Astekbet
Süperbetin
Betorder

escort ankara

istanbul escort

hediye patlayan kutu

Advert
bodrum escort

Başkan Erdoğan, 'BM' Özel Oturumu'nda dünyaya seslendi!

Son dakika haberi... Başkan Erdoğan Birleşmiş Milletler Kovid-19 özel oturumuna özel video mesaj yayınladı.Türkiye'nin 156 ülkeye yardım gönderdiğini dile getiren Başkan Erdoğan, Prof. Uğur Şahin'i ve Dr. Özlem Türeci'ye de aşı çalışmaları nedeniyle teşekkür etti.BM'nin genel yapısına yönelik değerlendirmelerde bulunan Erdoğan "BM sisteminin günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. BM sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hale getirilmesi için Genel Kurulun güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum." ifadelerini kullandı..

Başkan Erdoğan, 'BM' Özel Oturumu'nda dünyaya seslendi!
Başkan Erdoğan, 'BM' Özel Oturumu'nda dünyaya seslendi! Admin
Bu içerik 177 kez okundu.
Advert

Başkan Erdoğan, 'BM' Özel Oturumu'nda dünyaya seslendi!

Giriş Tarihi: 3.12.2020  17:32 Son Güncelleme: 3.12.2020  18:06

Başkan , "Uluslararası toplum, 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıyadır. Bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır." dedi. Erdoğan, dünyanın dört bir yanında fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantının başarılı geçmesini, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, "Uluslararası toplum 21’inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya; bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır. Bu oturum, işte bu nedenle, son derece zamanlı ve faydalı olmuştur. Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı olarak bu girişime öncülük eden değerli kardeşim Sayın Aliyev ve Genel Kurul Başkanı Sayın Bozkır başta olmak üzere, özel oturumun düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Son dakika: Erdoğan'dan BM oturumunda dikkat çeken açıklamalar!Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Kovid-19'la Mücadele Özel Oturumuna gönderdiği video mesajında, uluslararası toplumun 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır" dedi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantının başarılı geçmesini, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, "Uluslararası toplum 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya; bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır. Bu oturum, işte bu nedenle, son derece zamanlı ve faydalı olmuştur. Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı olarak bu girişime öncülük eden değerli kardeşim Sayın Aliyev ve Genel Kurul Başkanı Sayın Bozkır başta olmak üzere, özel oturumun düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Son dakika: Başkan Erdoğan'dan 'Kovid-19'la Mücadele Özel Oturumu'na video mesaj

Başkan Erdoğan ' Kovid-19 Özel Oturumu'na video mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, "Bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası iş birliği ve küresel dayanışmadır." ifadelerine yer verdi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Kovid-19'la Mücadele Özel Oturumu'nda video mesajla seslendi.

Son dakika: Başkan Erdoğan BM Kovid-19 özel oturumunda konuştu

Başkan , Birleşmiş Milletler () Genel Kurulu Kovid-19'la Mücadele Özel Oturumuna gönderdiği video mesajında, uluslararası toplumun 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır" dedi.

Son dakika: Başkan Erdoğan BM Kovid-19 özel oturumunda konuştuSON DAKİKA: BAŞKAN ERDOĞAN BM KOVİD-19 ÖZEL OTURUMUNDA KONUŞTU

ALIYEV VE BOZKIR'A TEŞEKKÜR

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, toplantının başarılı geçmesini, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, "Uluslararası toplum 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya; bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır. Bu oturum, işte bu nedenle, son derece zamanlı ve faydalı olmuştur. Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı olarak bu girişime öncülük eden değerli kardeşim Sayın Aliyev ve Genel Kurul Başkanı Sayın Bozkır başta olmak üzere, özel oturumun düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.

'156 ÜLKEYE YARDIM SAĞLADIK'

Başkan Erdoğan, Türkiye olarak salgının ilk günlerinden itibaren uluslararası toplumla işbirliği içinde hareket ettiklerini belirterek, "BM'nin yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü, G20, MİKTA, Türk Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası platformlardaki faaliyetlerde hep ön saflarda yer aldık. Bugüne kadar 156 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa yardım sağladık. Salgın şartlarında gıda güvenliği sorunu yaşayan ülke ve bölgelere destek oluyor; yaşlılar, engelliler, kimsesiz çocuklar gibi dezavantajlı gruplara yönelik 16 ülkede özel programlar gerçekleştiriyoruz. Gelişmekte olan bazı ülkelerde, yerel kaynaklar kullanılarak kişisel koruyucu malzeme üretilmesine yönelik eğitim programları düzenliyoruz. Salgın nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı ülkelere bütçe desteği vermeye çalışıyoruz. Özel sektörümüz de kamusal alandaki çabalarımıza katkı sağlamaktadır. Bugüne kadar 50'yi aşkın Türk firması, 20'nin üzerinde ülkenin salgınla mücadelesine çeşitli şekillerde destek olmuştur" diye konuştu.

TÜRK PROFESÖR ÇİFTE TEŞEKKÜR
Erdoğan, dünyanın aşı üretimi kapsamında gelen haberlere ümit bağladığına dikkat çekerek, "Bu vesileyle, aşı çalışmalarında önemli bir başarıya imza atan, oturuma da çevrimiçi iştirak eden Biyontech firmasının kurucuları Prof. Uğur Şahin'i ve Dr. Özlem Türeci'yi huzurlarınızda tebrik ederim. Türkiye olarak yürüttüğümüz, 12'si Dünya Sağlık Örgütü listesinde bulunan 16 aşı çalışmasından birinin insan denemelerine başlanmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

'SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ŞÜKRANLARIMI İLETİYORUM'

Erdoğan, Türkiye'nin öncülük ettiği çabalar neticesinde 2021 yılının DSÖ tarafından 'Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı' ilan edildiğini hatırlatarak, "Bu kapsamda, dünyanın dört bir yanında fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına şükranlarımı iletiyorum. İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlıklılık Dünya Sağlık Örgütü Coğrafi Ayrık Ofisi Eylül ayında İstanbul'da açılmıştır. Türkiye'nin DSÖ'nün çalışmalarına verdiği desteğin tezahürü olan bu ofis, salgınla yürütülen çabaları güçlendirecektir" ifadesini kullandı.

'HASTALIĞIN BİR SÜRE BİZİMLE OLACAĞININ FARKINDAYIZ'
Erdoğan, Türkiye olarak güçlü tarım, gıda ve imalat sektörü, şehir hastaneleri, tecrübeli ve özverili sağlık çalışanları, kuşatıcı sosyal güvenlik sisteminin, bu süreçte Türkiye'nin en önemli avantajları olduğunu belirterek, "Tüm dünyada bu süreçten daha fazla etkilenen hassas gruplar vardır. Tedbirlerin kapsayıcı olması, hassas ve dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına özen gösterilmesi elzemdir. Bunun bilinciyle, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engellilerin haklarının korunmasına özel önem atfediyoruz. Korumamız altındaki 3,6 milyon Suriyeli, ülkemizdeki sağlık hizmetlerinden, aynı vatandaşlarımız gibi yararlanabiliyor. Covid-19 hastalığının bir süre daha bizimle olacağının farkındayız. Nitekim son haftalarda dünya genelinde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan tırmanış, bu gerçeği hepimize hatırlatmaktadır" dedi.

'GENEL KURULUN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR'

Erdoğan, bu süreçte sadece salgınla değil, aynı zamanda artan İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve ırkçılıkla da mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Malum, üyesi olduğumuz G20 platformu tarafından başlatılan 'Borç Erteleme Girişimi'ni başından beri destekledik. Sürdürülebilir tedarik zincirleri ve dağıtım ağları konusu dahil 'Yeni Normal'e geçişi teminen çalışmalarımızı hızlandırmak mecburiyetinde olduğumuzu da hatırlatmak isterim. Salgının bize hatırlattığı bir diğer husus da BM sisteminin günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. BM sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hale getirilmesi için Genel Kurulun güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Sözlerime son verirken özel oturumun uluslararası toplumun salgına karşı yürüttüğü mücadeleye ivme kazandırmasını diliyorum. Programın icrasında görev alan herkese teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha en kalbi duygularımla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'a övgüler yağdırdı: Dünyadaki tüm insanlara cesaret ve direniş çağrısında bulunan tek lider Erdoğan'dırERDOĞAN'A ÖVGÜLER YAĞDIRDI: DÜNYADAKİ TÜM İNSANLARA CESARET VE DİRENİŞ ÇAĞRISINDA BULUNAN TEK LİDER ERDOĞAN'DIR

Bu girişime öncülük eden Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve BM Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır başta olmak üzere, Özel Oturum'un düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye olarak salgının ilk günlerinden itibaren uluslararası toplumla iş birliği içinde hareket ettik. BM'nin yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü, G20, MİKTA, Türk Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası platformlardaki faaliyetlerde hep ön saflarda yer aldık. Bugüne kadar 156 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa yardım sağladık. Salgın şartlarında gıda güvenliği sorunu yaşayan ülke ve bölgelere destek oluyor, yaşlılar, engelliler, kimsesiz çocuklar gibi dezavantajlı gruplara yönelik 16 ülkede özel programlar gerçekleştiriyoruz."

"BAZI ÜLKELERE BÜTÇE DESTEĞİ VERMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Türkiye'nin gelişmekte olan bazı ülkelerde, yerel kaynaklar kullanılarak kişisel koruyucu malzeme üretilmesine yönelik eğitim programları düzenlediğini anımsatan Erdoğan, "Salgın nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı ülkelere bütçe desteği vermeye çalışıyoruz. Özel sektörümüz de kamusal alandaki çabalarımıza katkı sağlamaktadır." dedi.

Bugüne kadar 50'yi aşkın Türk firmasının 20'nin üzerinde ülkenin salgınla mücadelesine destek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünya, aşı üretimi kapsamında gelen haberlere ümit bağlamıştır. Bu vesileyle, aşı çalışmalarında önemli bir başarıya imza atan, oturuma da çevrim içi iştirak eden BioNTech firmasının kurucuları Prof. Uğur Şahin'i ve Dr. Özlem Türeci'yi huzurlarınızda şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Türkiye olarak yürüttüğümüz, 12'si Dünya Sağlık Örgütü listesinde bulunan 16 aşı çalışmasından birinde insan denemelerine başlanmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin öncülük ettiği çabalar neticesinde 2021'in Dünya Sağlık Örgütü tarafından "Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı" ilan edildiğini hatırlatan Erdoğan, bu kapsamda, dünyanın dört bir yanında fedakarca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına şükranlarını iletti.

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğandan önemli açıklamalar

İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlıklılık Dünya Sağlık Örgütü-Coğrafi Ayrık Ofisi'nin de eylülde İstanbul'da açıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, Dünya Sağlık Örgütü'nün çalışmalarına verdiği desteğin tezahürü olan ofisin, salgınla yürütülen çabaları güçlendireceğini söyledi.

"HASSAS GRUPLARIN HAKLARI KORUNMALI" UYARISI
Erdoğan, güçlü tarım, gıda ve imalat sektörü, şehir hastaneleri, tecrübeli ve özverili sağlık çalışanları ile kuşatıcı sosyal güvenlik sisteminin, bu süreçte Türkiye'nin en önemli avantajları olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

"Tüm dünyada bu süreçten daha fazla etkilenen hassas gruplar vardır. Tedbirlerin kapsayıcı olması, hassas ve dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına özen gösterilmesi elzemdir. Bunun bilinciyle, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engellilerin haklarının korunmasına özel önem atfediyoruz.

Korumamız altındaki 3,6 milyon Suriyeli, ülkemizdeki sağlık hizmetlerinden, aynı vatandaşlarımız gibi yararlanabiliyor. Kovid-19 hastalığının bir süre daha bizimle olacağının farkındayız. Nitekim son haftalarda dünya genelinde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan tırmanış, bu gerçeği hepimize hatırlatmaktadır."

Bu süreçte sadece salgınla değil, aynı zamanda artan İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve ırkçılıkla da mücadele edilmesi gerektiğine dikkati çeken Başkan Erdoğan, "Malum, üyesi olduğumuz G20 platformu tarafından başlatılan 'Borç Erteleme Girişimi'ni başından beri destekledik. Sürdürülebilir tedarik zincirleri ve dağıtım ağları konusu dahil 'Yeni Normal'e geçişi teminen çalışmalarımızı hızlandırmak mecburiyetinde olduğumuzu da hatırlatmak isterim." dedi.

BM SİSTEMİNİN REFORMA İHTİYACI VAR
Başkan Erdoğan, "Salgının bize hatırlattığı bir diğer husus da Birleşmiş Milletler sisteminin, günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. Birleşmiş Milletler sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hale getirilmesi için Genel Kurul'un güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Özel Oturum'un uluslararası toplumun salgına karşı yürüttüğü mücadeleye ivme kazandırmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.

Son dakika: Başkan Erdoğan BM Kovid-19 özel oturumunda konuştu:

Başkan Erdoğan, 'BM' Özel Oturumu'nda dünyaya seslendi!

"156 ÜLKEYE YARDIM SAĞLADIK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak salgının ilk günlerinden itibaren uluslararası toplumla işbirliği içinde hareket ettiklerini belirterek, "BM'nin yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü, G20, MİKTA, Türk Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası platformlardaki faaliyetlerde hep ön saflarda yer aldık. Bugüne kadar 156 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa yardım sağladık. Salgın şartlarında gıda güvenliği sorunu yaşayan ülke ve bölgelere destek oluyor; yaşlılar, engelliler, kimsesiz çocuklar gibi dezavantajlı gruplara yönelik 16 ülkede özel programlar gerçekleştiriyoruz. Gelişmekte olan bazı ülkelerde, yerel kaynaklar kullanılarak kişisel koruyucu malzeme üretilmesine yönelik eğitim programları düzenliyoruz. Salgın nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı ülkelere bütçe desteği vermeye çalışıyoruz. Özel sektörümüz de kamusal alandaki çabalarımıza katkı sağlamaktadır. Bugüne kadar 50'yi aşkın Türk firması, 20'nin üzerinde ülkenin salgınla mücadelesine çeşitli şekillerde destek olmuştur" diye konuştu.

TÜRK PROFESÖR ÇİFTE TEŞEKKÜR

Erdoğan, dünyanın aşı üretimi kapsamında gelen haberlere ümit bağladığına dikkat çekerek, "Bu vesileyle, aşı çalışmalarında önemli bir başarıya imza atan, oturuma da çevrimiçi iştirak eden Biyontek firmasının kurucuları Prof. Uğur Şahin'i ve Dr. Özlem Türeci'yi huzurlarınızda tebrik ederim. Türkiye olarak yürüttüğümüz, 12'si Dünya Sağlık Örgütü listesinde bulunan 16 aşı çalışmasından birinin insan denemelerine başlanmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

'SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ŞÜKRANLARIMI İLETİYORUM'

Erdoğan, Türkiye'nin öncülük ettiği çabalar neticesinde 2021 yılının DSÖ tarafından 'Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı' ilan edildiğini hatırlatarak, "Bu kapsamda, dünyanın dört bir yanında fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına şükranlarımı iletiyorum. İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlıklılık Dünya Sağlık Örgütü Coğrafi Ayrık Ofisi Eylül ayında İstanbul'da açılmıştır. Türkiye'nin DSÖ'nün çalışmalarına verdiği desteğin tezahürü olan bu ofis, salgınla yürütülen çabaları güçlendirecektir" ifadesini kullandı.

'HASTALIĞIN BİR SÜRE BİZİMLE OLACAĞININ FARKINDAYIZ'

Erdoğan, Türkiye olarak güçlü tarım, gıda ve imalat sektörü, şehir hastaneleri, tecrübeli ve özverili sağlık çalışanları, kuşatıcı sosyal güvenlik sisteminin, bu süreçte Türkiye'nin en önemli avantajları olduğunu belirterek, "Tüm dünyada bu süreçten daha fazla etkilenen hassas gruplar vardır. Tedbirlerin kapsayıcı olması, hassas ve dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına özen gösterilmesi elzemdir. Bunun bilinciyle, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engellilerin haklarının korunmasına özel önem atfediyoruz. Korumamız altındaki 3,6 milyon Suriyeli, ülkemizdeki sağlık hizmetlerinden, aynı vatandaşlarımız gibi yararlanabiliyor. Covid-19 hastalığının bir süre daha bizimle olacağının farkındayız. Nitekim son haftalarda dünya genelinde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan tırmanış, bu gerçeği hepimize hatırlatmaktadır" dedi.

'GENEL KURULUN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR'

Erdoğan, bu süreçte sadece salgınla değil, aynı zamanda artan İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve ırkçılıkla da mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Malum, üyesi olduğumuz G20 platformu tarafından başlatılan 'Borç Erteleme Girişimi'ni başından beri destekledik. Sürdürülebilir tedarik zincirleri ve dağıtım ağları konusu dahil 'Yeni Normal'e geçişi teminen çalışmalarımızı hızlandırmak mecburiyetinde olduğumuzu da hatırlatmak isterim. Salgının bize hatırlattığı bir diğer husus da BM sisteminin günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. BM sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hale getirilmesi için Genel Kurulun güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Sözlerime son verirken özel oturumun uluslararası toplumun salgına karşı yürüttüğü mücadeleye ivme kazandırmasını diliyorum. Programın icrasında görev alan herkese teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha en kalbi duygularımla

Son dakika: 'dan ''na  girişimi' iddialarına yalanlama!

Giriş Tarihi: 2.12.2020  17:41 Son Güncelleme: 2.12.2020  18:44

Son dakika haberi... İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı 'na  girişimi olduğu iddialarını ortaya atan başta Oda TV, Cumhuriyet, BirGün gibi CHP yandaşı medyaya bir yalanlama da 'dan geldi.

Süleyman Soylu: Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi söz konusu değildir

Son dakika: Bakan Soylu'dan son dakika İmamoğlu açıklaması!

Son dakika haberi: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi iddialarına ilişkin konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Böyle bir suikast girişimi ve yakalanan kimse de söz konusu değildir" dedi.

İçişleri Bakan Soylu, İmamoğlu'na suikast girişiminin söz konusu olmadığını söyledi.

Son dakika haberi... İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi olduğu iddialarını ortaya atan başta Oda TV, Cumhuriyet, BirGün gibi CHP yandaşı medyaya bir yalanlama da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan geldi.

BAKAN SOYLU YALANLADI
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Nöbetçi Bakan' uygulaması kapsamında Meclis'e gelişinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi iddialarının sorulması üzerine Soylu, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yaptığı açıklamaya işaret etti. Bu konularla ilgili haftada ortalama 65 ile 80 arası eyleme yönelik duyum aldıklarını kaydeden Soylu, "Toplam duyum miktarımız da yurt içi 1300- 1350'dir. Türkiye'de yıllardır karşılaştığımız durum söz konusu. Dün Emniyet Genel Müdürümüz açıkladı. Bir kamu görevlileri, iki görevleri nedeniyle terör örgütlerinin hedefi olacak kişiler, üç sansasyonel sonuçlar oluşturacak kişiler, eylemler, yerler. Bütün bunlara yönelik terör örgütleri hedef belirler. Kayyumlarımızda bazen haftada 5 kez bir kişiye sürekli olarak bu tür tehdit gelir. Biz bir kıraathanede konuşulanları da değerlendirmek zorundayız. Biz hiçbir şeyi azımsamayız, küçümsemeyiz, hafife almayız. Hepsini tek tek değerlendiririz. Türkiye'de Devlet büyüklerimize yapılan tehditleri, sürekli olarak değerlendiririz. Kamu görevlilerine yapılanları değerlendiririz. Özel kişilere yapılan tehditleri değerlendiririz" diye konuştu.

"SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"
Soylu, bu tür bilgilerin kamuoyunda paylaşılmasını doğru bulmadıklarını dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu konuda bütün tedbirleri alırız. Burada hassasiyetle durduğumuz bir konu var. Bunun kamuoyuyla, medyayla paylaşılmamasını istirham ederiz. Çünkü; bu durumların kendilerine ait dereceleri vardır. Biz bunların üzerine düşeriz. Tekrar söylüyorum; hafifseyeceğimiz, küçük göreceğimiz, tehditler söz konusu olmaz. Hepsiyle ilgileniriz. Bu konuda son zamanlarda en çok tehdit alanlar da var. Özellikle PKK ve DEAŞ'tan tehdit alanlar var. Ama bunların paylaşılmasını istemeyiz. Terör örgütleri, eylem hedefleri kadar mümkün olduğunca kendilerinden söz ettirmek, istikrarı sarsmak da isterler. Suikast girişimi söz konusu değildir, Yakalanan kimse söz konusu değildir. Bizim Orhan Miroğlu, Türkiye'de en çok tehdit alan kişilerden biridir. Hiç duydunuz mu? Sürekli PKK'nın tehdidindedir. Bu tehditler her zaman vardır. Bunların kamuoyuyla ve medyayla paylaşılmamasını tercih ederiz terör örgütlerinin bir hedefleri daha vardır kendilerinden söz ettirmek."

Son dakika: Bakan Soylu'dan "'na  girişimi" iddiasına açıklama

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan gündemdeki "'na  girişimi" iddiası hakkında son dakika açıklaması geldi. Bakan Soylu "Böyle bir suikast girişimi söz konusu değildir." dedi.

Son dakika: Bakan Soylu'dan Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi iddiasına açıklama

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişiminin söz konusu olmadığını söyledi.

Soylu, Meclis'e gelişinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Son dakika: Bakan Soylu'dan son dakika İmamoğlu açıklaması!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi iddiasına ilişkin bir soruya Soylu, "Emniyet Genel Müdürlüğümüz gerekli açıklamayı tüm detayıyla yaptı. Ben onun yeterli olduğunu düşünüyorum." yanıtını verdi.

Soylu, "Bir tehdit, suikast girişimi var mı?" sorusu üzerine, "Biz haftada ortalama 65-80 arası eyleme yönelik duyum alırız. Toplam duyum miktarımız da yurt içi 1300-1350'dir. Ortalama böyle gider. Ben, 4 yıldır bu işi yapıyorum. Türkiye'de böyle yıllardan beri karşılaştığımız durum söz konusu." diye konuştu.

Kamu görevlileri, görevleri nedeniyle terör örgütlerinin hedefi olabilecek kişiler ile sansasyonel sonuçlar oluşturabilecek kişi, kurum ve yerlerin terör örgütlerinin hedefi olabileceğini belirten Soylu, şunları kaydetti:

"Kayyumlarımızdan bir kişiye bazen haftada 5, bazen ayda 3-4 sürekli olarak bu tip tehditler gelir. Biz bir kıraathanede konuşulan bir sözü de değerlendirmek zorundayız. Biz hiçbir şeyi azımsamayız, küçümsemeyiz, hafife almayız, hepsini tek tek değerlendiririz. Türkiye'de devlet büyüklerimize bu konularda terör örgütlerinin yaptığı tehditleri, hem bu konudaki meselelerin takibi açısından sürekli olarak da değerlendiririz. Kamu görevlilerine, özel şahıslara kendi kişilikleri sebebiyle yapılanları değerlendiririz. Bütün bunlar bizim değerlendirmemiz içindedir."

CHP'DE AYYUKA ÇIKAN TAVİZ VE TECAVÜZE PERDELEME Mİ?
CHP'de ortaya çıkan taciz ve tecavüz skandallarını görmezden gelen CHP yandaşı medya 'Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi' iddialarını köpürttü.

İBB SÖZCÜSÜ ONGUN DUYURDU
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan taciz olayının patlak vermesinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü Murat Ongun, tuhaf bir iddiada bulundu.

Ongun, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda Ekrem İmamoğlu'na suikast yapılacağını ileri sürdü. Suikast yalanını başta Oda TV, Cumhuriyet, BirGün, TELE1 gibi CHP yandaşı medya yaydı.

EMNİYET YALANLADI
Öne sürülen iddiaların ardından harekete geçen Emniyet Genel Müdürlüğü, yaptığı araştırmada, İBB Başkanı İmamoğlu'na yönelik bir ihbarın olmadığını tespit etti. Emniyet Genel Müdürlüğü, "İmamoğlu'na yönelik suikast emri veren DEAŞ militanları yakalandı" haberlerinin doğru olmadığını açıkladı.

EMNİYETİN YALANLAMASINA RAĞMEN 'SUİKASTÇI YAKALANDI' DEDİLER
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün basın açıklamasına rağmen Cumhuriyet Gazetesi ve Oda TV, hayali suikastçının yakalandığını iddia etti

Cumhuriyet, 'Ekrem İmamoğlu'na Suikast Son Anda Önlendi' başlıklı haberinde, şu ifadelere yer verdi: "İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast hazırlığında olan terör örgütü IŞİD militanları son anda yakalandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na terör örgütü IŞİD suikast emri verdi. Koruma sayısı arttırılan İmamoğlu'na yapılacak suikast son anda önlendi."

ODATV, OLMAYAN SUİKASTI ÖNLEDİ
Oda TV ise söz konusu haberinde şunları söyledi: "Tarih: 23 Kasım 2020. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun koruma polislerine, 'artık daha dikkatli ve duyarlı olun' denildi. Zira, IŞİD'in Türkiye'deki militanlarına örgüt emri verilmişti: Ekrem İmamoğlu öldürülsün! Suikast emri veren, IŞİD'in sorumlu düzeyde faaliyet gösteren yöneticileriydi. İmamoğlu'nun tüm koruma ekibi uyarıldı. Herhangi bir şüpheli durumla karşılaşılırsa veya tedbir alınabilmesi için takviye kuvvete ihtiyaç olunursa acilen bilgilendirilmesi istenildi. Haliyle, İmamoğlu'na da bilgi verildi. İçişleri Bakanlığı ve Valilikle koordine olunarak güvenlik çemberi yeniden ele alındı. Tüm güvenlik kurumları uyarıldı. Eski bir İçişleri Bakanı da tüm bu bilgileri bize doğruladı. Ve sonuç ne mi oldu: İstanbul Valiliği emriyle Ekrem İmamoğlu'nun koruma sayısı artırıldı. "

(İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi olduğu iddialarını ortaya atan başta Oda TV, Cumhuriyet, BirGün gibi CHP yandaşı medyaya bir yalanlama da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan geldi.

Sözcü yazarı Uğur Dündar, İsmail Saymaz ve Ayşegül Arslan gibi isimlerin de hayali suikast iddiasına CHP yandaşı Halk TV'de destek vermesi dikkat çekti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik suikast planlarının yapıldığını ve suikast düzenleyecek teröristlerin son anda yakalandığına dair iddialar ortaya atıldı.

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yalanlanan bu iddia, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya soruldu.

Bakan Soylu, çok net açıklamalarda bulundu.

"TERÖR ÖRGÜTLERİ KENDİLERİNDEN BAHSETTİRMEK İSTER"
Terör örgütü PKK ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle HDP'li belediyelere atanan kayyumlara yönelik yapılan tehditleri hatırlatan Bakan Süleyman Soylu, "Biz kıraathanelerde konuşulanları da değerlendirmek zorundayız." dedi.

Süleyman Soylu, "Bu durumların kendi içlerinde dereceleri var. Bazı tehditler dikkate alınıyor. PKK ve DEAŞ'tan zaman zaman tehditler geliyor. Terör örgütlerinin bir hedefi vardır; kendilerinden bahsettirmek isterler. Bu şekilde istikrarı sarsmak isterler.
İmamoğlu'na yönelik suikast girişimi olmadı. Bununla ilgili yakalanan kimse de yok." ifadelerini kullan

'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: 'Kandil'de bulunan örgüt yöneticileri cinsel vampirler'

Giriş Tarihi: 29.11.2020  05:01 Güncelleme Tarihi: 29.11.2020  09:22

'ta 7 yıl önce 16 yaşında iken  aracılığıyla kandırılıp 'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A.  Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 40 gün süren çabası sonucu ikna edilerek teslim oldu. Teslim olan kızın anlattıkları, örgütte yaşanan işkence, tecavüz ve infazı bir kez daha gözler önüne serdi.

PKK'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: 'Tecavüze uğradık'

Şırnak'ta bundan 7 yıl önce 16 yaşında iken BDP aracılığıyla kandırılıp PKK'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A. (23) Kilis Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 40 gün süren çabası sonucu ikna edilerek Tel Rıfat-Azez-Kilis hattındaki operasyonla teslim oldu. O operasyonun detayları ve M.A.'nın ifadesine SABAH ulaştı. Teslim olan kızın anlattıkları, örgütte yaşanan işkence, tecavüz ve infazı bir kez daha gözler önüne serdi.


5 SAAT YÜRÜYÜP TESLİM OLDU
Tesilm olan bir başka teröristin ifadesi ile Cizre'deki köyünden kandırılarak BDP aracılığıyla örgüte teslim edildiği bilgisine ulaşan güvenlik birimleri Zozan kod adlı M.A. ile tespit ettiği telefonla irtibata geçti. Genç kızın uzun konuşmalar sonrası ikna olmasının ardından, Kilis polisi harekete geçti. Tel Rıfat'taki örgüt karargâhından çıkmayı başaran Zozan , Azez sınırına kadar 25 km'lik yolu yürümeye başladı. Kilis polisi Zozan'ı cep telefonu sinyali ile dijital harita üzerinde takip edip yönlendirme yaptı. 5 saat süren yürüyüş sonunda ulaştığı Azez sınırında kendisini bekleyen polis ikna ekibi ile buluştu. M.A. ifadesinde örgütte uğradığı tecavüzü ve şahit olduğu işkence-infaz ve tecavüzleri anlattı:



DURAN KALKAN TECAVÜZ ETTİ
PKK kampına getirildiğimi anlayıp itiraz edip dönmek istediğimde 'Buradan artık cesedin çıkar' dediler ve ilk dayağı orada yedim. Gara bölgesine götürüldük. Benim gibi 15-16 yaşında olan 40 kız vardı. Duran Kalkan'ın katıldığı törenle örgüt kimliklerimizi verdiler. Duran Kalkan her kimliğini verdiği kişiyi iki eliyle kucaklayıp sonra kafasını tutup yüzlerini öpüyordu. Sıra bana gelince beni öpmesine elimle müdahale ettim. 'Botanın asi kızı seni özel birliğime alacağım' deyip orada bulunan sözde sorumluya 'Şervan komutan bu savaşçı benle gelecek' diye emir verdi. Duran Kalkan beni sığınağa götürdü. Orada ağzımı eşarpla bağlayıp bana tecavüz etti.



HEPSİ TECAVÜZE UĞRADI
Kendi ve çevre köyümüzden olup ilk ve ortaokuldan tanıdığım kendi yaşımdaki 32 tane arkadaşı orada gördüm. Hepsi de Şırnak ve Cizre BDP binasından getirilmişti. Hepsi de benim gibi tecavüze uğramış. Dağdakiler, polisin, askerin bana nasıl davrandığını, kumanyalarını paylaştığını, yıllardır hasret kaldığım sütlü kahve içirdiğini görseler hepsi dağı bırakıp gelir. Orada bulunduğum her gün için şimdi kendime daha da fazla lanet ediyorum. Keşke sizi 40 gün boyunca uğraştırmadan ilk telefonunuzda kaçıp gelseydim.



HDP'NİN YAPTIĞI HAİNLİKTİR
HDP'nin benim gibi gençleri kandırdığını, gerçek yüzünü sakladığını, fakir insanların çocuklarını kullandıklarına şahit oldum. Bence bu Kürt gençlerine yapılan bir hainliktir. Örgüt içerisinde 13, 14, 15 yaşlarında çocuklar var. Mardin'den bir anne oğlunu almaya geldi, saçlarından tutup sürüklediklerini gördüm.



KANDİL'DE ÇOCUKLAR ÇARESİZ KALIYOR
Hem Kandil'de hem de Suriye'de yaşayan terör örgütünün lider kadrolarının yanında onlarca çocuk yaşta kızlar var. Bunlar da cinsel istismar ve tecavüze maruz kalıyorlar. Bu kızlar üst düzey yöneticilerden korktukları için hiçbir şey yapamıyorlar, öldürüleceklerini bildikleri için sessiz kalıyorlar.



ANNELERE HERKES DESTEK VERMELİ
Annelerin HDP binası önündeki eylemlerini destekliyorum, çocuğu giden herkesin gelip destek vermesi ve katılması gerekir. Örgüt bataklık, girince çıkamıyorsun. Kandil'de birçok infaza şahit oldum. 2 yıl önce örgütten kaçan ya da kaçarken yakalanan 13-14 kişinin infaz edilmesine şahit oldum. 14-16 yaşlarındaki kız çocuklarının yemeklerine ve içeceklerine uyuşturucu koyularak bağımlı hale getiriliyor. Kandil'de bulunan örgüt yöneticileri cinsel vampirler. 7 yılda hiçbir tecavüzcünün cezalandırıldığını görmedim. Ama tecavüze uğrayan ve infaz edilen 8 ayrı kadına şahit oldum.

PKK'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: Arkadaşlarım tecavüze uğradıPKK'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: Arkadaşlarım tecavüze uğradı

'ta 7 yıl önce 16 yaşında iken  aracılığıyla kandırılıp 'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A.  Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 40 gün süren çabası sonucu ikna edilerek teslim oldu. Teslim olan kızın anlattıkları, örgütte yaşanan işkence, tecavüz ve infazı bir kez daha gözler önüne serdi.

PKK'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: Arkadaşlarım tecavüze uğradı

'ta bundan 7 yıl önce 16 yaşında iken  aracılığıyla kandırılıp 'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A. (23)  Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 40 gün süren çabası sonucu ikna edilerek Tel Rıfat-Azez-Kilis hattındaki operasyonla teslim oldu. O operasyonun detayları ve M.A.'nın ifadesine SABAH ulaştı. Teslim olan kızın anlattıkları, örgütte yaşanan işkence, tecavüz ve infazı bir kez daha gözler önüne serdi.


5 SAAT YÜRÜYÜP TESLİM OLDU


DURAN KALKAN TECAVÜZ ETTİ


HEPSİ TECAVÜZE UĞRADI
Kendi ve çevre köyümüzden olup ilk ve ortaokuldan tanıdığım kendi yaşımdaki 32 tane arkadaşı orada gördüm. Hepsi de Şırnak ve Cizre BDP binasından getirilmişti. Hepsi de benim gibi tecavüze uğramış. Dağdakiler, polisin, askerin bana nasıl davrandığını, kumanyalarını paylaştığını, yıllardır hasret kaldığım sütlü kahve içirdiğini görseler hepsi dağı bırakıp gelir. Orada bulunduğum her gün için şimdi kendime daha da fazla lanet ediyorum. Keşke sizi 40 gün boyunca uğraştırmadan ilk telefonunuzda kaçıp gelseydim.


HDP'NİN YAPTIĞI HAİNLİKTİR
'nin benim gibi gençleri kandırdığını, gerçek yüzünü sakladığını, fakir insanların çocuklarını kullandıklarına şahit oldum. Bence bu Kürt gençlerine yapılan bir hainliktir. Örgüt içerisinde 13, 14, 15 yaşlarında çocuklar var. 'den bir anne oğlunu almaya geldi, saçlarından tutup sürüklediklerini gördüm.


KANDİL'DE ÇOCUKLAR ÇARESİZ KALIYOR
Hem Kandil'de hem de 'de yaşayan terör örgütünün lider kadrolarının yanında onlarca çocuk yaşta kızlar var. Bunlar da cinsel istismar ve tecavüze maruz kalıyorlar. Bu kızlar üst düzey yöneticilerden korktukları için hiçbir şey yapamıyorlar, öldürüleceklerini bildikleri için sessiz kalıyorlar.


ANNELERE HERKES DESTEK VERMELİ
Annelerin HDP binası önündeki eylemlerini destekliyorum, çocuğu giden herkesin gelip destek vermesi ve katılması gerekir. Örgüt bataklık, girince çıkamıyorsun. Kandil'de birçok infaza şahit oldum. 2 yıl önce örgütten kaçan ya da kaçarken yakalanan 13-14 kişinin infaz edilmesine şahit oldum. 14-16 yaşlarındaki kız çocuklarının yemeklerine ve içeceklerine uyuşturucu koyularak bağımlı hale getiriliyor. Kandil'de bulunan örgüt yöneticileri cinsel vampirler. 7 yılda hiçbir tecavüzcünün cezalandırıldığını görmedim. Ama tecavüze uğrayan ve infaz edilen 8 ayrı kadına şahit oldum.

Teslim olan teröristten HDP itirafı!

Teslim olan teröristten HDP itirafı!

Şırnak'ta bundan 7 yıl önce 16 yaşında iken BDP aracılığıyla kandırılıp PKK'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A., "HDP'nin benim gibi gençleri kandırdığını, gerçek yüzünü sakladığını, fakir insanların çocuklarını kullandıklarına şahit oldum. HDP'nin yaptığı hainliktir" dedi.

Teslim olan teröristten HDP itirafı!

Şırnak'ta bundan 7 yıl önce 16 yaşında iken BDP aracılığıyla kandırılıp PKK'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A., "HDP'nin benim gibi gençleri kandırdığını, gerçek yüzünü sakladığını, fakir insanların çocuklarını kullandıklarına şahit oldum. HDP’nin yaptığı hainliktir" dedi

Büyük ihaneti HDP yapıyorBüyük ihaneti  yapıyor

Zozan kod adlı M.A. ikna edilince, 5 saat yürüyerek teslim oldu: Beni örgüte BDP teslim etti. Dönmek istedim, ‘ölürsün’ dediler. Birçok defa tecavüze uğradım. ’nin yaptığı hainliktir.KAYNAK: SABAH

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Son anket sonuçlarına göre oy oranı! Başkan Recep Tayyip Erdoğan 4'e katladı.
Son anket sonuçlarına göre oy oranı! Başkan Recep Tayyip Erdoğan 4'e katladı.
Son dakika: Manisa- Akhisar Çevre Yolu ve Doğanpınar Barajı Başkan Erdoğan'ın katılımıyla açıldı
Son dakika: Manisa- Akhisar Çevre Yolu ve Doğanpınar Barajı Başkan Erdoğan'ın katılımıyla açıldı