Ona göre müzakere sürdürülebilir.

FEDERASYON TUZAKTIR: Federasyonun altında yatan tuzaktır. AB içinde olan, oradaki gücü kullanan çoğunluğun, daha zayıf tarafı zaman içerisinde kendisine yamalama formülüdür. Türkiye, AB'de olmadığı için Ada'dan gidecek diye düşünülmektedir. Türkiye'nin etkinliğini azaltma, burayı Rum hegemonyasına çevirme niyetidir. Buna karşı iki devletli çözümü savunuyoruz.

RUM KESİMİ NE DİYOR: Rum tarafında, "Türkler adım attı. (İki devleti) Masaya getirdi. Kabul görmese bile ileride görebilir. Bu meseleyi kaybettik. Çözüm olsa ne değişecek?" tartışmaları var.

MARAŞ HAMLESİ: Maraş'ın açılması ezberi bozdu. Maraş'ı bu haliyle bile görmeye gelecek çok turist var. Pandemiden dolayı gelemediler. Şu ana kadar 100 binden fazla insan Maraş'ı ziyaret etti. Maraş'ta yeni bir marka açılıyor. Kıbrıs, eski Kıbrıs, Doğu Akdeniz eski Doğu Akdeniz değil. Türkiye'nin, iddia ve pozisyonuyla Doğu Akdeniz'de eski ezberler bozulmuştur. KKTC devlet olarak yoluna devam edecektir. Bu, bazı devletler tarafından yavaş yavaş tanınacak olan KKTC'dir.HARİTANIN GERÇEKLERİ: İngilizler, Ada'yı devrederken, egemenliği iki ayrı halka, Türkler ve Rumlara bırakmıştır. Bu belgeleri İngilizlere de verdik. Bu, siyasi kavgadır. Mesele Türkiye'ye kadar gider. Atatürk'ün dediği gibi Kıbrıs düşman elinde olsa Türkler Anadolu'ya hapsolur. Haritaya baktığınızda bu savaşın ne kadar kritik olduğunu görüyoruz. KKTC'nin varlığı, aynı zamanda Türkiye'nin güvenliği içindir.GARANTÖR TÜRKİYE, DESTEK YÜZDE 80'İN ÜZERİNDE: Kıbrıs'ta çözüm aranıyorsa garantör olan, 1900 km kıyı şeridi ve 84 milyon nüfusuyla Türkiye çok önemlidir. Rumlarla kötü bir geçmişimiz var. Türkiye buradan çekilirse ne yapacakları belli olmaz. KKTC ve Türkiye, yüzde 100 fikir birliği içinde. Her zaman öyle olmadı. KKTC'de, Türkiye'nin garantörlüğünü talep edenlerin oranı yüzde 80'den fazla.İNGİLTERE'NİN ADA'YA BAKIŞI: 

BİDEN YÖNETİMİ VE DOĞU AKDENİZ: Biden buraya kadar gelmiş bir isim. Burayı tanır. Maalesef ABD'de Yunan lobisi etkili. Ama ABD'nin bölgede menfaatleri ve Türkiye'ye ihtiyacı var. En sonunda iş, Türkiye ile ABD ilişkilerine gelir. O zaman sağduyu ile farklı bakacaklardır.

İngiltere'den Kıbrıs açıklaması! Dışişleri Bakanı Raab: Çözüm için rol oynayacağızİNGİLTERE'DEN KIBRIS AÇIKLAMASI! DIŞİŞLERİ BAKANI RAAB: ÇÖZÜM İÇİN ROL OYNAYACAĞIZ

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: Kıbrıs, eski Kıbrıs değildirKKTC CUMHURBAŞKANI TATAR: KIBRIS, ESKİ KIBRIS DEĞİLDİR

Son dakika: Bakan Çavuşoğlu'ndan 'Kıbrıs meselesi' hakkında flaş açıklama: Egemen eşitlik temelinde müzakere gerekiyorSON DAKİKA: BAKAN ÇAVUŞOĞLU'NDAN 'KIBRIS MESELESİ' HAKKINDA FLAŞ AÇIKLAMA: EGEMEN EŞİTLİK TEMELİNDE MÜZAKERE GEREKİYOR

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkına desteği tamdırDIŞİŞLERİ BAKANI MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: TÜRKİYE'NİN KIBRIS TÜRK HALKINA DESTEĞİ TAMDIR

Son dakika: İletişim Başkanı Fahrettin Altun'dan 7 Şubat MİT Krizi mesajı

Giriş Tarihi: 07.02.2021  10:18 Güncelleme Tarihi: 07.02.2021  11:11

Son dakika haberleri... İletişim Başkanı  "" paylaşımında bulundu. Altun açıklamasında "Aziz milletimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bundan sonra da her türlü hain girişimi bertaraf edecektir." ifadelerine yer verdi.

Altun'dan 7 Şubat MİT Krizi mesajı

İletişim Başkanı Altun, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, bugünün Türk siyasi tarihinin kayıtlarına '7 Şubat MİT Krizi' olarak düşen kumpasın 9'uncu yıl dönümü olduğunu bildirdi.

FETÖ'nün MİT müsteşarı ve üst düzey MİT yetkililerini yürütmekte oldukları asli görevlerinden dolayı yargılamaya çalışarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni hedef aldığını belirten Altun, şunları kaydetti:
"İstihbarat kurumları devletlerin güvenlik politikalarıyla ilgili birçok gizli görevi istihbaratın kendisine has kurallarıyla ifa eder. Bu anlamda hükümetin emrinde görev icra eden MİT'in faaliyetlerini hedef almak aslında bağımsız Türkiye'yi ve devletimizi hedef almak demekti. Türkiye'nin ekonomik ve siyasi olarak uluslararası alanda hızlı bir yükselişe geçtiği, devletimizin istikametinin yalnızca Ankara'dan belirlenmeye çalışıldığı bir dönemde gerçekleşen bu kumpasın en önemli hedefi, milletimizin hizmetinde olan Recep Tayyip Erdoğan'ın ta kendisidir. FETÖ'nün yargı içindeki örgüt elemanlarıyla başlattığı bu kumpas yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın üstün liderliği ve kararlı duruşuyla bertaraf edildi. Liderimiz, aziz milletimizden aldığı güçle, devletimizi ve milletimizi bu cendereden çıkardı. Cumhurbaşkanımızın yalnızca aziz milletimizle birlikte yürüttüğü kutlu mücadele, Gezi kalkışmasını, 17/25 kumpaslarını ve 15 Temmuz darbe girişimini de akamete uğratmıştır. Aziz milletimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bundan sonra da her türlü hain girişimi bertaraf edecektir."

Son dakika haberi: 'dan  açıklaması

İletişim Başkanı 'dan gündeme dair önemli açıklamalar geldi. Altun'un twitter üzerinden yaptığı açıklamada 'nin ekonomik toparlanma ve kalkınma dönemine girdiği 'ta organize edilen kumpasın başlangıç ve sona erdirilmesi arasındaki sürece dair değerlendirmeler yer aldı. Altun "Bu kumpas yine Cumhurbaşkanımız ’ın üstün liderliği ve kararlı duruşuyla bertaraf edildi. Liderimiz, aziz milletimizden aldığı güçle, devletimizi ve milletimizi bu cendereden çıkardı." dedi.

Son dakika haberi: Fahrettin Altun'dan 7 Şubat açıklaması

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun yaptığı son dakika açıklamasında 7 Şubat MİT kumpası olarak bilinen FETÖ organizasyonuna ilişkin önemli ifadelere yer verdi. Altun hedefin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu kumpastan yine Erdoğan'ın dik duruşu ile çıkıldığının altını çizdi.

SİYASİ VE EKONOMİK KALKINMAYI DURDURMAK İSTEDİLER

Türkiye'nin ekonomik ve siyasi olarak uluslararası alanda hızlı bir yükselişe geçtiği, devletimizin istikametinin yalnızca Ankara'dan belirlenmeye çalışıldığı bir dönemde gerçekleşen bu kumpasın en önemli hedefi, milletimizin hizmetinde olan Recep Tayyip Erdoğan'ın ta kendisidir.

KARARLI LİDERLİK İLE BERTARAF EDİLDİ

FETÖ'nün yargı içindeki örgüt elemanlarıyla başlattığı bu kumpas yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın üstün liderliği ve kararlı duruşuyla bertaraf edildi. Liderimiz, aziz milletimizden aldığı güçle, devletimizi ve milletimizi bu cendereden çıkardı.

HER TÜRLÜ HAİN GİRİŞİMİN SONU BU OLACAK

Cumhurbaşkanımızın yalnızca aziz milletimizle birlikte yürüttüğü kutlu mücadele, Gezi kalkışmasını, 17/25 kumpaslarını ve 15 Temmuz darbe girişimini de akamete uğratmıştır.

Aziz milletimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bundan sonra da her türlü hain girişimi bertaraf edecektir.

Son dakika! Fahrettin Altun'dan 7 Şubat MİT krizi açıklaması

Vatan hanini Can Dündara MİT tırları davasında verilen 27 yıl 6 ay hapis cezasının gerekçesi açıklandıVATAN HANİNİ CAN DÜNDAR'A "MİT TIRLARI" DAVASINDA VERİLEN 27 YIL 6 AY HAPİS CEZASININ GEREKÇESİ AÇIKLANDI

FETÖnün sivil imamlarına MİT tırları davası! Gizli tanık her şeyi anlattı: 2013te planlamışlarFETÖ'NÜN "SİVİL İMAM"LARINA MİT TIRLARI DAVASI! GİZLİ TANIK HER ŞEYİ ANLATTI: 2013'TE PLANLAMIŞLAR

Son dakika: FETÖ’ye ilk tokat 7 Şubat’ta atıldı

Son dakika haberi: FETÖ’nün Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı giriştiği ilk kalkışma olan “7 Şubat MİT Kumpası”nın üzerinden 9 yıl geçti. Başkan Erdoğan’ın ameliyat gününe denk getirilen tezgâh, kumpası fark eden MİT ve hükümetin kararlı duruşu sayesinde engellendi

Giriş Tarihi: 7.2.2021  07:47Son Güncelleme: 7.2.2021  08:40

Son dakika: FETÖ’ye ilk tokat 7 Şubat’ta atıldıFetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve beraberindeki MİT görevlilerine yönelik kurgulanan kumpas soruşturmasının üzerinden 9 yıl geçti. Kumpasın yargı ayağında dönemin özel yetkili savcıları şu an firari olan Bilal Bayraktar ve tutuklu Sadrettin Sarıkaya vardı.


Emniyet ayağında ise başrol tutuklu TEM Şube Müdürü Yurt Atayün ve tutuklu İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'indi. FETÖ'nün yargı ve emniyet imamları 2012 Ocak ayında FETÖ elebaşının yanına giderek aldıkları talimat sonrası biri ocak ayında diğeri kumpastan 3 gün önce 2 ayrı toplantı gerçekleştirerek kumpasa son şekli verildi. Bu toplantılardan birinde, gözaltına alınmak istenen Hakan Fidan'a sorulabilecek soruların planlaması bile yapılmıştı. İşte detaylar:


FETÖ'nün hükümete yönelik ilk darbe teşebbüsü, 7 Şubat MİT kriziydi. FETÖ'nün devleti ele geçirme hedefine ulaşmak için başlattığı eylemlerin ilk aşaması Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, İzmir Askeri Casusluk gibi kurgu ve kumpas soruşturmalarıydı. FETÖ vites yükseltip bu sefer ilk kez hükümeti hedef alarak 7 Şubat 2012'de Fidan ve 4 MİT görevlisini ifadeye çağırma hamlesinde bulundu.


MİT kumpasındaki temel hedef, Türkiye'nin çözüm sürecinde yürüttüğü politikalardan dolayı MİT'i PKK ile ilişki içerisindeymiş gibi göstermeye çalışmasıydı. Böylece hükümetin devrilmesi amaçlandı.



AMELİYAT GÜNÜ SEÇİLDİ
7 Şubat kumpasını, Türkiye "Emniyet" imamı Çetin Özgür ve "Yargı" imamı İlyas Şahin, 2012 Ocak ayı içerisinde İstanbul'dan ABD'ye giderek FETÖ elebaşından kumpas talimatını alarak gerçekleştirdi. İlk toplantı Diyarbakır'da, ikinci toplantı Ankara'da düzenlendi. Asya Termal Otel'deki ikinci toplantıya aralarında MİT, Emniyet, Yargı imamları ve Rus Büyükelçi Andrey Karlov cinayetini işleyen Mert Altıntaş'ın 2 mahrem imamının da olduğu çok sayıda mahrem imam katıldı. ABD'den gelen kumpas talimatı sonrası izlenecek olan yol haritası belirlendi.



Diyarbakır'daki bir toplantıda kumpas sonucu gözaltına alınacak olan Fidan'a sorulabilecek soruların planlaması yapıldı. Talimat bizzat ilgili ünitelerden sorumlu bölge imamı veya Türkiye imamı tarafından ABD'ye gidilerek alındı. Özgür ve Şahin, 7 Şubat MİT kumpas soruşturmasının bilgilerini FETÖ elebaşına aktarmak ve onay almak için kuryelik yaptı.



Gelen talimatla FETÖ'nün emniyetteki üyeleri harekete geçti ve 7 Şubat 2012'de Hakan Fidan ve 4 MİT görevlisi ifadeye çağırılarak haklarında yakalama kararı çıkartıldı. Tüm bunlar ise o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ameliyat olacağı güne denk getirilerek kurgulandı.


BÜYÜK KUMPAS ÇIKARILAN KANUNLA ÖNLENDİ
Kalkışmanın önlenmesi için MİT görevlilerinin ifadesinin alınmasını doğrudan Başbakan'ın iznine bağlayan kanun 17 Şubat'ta TBMM'de çıkarıldı. Soruşturma izni Başbakan'ın iznine bağlandı. Ertesi gün MİT görevlileri hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı ve daha sonra ise haklarında takipsizlik kararı verildi. Böylece Emniyet, MİT ve yargıya sızarak yerleşmiş olan FETÖ'nün Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı açıktan giriştiği ilk kalkışma önlenmiş oldu.

FETÖ'nün ilk darbe girişimi 7 Şubat 2012! İşte ihanetin kronolojisi!

FETÖ’nğün ilk darbe girişimi olarak bilinen 7 Şubat 2012’deki  kumpasında haklarında dava açılan 14'ü firari 34 sanık hakim karşısına çıkıyor. "FETÖ'nün seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni yıkmaya yönelik ilk teşebbüsü" olarak değerlendirilen 7 Şubat 2012'deki kumpasa ilişkin iddianamede, olayın öncesi ve sonrasındaki kronoloji detaylı olarak yer alıyor

FETÖ'nün ilk darbe girişimi 7 Şubat 2012!

Darbe girişimiyle Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı terör eylemini gerçekleştiren Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ), hükümeti devirmek için açıktan giriştiği ilk operasyon olarak değerlendirilen 7 Şubat 2012'deki  kumpasında, hakkında dava açılan sanıklar hakim karşısına çıkıyor.

7 Şubat 2012'de MİT Başkanı  ve bazı MİT görevlilerini ifadeye çağırarak kumpas kurdukları gerekçesiyle haklarında dava açılan 14'ü firari 34 sanığın yargılanmasına Silivri'de başlanacak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, 7 Şubat 2012 tarihli MİT kriziyle ilgili 2011 yılı sonbaharında, o dönem Başbakan olan Cumhurbaşkanı 'ın bir dizi konsültasyon yaptırdığı ve ameliyat için gün alındığı belirtilerek, bu durumu fırsat bilen FETÖ'nün ilk etapta stratejik hedef olarak görülen MİT Müsteşarı Hakan Fidan için hazırlanan planı yürürlüğe koyduğu ifade ediliyor.

Son dakika: FETÖ’ye ilk tokat 7 Şubat’ta atıldı HAİN PLAN BAŞKAN ERDOĞAN'IN KRİTİK KARARIYLA BOZULDU
Fidan'ın gözaltına alınması durumunda "emri Başbakan'dan aldığı" algısıyla Erdoğan'ın ve hükümetin istifaya zorlanması ve hatta devrilmesinin planlandığı anlatılarak, bu kurgu ve kumpas soruşturmasının, istihbarat görevlileri hakkında soruşturmaların izne bağlanması sistemine geçilmesi ve Erdoğan'ın ameliyata geç girmesiyle bozulduğu ve önlendiği vurgulanıyor.

ADIM ADIM 7 ŞUBAT KUMPASINA
İddianamede, "FETÖ'nün seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni yıkmaya yönelik ilk teşebbüsü" olarak değerlendirilen kumpasın öncesi ve sonrasındaki kronoloji şöyle sıralanıyor:

29 Ocak 2009: O tarihte başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Davos'ta "One minute" çıkışını yaptı.

Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Hakan Fidan, Ocak-Şubat 2010'da ilk kez Oslo görüşmelerine katıldı.

4 Mart 2010: Brüksel'de Adem Uzun, ses kayıtlarıyla birlikte gözaltına alındı.

10 Nisan 2010: Fidan ABD'deki İran nükleer görüşmelerine Türkiye'nin Şerpa'sı olarak katıldı.

16 Nisan 2010: Fidan, MİT Müsteşar Yardımcılığına getirildi.

Son dakika: FETÖ’ye ilk tokat 7 Şubat’ta atıldı 24 Mayıs 2010: Hakan Fidan, MİT Müsteşarı oldu.

31 Mayıs 2010: İsrail Mavi Marmara gemisine saldırdı. Haziran ayında da Haaretz gazetesinde, "Mossad'ın Hakan Fidan'ın atanmasından rahatsız olduğu" yönünde haberler çıktı.

1 Ağustos 2010: İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Hakan Fidan'ın İran'a bilgi sızdırma ihtimalinden bahsetti.

12 Haziran 2011: Türkiye genel seçimleri yapıldı, AK Parti yüzde 46,66 oy oranıyla birinci parti oldu.

14 Temmuz 2011:  Silvan'da silahlı saldırı gerçekleştirdi.

13 Eylül 2011: MİT yetkililerinin PKK üyeleriyle Oslo'da yaptıkları bir görüşmeye ait olduğu iddia edilen ses kaydı internette yayımlandı. Yayımlanan ses kaydında, "Hakan Fidan'ın, Öcalan'la ve PKK'lılarla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ve özel temsilcisi sıfatıyla görüştüğünü ifade ettiği" belirtildi.

16 Eylül 2011: Alp Kağan Polatkan, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığına ses kayıtlarına dair şikayet dilekçesi sundu ve ifadesi  Başsavcılığına gönderildi.

19 Eylül 2011: Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına CHP  MİT görevlileri Hakan Fidan ve MİT Eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş hakkında şikayet dilekçesi verdi ve bu dilekçe de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

12-19 Ekim 2011: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında savcı Adnan Çimen, Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği yazıda 1 Ocak 2010'dan 12 Ocak 2011'e kadar Öcalan'ın avukatlar ile arasında yapılan görüşmelerinin ses kayıtları ve ses çözümlerini istedi, 24 Ekim'de belgeler gönderildi.

22 Kasım 2011: Terör örgütü elebaşı Öcalan'ın avukatlarına yönelik KCK operasyonu düzenlendi ve "polis birimlerinin örgütün bütün mail trafiğini ele geçirdiği, gözaltına alınanlar arasında avukat İrfan Dündar ve gazeteci 'ın da bulunduğu belirtildi.

25 Kasım 2011: İrfan Dündar serbest bırakıldı, Cengiz Kapmaz ise tutuklandı.

ERDOĞAN'IN OFİSİNE DİNLEME CİHAZI!
25-26 Kasım: Erdoğan'ın ofislerine dinleme cihazları yerleştirildi ve Erdoğan o tarihte ameliyat oldu.

5 Aralık 2011: MİT'in haber elemanı Murat Şahin yakalanıp ertesi gün tutuklandı.

19 Aralık 2011: Cumhuriyet savcıları Sadrettin Sarıkaya ve Bilal Bayraktar, gizli tanık "Bahar"ın MİT'le ilgili 49 sayfalık ifadesini aldı.

19 Aralık 2011: İstihbarat Şube Müdürlüğünce, gazeteci 'in de aralarında bulunduğu 66 kişi hakkında "PKK/KCK faaliyetleri" konulu yazı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderildi.

20 Aralık 2011: PKK "basın komitesi" yapılanmasına yönelik soruşturmada çok sayıda kişi yakalandı. İstanbul'da Mustafa Özer'in aralarında bulunduğu 67 kişi gözaltına alındı.

22 Aralık 2011: Özer'in ifadesi alındı ve 23 Aralık'ta serbest bırakıldı.

26 Aralık 2011: Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Nuri Yiğit tarafından, müşteki Alp Kağan Polatkan tarafından şikayet edilen Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve MİT görevlileri hakkındaki soruşturmanın 2011/3611 nolu sıraya kaydedilmesi ve bu numara üzerinden soruşturmaya devam edilmesi istendi.

27 Aralık 2011: MİT İstanbul Bölge Başkanlığınca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına "bilgi/belge talebi" konulu yazı gönderildi.

28 Aralık 2011: Uludere olayı yaşandı, hemen ardından FETÖ'ye mensup çevreler olayın mesuliyetini MİT'e yükleyen haberler yapmaya başladı.

28-29 Aralık 2011: MİT, Başbakanlık ofislerindeki dinleme cihazlarını buldu.

29 Aralık 2011: Azadiya Velat gazetesinin imtiyaz sahibi Menderes Öner'in MİT ile ilgili ifadesi alındı.

7 Ocak 2012: Seyfettin Akın, kundaklama eylemleri yaptığı gerekçesiyle yakalandı ve MİT ile irtibatı konusunda şüpheli olarak ifadesi alındı.

11 Ocak 2012: Müşteki Alp Kağan Polatkan'ın şikayetiyle ilgili takipsizlik kararı verildi.

12 Ocak 2012: İstanbul merkezli 11 ilde 67 adres için yakalama-arama kararı verildi.

13 Ocak 2012: DTP Diyarbakır il binasında yapılan aramada, Oslo görüşmelerine ait ses kayıtlarının bulunduğu harddiskin ele geçirildiği belirtildi.

13 Ocak 2012:  imzasıyla 19 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

16 Ocak 2012: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı müştekiler Alp Kağan Polatkan ve Bolu Milletvekili Tanju Özcan'ın şikayet dilekçelerinin aynı evrakta soruşturulmasına karar verdi.

27 Ocak 2012: Savcı Sarıkaya TEM'e gönderdiği yazıda, "PKK'ya yönelik çalışmalar kapsamında bir kısım devlet görevlileriyle ilgili gizli tanıklarla soruşturma şüphelileri Cengiz Kapmaz, İrfan Dündar, Mustafa Özer ve Menderes Öner'in önemli beyanlarda bulunduklarını" belirterek gerekli araştırmanın yapılmasını istedi.

31 Ocak 2012: Bazı MİT yetkililerinin kullandıkları telefon hatları tespit edildi ve 3 ay süreyle dinlenilmesi kararı alındı.

3 Şubat 2012: DTP Diyarbakır il binasında ele geçirilen harddisk, Bilişim Suçları ve Sistemleri Şube Müdürlüğüne imaj alınması maksadıyla gönderildi.

4-5 Şubat 2012: İstanbul Emniyet Müdürlüğü, harddiskte yer alan ses kayıtlarının çözümünü yaptı.

7 Şubat 2012: Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya tarafından MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski Müsteşar Emre Taner ve eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ile istihbarat çalışanları Yaşar  ve Hüseyin Emre Kuzuoğlu şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

MİT KANUNU DEĞİŞTİRİLDİ
İfadeye çağırma işleminin ardından yaşananlara ilişkin kronoloji şöyle devam ediyor.

8 Şubat 2012: İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün görevden alınarak yerine Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Ömer Köse getirildi.

8 Şubat'ta 2012: 22 kişi tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, Erdoğan ve MİT görevlileri hakkında 18 sayfalık dilekçeden oluşan suç duyurusunda bulunuldu

9 Şubat 2012: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Cumhuriyet  imzasıyla 22 kişinin dilekçesine ilişkin dosya ile Alp Kağan Polatkan ve Bolu Milletvekili Tanju Özcan tarafından verilen dilekçeye konu soruşturmaların birleştirilmesine karar verildi.

10 Şubat 2012: Kolluk birimleri, MİT personeli Hüseyin Emre Kuzuoğlu ve Yaşar Hakan Yıldırım'ın yakalanması amacıyla MİT Bölge Başkanlığına (Beşiktaş) gitti.

10 Şubat 2012: Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya imzasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen talimat yazısı doğrultusunda MİT Müsteşarı Hakan Fidan şüpheli olarak Başsavcı Vekili Hüseyin Görüşen tarafından telefonla ifadeye çağrıldı.

10 Şubat 2012: Savcılar Sadrettin Sarıkaya ve Adem Özcan imzasıyla MİT görevlileri hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

11 Şubat 2012: MİT görevlilerini ifadeye çağıran Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya soruşturmadan alındı.

13 Şubat 2012: Cumhuriyet Savcısı Adem Özcan imzasıyla MİT'e gönderilen yazıda, Mustafa Özer, Menderes Öner, Seyfettin Akin, Cengiz Kapmaz, Murat Şahin'in kurumla ilişkileri ve irtibatlarının bulunup bulunmadığı, yardımcı istihbarat elemanı/haber elemanı gibi bir görevlilerinin olup olmadığı soruldu.

13 Şubat 2012: Savcı Bilal Bayraktar imzasıyla Emre Taner, Fatma Afet Güneş, Hakan Fidan, Hüseyin Emre Kuzuoğlu ve Yaşar Hakan Yıldırım'ın "Örgüte bilerek isteyerek yardım etme" suçu açısından evrakın soruşturma defterinin 2012/483 sayılı numarasına ayrıldı.

13 ŞUBAT 2012: fıratnews.com isimli internet sitesinde Zübeyir Adar'ın "PKK-MİT görüşmeleri polis sızdırdı" konulu haberin tespit tutanağı yapıldı.

17 Şubat 2012: MİT Kanunu TBMM'de değiştirildi ve soruşturma izni Başbakanın iznine bağlandı.

18 Şubat 2012: MİT görevlileri hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı.

22 MART'TA TAKİPSİZLİK
20 Şubat 2012: Savcı Bilal Bayraktar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği yazıda MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadesinin alınmasına ilişkin talimatın iade edilmesi istendi.

23 Şubat 2012: Soruşturma belgeleri, fezleke ve ekleri 5 torba içerisine 23 klasör olarak Başbakanlığa gönderildi.

11 Nisan 2012: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Cumhuriyet Başsavcıvekili Hüseyin Görüşen imzasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, soruşturma için Başbakanlıktan izin alınıp alınmadığı soruldu.

18 Mayıs 20120: Savcı Bayraktar, Başbakanlık'tan izin talebinde bulunulduğunu bildirdi.

14 Eylül 2012: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen yazıda, dosya hakkında yetkisizlik kararı verildiği ve dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bildirildi, soruşturma dosyasının kısıtlanmasına karar verildi.

30 Ocak 2013'te Başbakanlık, MİT görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verdi.

22 Mart 2013'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT görevlileri hakkında takipsizlik kararı verdi.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Son dakika: Başkan Erdoğan, 'Yeni Kontrollü Normalleşme Süreci'ni duyurdu: Kafe, restoran, yüz yüze eğitim, sokak kısıtlaması...
Son dakika: Başkan Erdoğan, 'Yeni Kontrollü Normalleşme Süreci'ni duyurdu: Kafe, restoran, yüz yüze eğitim, sokak kısıtlaması...
 Cumhuriyet Gazetesi Boğaziçi Üniversitesi'ne ABD'nin el koymasına evet dedi! Mandacı zihniyet yine hortladı.
Cumhuriyet Gazetesi Boğaziçi Üniversitesi'ne ABD'nin el koymasına evet dedi! Mandacı zihniyet yine hortladı.