hediye patlayan kutu

Advert
bodrum escort

Son dakika: Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında çatışmalar sürüyor: Ermeniler ağır kayıplar veriyor

Karabağ’da provokasyon ve saldırılara karşılık veren Azerbaycan, Ermenistan ordusuna büyük darbeler vurarak bölgedeki denklemi değiştirdi. Ermeni birlikler dağıldı, askerler mevzileri terk edip kaçıyor. Karabağ sınırına kontrol noktaları kuran Ermeni ordusuna, “kaçakları vurun” talimatı verildi.

Son dakika: Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında çatışmalar sürüyor: Ermeniler ağır kayıplar veriyor
Son dakika: Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında çatışmalar sürüyor: Ermeniler ağır kayıplar veriyor Admin
Bu içerik 110 kez okundu.
Advert

Son dakika: - cephe hattında lar sürüyor: Ermeniler ağır kayıplar veriyor 

Giriş Tarihi: 29.9.2020  08:44 Son Güncelleme: 29.9.2020  09:33

Son dakika haberine göre,  su Fuzuli kentini işgalden kurtarmak için operasyon düzenliyor. Fuzuli-Cebrail yönünde de sabah saatlerinde Ermenilere ait 1 tank ve 1 aracın imha edildiği, yaklaşık 10 askerin etkisiz hale getirildiği belirtilen açıklamada, şiddetli ların devam ettiği, Ermeni güçlerinin ağır kayıplar vererek geri çekilmeye zorlandığı kaydedildi.

İşgale karşı operasyon sürüyor

Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında gece boyu şiddetli çatışmaların sürdüğü bildirildi. Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ermeni güçlerinin Fuzuli-Cebrail ve Ağdere-Terter yönlerinde kaybettikleri mevzileri geri almak için saldırı girişiminde bulunduğu belirtildi.

Günün gazete manşetleri

Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında son dakika! Gece boyunca çatıştılar

Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında gece boyu şiddetli çatışmaların sürdüğü bildirildi.

Video Player

 

 

00:15 | 00:41

 

Use Up/Down Arrow keys to increase or decrease volume.

 

Online Video Platform

27 Eylül Pazar sabahı Ermenistan-Azerbaycan cephe hattında, Ermeni güçlerin Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine çatışmalar başlamıştı. Azerbaycan ordusu karşı saldırı başlatmış ve bazı yerleşim birimlerini işgalden kurtarmıştı. Her iki ülkede savaşa hazırlık için seferberlik ilan ederken, karşılıklı açıklamalar gelmeye devam ediyor.

Açıklamada, Azerbaycan ordusunun bu bölgelerdeki birliklerinin, Ermeni güçlerinin saldırılarını önlediği kaydedildi.


Açıklamada, gece çatışmalarında Ermeni güçlerinin Ağdere yönündeki Madagiz bölgesinden hareket eden zırhlı araç konvoyu ve onlara destek veren topçu bataryasının Azerbaycan Hava Kuvvetlerine bağlı unsurlar ve kara birlikleri tarafından imha edildiği aktarıldı.

Fuzuli-Cebrail yönünde de sabah saatlerinde Ermenilere ait 1 tank ve 1 aracın imha edildiği, yaklaşık 10 askerin etkisiz hale getirildiği belirtilen açıklamada, şiddetli çatışmaların devam ettiği, Ermeni güçlerinin ağır kayıplar vererek geri çekilmeye zorlandığı kaydedildi.

FUZULİ KENTİNİ İŞGALDEN KURTARMAK İÇİN OPERASYON SÜRÜYOR
Bakanlığın bir diğer açıklamasında da Fuzuli kentinin Ermeni güçlerinden temizlenmesi için başlatılan operasyonun sürdüğü aktarılarak, sabah saatlerinde Ermenistan ordusuna ait 4 tankın daha imha edildiği bilgisi verildi.

 

Ayrıca, Ermenistan ordusunun Daşkesen ilini top atışına tuttuğu bildirilen başka bir açıklamada ise Azerbaycan ordusunun önlem için karşılık vereceği belirtildi.

Azerbaycan cephe hattından yeni görüntüler yayınlandı

Giriş: 29.09.2020 08:48 Güncelleme:29.09.2020 08:49

Azerbaycan ordusu Ermenistan’a ait hedeflerin imha edildiği yeni görüntüler yayınladı. Ermenistan her geçen saat yeni kayıplar veriyor. Görüntülerde Ermenistan’a ait hedeflerin nasıl imha edildiğine yer verildi. Azerbaycan ordusu füze, top ve hava araçlarıyla Ermenistan’a ait komuta noktalarını, askeri birlikleri ve zırhlı araçları tek tek imha etti.

Ermenistan PKKyı sahaya sürdü! Kardeş Azerbaycan terör örgütüne karşı da mücadele veriyorERMENİSTAN PKK'YI SAHAYA SÜRDÜ! KARDEŞ AZERBAYCAN TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI DA MÜCADELE VERİYOR

Azerbaycan Ordusu mu daha güçlü? Ermenistan Ordusu mu daha güçlü? Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın yorumladıAZERBAYCAN ORDUSU MU DAHA GÜÇLÜ? ERMENİSTAN ORDUSU MU DAHA GÜÇLÜ? PROF. DR. MESUT HAKKI CAŞIN YORUMLADI

Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşından flaş Azerbaycan Türkiye açıklaması: Türk İHA’ları son derece başarılı olmuşturPROF. DR. MESUT HAKKI CAŞIN'DAN FLAŞ AZERBAYCAN TÜRKİYE AÇIKLAMASI: TÜRK İHA'LARI SON DERECE BAŞARILI OLMUŞTUR

Canlı yayında gözyaşlarına hakim olamamıştı! Azeri spiker : Ben ağladım  ağladı

Giriş Tarihi: 29.9.2020  08:44 Son Güncelleme: 29.9.2020  09:03

Karabağ'da  işgalindeki bölgelerin kurtarılması gelişmesini canlı yayında gözyaşlarıyla duyuran Azeri spiker , SABAH'a konuştu. Yıllarca Ermeni işgalindeki topraklara kavuşmanın hayalini kurduklarını söyleyen İctimai TV Haber Spikeri Jale Hesenlı, "30 yıl sonra vatan topraklarına kavuştuk. Kulağıma oraların kurtulduğunu söyleyince kendime hakim olamadım. Sadece ben değil Bütün  ağladı.  Halkına da teşekkür ediyorum. Videolarımın altına binlerce yorum yaptılar, kardeş olduğumuzu yine gösterdiler" dedi.

Canlı yayında gözyaşlarına hakim olamamıştı! Azeri spiker Jale Hesenli: Ben ağladım Azerbaycan ağladı

"30 YILDIR O TOPRAKLARIN HASRETİYLE YANIYORUZ"

Azerbaycan kuvvetlerinin işgal altındaki köyleri geri aldığı haberini canlı yayında sevinç gözyaşlarıyla duyuran Hesenli, ağlayarak "Bazı topraklarımız işgalden azad olmuş. Gözümüz aydın olsun" ifadelerini kullandı. Hesenli, o an yaşadıklarını ve sonrasında Türkiye'den aldığı tepkileri anlattı. "Sadece benim değil, topraklarımızın Ermeni işgalinden kurtarıldığını duyan herkesin tüm Türk dünyasının gözleri doldu. Türkiye'den çok büyük destekler gördük. Biz iki devlet tek milletiz. Biz 30 yıldır o toprakların hasretiyle yanıyoruz.

Son dakika: Azerbaycanlı spiker canlı yayında Ermenistan'dan kurtarılan köyleri anons ederken gözyaşlarına boğuldu!
Topraklarımız işgal edildiğinde ben küçük bir çocuktum, gidip göremedim. Azerbaycan halkı olarak bütün hayalimiz bir gün o topraklarımıza geri dönmek, şehitlerim için dua etmekti. Hocalı Katliamının yaşandığı Hocalı Kentine gitmek. Kendi topraklarımıza kavuşmaktı. Haberleri sunduğum sırada editör arkadaşım kulağıma altı köyün düşman işgalinden kurtarıldığını söyleyince kendimi tutamadım. Azerbaycan Ordusuyla gurur duyuyorum, halkımla gurur duyuyorum. Yaşasın Türk dünyası, yaşasın Türkler."

"TÜM TOPRAKLARIMIZIN ÖZGÜRLEŞTİĞİ HABERİNİ DE DUYURACAĞIM"

"Benim videomun altına Türkiye'den çok güzel yorumlar aldım. Türkiye'nin, Türk halkının, Türkülerin ben de çok özel bir yeri var. Türkiye'den 7'den 70'e mesaj gönderenler vardı. Bu o kadar güzel bir duygu ki. Türk halkı beni bir kızı, bir kardeşi bildi Dün Türkiye halkının evinde 5 dakikada olsa konuk oldum. Beni Türkiye'ye davet eden onlarca mesaj aldım. Bu benim için çok gurur vericiydi. İnşallah Hocalı'nın, Laçin'in, Ağdam'ın işgal altındaki bütün topraklarımızın özgürleştiği haberini Türk dünyasına duyuracağım"

Azerbaycan artık yalnız değil... Türkiye de içerideki düşmanlarını artık çok iyi biliyor Ermenistan PKK'yı sahaya sürdü! Kardeş Azerbaycan terör örgütüne karşı da mücadele veriyor Son dakika haberi: Azerbaycan Ermenistan'ın alçak saldırılarına misliyle karşılık verdi! İşte Ermeni işgalinden kurtarılan bölgeler... Azerbaycan Dağlık Karabağ’ı geri alır Ermeniler Azerbaycan Türklerini Hocalı'da böyle katletmişti! Elini sobaya basıp tırnaklarını söktüler

SON DAKİKA:  askerleri cepheden kaçıyor! Kan donduran emir..
Giriş Tarihi: 28.9.2020  23:36 Son Güncelleme: 29.9.2020  07:44
Azerbaycan ordusu işgal bitene kadar durmayacak: Kaçıyorlar!
Karabağ’da provokasyon ve saldırılara karşılık veren Azerbaycan, Ermenistan ordusuna büyük darbeler vurarak bölgedeki denklemi değiştirdi. Ermeni birlikler dağıldı, askerler mevzileri terk edip kaçıyor. Karabağ sınırına kontrol noktaları kuran Ermeni ordusuna, “kaçakları vurun” talimatı verildi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın açıkladığı bilgilere göre Azerbaycan ordusu 400 noktayı vurdu. 24 tank/zırhlı araç, 15 uçaksavar-hava savunma sistemi, 8 topçu bataryası ve 3 mühimmat deposu imha edildi, 15 İHA düşürüldü. Ermeni ordusunun 100’e yakın kaybı ve 550’ye yakın yaralısı var.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı’nın açıkladığı bilgilere göre Azerbaycan ordusu 400 noktayı vurdu. 24 tank/zırhlı araç, 15 uçaksavar-hava savunma sistemi, 8 topçu bataryası ve 3 mühimmat deposu imha edildi, 15 İHA düşürüldü. Ermeni ordusunun 100’e yakın kaybı ve 550’ye yakın yaralısı var.

 

Ermenistan’ın sivilleri hedef alan saldırısı ile harekete geçen Azerbaycan ordusu, 28 yıldır işgal altında bulunan Karabağ’daki ilerleyişini sürdürdü.

Harekatın ilk gününde Fuzuli bölgesinin Karahanbeyli, Gervend, Köy Gerediz, Yukarı Abdurrahmanlı köyleri ile Cebrayıl bölgesinin Büyük Mercanlı ve Nüzgar köyleri ile bazı stratejik noktaları ele geçiren Azerbaycan ordusu, dün Terter bölgesi yakınlarındaki Taliş köyü etrafındaki stratejik tepeleri işgalci güçlerden temizledi. Ermeni Ordusu’nun düşman havadan saldırı taburu komutanı Yarbay Lernik Babayan, Taliş köyü istikametindeki çatışmalarda öldürüldü.

Azerbaycanlılar Azerbaycan ve Türk bayraklarıyla askere desteğini gösterdi OYNAT 00:50

Azerbaycanlılar Azerbaycan ve Türk bayraklarıyla askere desteğini gösterdi
Azerbaycan-Ermenistan temas hattında şiddetli çatışmalar devam ederken, Azerbaycan halkı Azerbaycan ve Türk bayraklarıyla askere destek verdi.

TANKLAR BİR BİR VURULUYOR

Azerbaycan Savunma Bakanlığı, düşmana indirilen darbelerle ilgili bilanço yayınladı. Dün öğle saatleri itibariyle Azerbaycan Ordusu’nun 400 noktayı vurduğu açıklandı. Bakanlık Sözcüsü Yarbay Anar Eyvazov vurulan hedefler arasında Ermenistan Ordusu’na ait 24 tank/zırlı araç, 15 uçak savar-hava savunma sistemi, 8 topçu bataryası ve 3 mühimmat deposunun olduğunu bildirdi. Ayrıca 15 İHA düşürüldüğünü açıkladı. Ermeni Ordusu’nun 100’e yakın kaybı ve 550’ye yakın yaralısı olduğu ifade edildi. Yaralılara hizmet vermekte yetersiz kalan Ermeni hastanelerinin sivillere tamamen kapatıldığı yönünde istihbari bilgiler olduğu dile getirildi.

İşgalci Ermenistan tankları SİHA'larla böyle vuruldu OYNAT 00:31

İşgalci Ermenistan tankları SİHA'larla böyle vuruldu
Karabağ'daki çatışmalara dair, işgalci Ermenistan ordusuna ait tankların SİHA'lar tarafından vurulduğu anlar görüntülendi. Azerbaycan ordusunun SİHA'larla sahada üstünlük sağladığı gözlemlendi.

ERMENİLERDE BOZGUN HAVASI

Ağır darbeler yiyen Ermenistan Ordusu’nda tam bir bozgun havası yaşanıyor. Azerbaycan Ordusu karşısında tutunamayan birlikler, mevzilerini terk ederek Ermenistan’a doğru kaçıyor. Ermenistan Ordusu’nun bozgunu durdurmak için ‘kaçanları vurun’ talimatı verdiği ifade ediliyor. Azerbaycan Savunma Bakanlığı da bilgileri doğruluyor. Bakanlık Sözcüsü Albay Vagif Dargahli “İstihbaratımıza göre Ermeni askeri komutanlığı işgal altındaki topraklarla Ermenistan arasındaki yollarda kontrol noktaları kurdu. Amaç, panik içinde Ermenistan’a kaçan askerlerini tutuklamak. Bazı karakollarda silah kullanıldığı, ölü ve yaralılar olduğu bilgisi var” dedi.

Azerbaycan Savunma Bakanlığı duyurdu: 550'den fazla Ermeni askeri öldürülmüştür

DÜNYA
Azerbaycan Savunma Bakanlığı duyurdu: 550'den fazla Ermeni askeri öldürülmüştür

TAHLİYE PLANI HAZIRLANIYOR

Öte yandan, Ermenistan’ın Rusya Büyükelçisi Vardan Toganyan, Karabağ’daki Ermenileri tahliye etmek için plan hazırlandığını ifade etti. Toganyan, “Bölgedeki durum tırmanmaya devam ederse, Ermenistan Dağlık Karabağ nüfusunun tahliyesi için koridorlar düzenleme olasılığını düşünüyor. Bu tür konular değerlendiriliyor” dedi.

İşgal bitene kadar harekât

Karabağ’da Ermenistan’ı püskürten Azerbaycan, alarm durumunu da bir üst seviyeye çıkardı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, ülkede kısmı seferberlik ilan edilmesine yönelik kararı imzaladı. Karara göre Azerbaycan Seferberlik ve Askerlik Devlet Hizmeti, askeri görevli bulunan vatandaşların seferberlik için askere alınmasını ve askeri nakliye konularıyla ilgili tedbirleri hayata geçirecek. Aliyev, kararla ilgili tüm konuların çözümünü de Bakanlar Kurulu’na havale etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev de harekatın devam edeceği sinyalini verdi. Haciyev, “Azerbaycan, sivillerin güvenliği için operasyonlarını hala sürdürüyor. Silahlı kuvvetlerimiz büyük başarı gösterdi. Stratejik üstünlüğü olan beldeler işgalden kurtarıldı. Amacımız, Azerbaycan topraklarındaki nihai işgalden kurtulmasıdır. Ermenistan, diplomatik çözümden yana değil” dedi.

Bakan Akar'dan Azerbaycan'a mesaj: Kardeşlerimizin yanındayız 

Bakan Akar'dan Azerbaycan'a mesaj: Kardeşlerimizin yanındayız
Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırısıyla başlayan çatışmalara Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'dan tepki geldi. 'Ermenistan derhal saldırılarını durdurmalı' diyen Akar 'Azerbaycanlı kardeşlerimizin öz topraklarını savunmasında yanlarındayız' ifadelerini kullandı.


Azerbaycan yayınladı! Cepheden yeni görüntü!
Son dakika haberi: 'ın sivil yerleşim yerlerini alçak bir saldırı ile hedef aldı. Çok sayıda Azerbaycan vatandaşı şehit olurken, birçok kişi de yaralandı. Azerbaycan, Ermenistan'a misli ile karşılık verdi. Ağır bombardıman altına alınan hedefler imha edilirken, çok sayıda Ermeni askeri de öldürüldü. Azerbaycan'ın güçlü saldırıları sonrası Ermenistan askerleri cepheden kaçmaya başladı. Bunun üzerine gelen emirde, mevzileri terk edenlerin vurulması istendi.

SON DAKİKA: Ermenistan askerleri cepheden kaçıyor! Kan donduran emir...

 ordusu tarafından ağır yenilgiye uğrayan  paniğe kapıldı. Azerbaycan Savunma Bakanlığı Basın Servisi Başkanı Albay Vagif Dargahli "Ermenistan askeri komutanlığı, cepheden kaçan askerlerine karşı silah kullanma emri verdi" diye konuştu.


 askeri komutanlığı, cepheden kaçan askerlerine karşı silah kullanma emri verdi!
Son dakika haberi... 'dan kayıp haberleri gelmeye devam ediyor.  Savunma Bakanlığı Basın Servisi Başkanı  Dargahli "Ermenistan askeri komutanlığı, cepheden kaçan askerlerine karşı silah kullanma emri verdi" açıklamasını yaptı.

Cepheden kaçan askerleri vurun emri

 karşısında ağır bir yenilgiye uğrayan 'dan peş peşe kayıp haberleri gelirken, Azerbaycan Savunma Bakanlığı Basın Servisi Başkanı  Dargahli'den Ermenistan sundaki kayıplara ilişkin yeni bir açıklama geldi.

KAÇAN ASKERLERE VUR EMRİ
Yenişafak'ın haberine göre  "Ermenistan askeri komutanlığı, cepheden kaçan askerlerine karşı silah kullanma emri verdi" açıklamasını yaptı.

KOMUTA MEVZİLERİ KURULDU
Vagif Dargahli, Azertac haber sitesine verdiği demeçte, "Alınan istihbarat bilgilerine göre, Ermenistan'ın askeri komutanlarının işgal edilen topraklar ile Ermenistan arasındaki yollarda komuta mevkileri kurduğunu" söyledi.


Azerbaycan ordusu işgal bitene kadar durmayacak: Kaçıyorlar!
Karabağ’da provokasyon ve saldırılara karşılık veren Azerbaycan, Ermenistan ordusuna büyük darbeler vurarak bölgedeki denklemi değiştirdi. Ermeni birlikler dağıldı, askerler mevzileri terk edip kaçıyor. Karabağ sınırına kontrol noktaları kuran Ermeni ordusuna, “kaçakları vurun” talimatı verildi.

Azerbaycan ordusu işgal bitene kadar durmayacak: Kaçıyorlar!

Ermenistan’ın sivilleri hedef alan saldırısı ile harekete geçen Azerbaycan ordusu, 28 yıldır işgal altında bulunan Karabağ’daki ilerleyişini sürdürdü.

KAÇANLARI YAKALIYORLAR
Dargahli kurulan mevzilerin amacının kaçan Ermeni askerlerini önlemek olduğunu belirtti. Öte yandan kurulan merkezlerde ölüm ve yaralama olaylarının gerçekleştiği kaydedildi.

AZERBAYCAN ORDUSUNUN TOPRAKLARINI ERMENİSTAN İŞGALİNDEN KURTARMA OPERASYONU DEVAM EDİYOR
Azerbaycan ordusu, Ermenistan'ın dün i ihlal ederek Azerbaycan mevzileri ile sivil yerleşim yerlerini havan ve topçu sistemleri ile yoğun ateş altına almasının hemen ardından karşı ateş, sonrasında ileri harekat başlattı.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Ermenistan'ın ateşkesi ihlal ederek dün sabah saatlerinde Azerbaycan mevzileri ile sivil yerleşim yerlerine yönelik havan ve muhtelif çaplı topçu sistemleriyle yoğun ateş altına almasından hemen sonra Azerbaycan ordusu tarafından karşı ateş başlatıldı.

Azerbaycan ordusu, misilleme olarak gerçekleştirdiği ateşlerin ardından ise ileri harekat başlattı.

Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerine ait Silahlı İnsansız Hava Araçlarının (SİHA) da aktif görev aldığı harekatta, hava unsurlarının yanı sıra roket, füze ve topçu silahlarıyla yapılan atışlar sonucunda 400'den fazla hedef ateş altına alındı.

İlk olarak Nüzgar, Büyük Mercanlı, Kend Horadiz, Yukarı Seyid Ahmetli, Yukarı Abdurrahmanlı, Karahanbeyli ve Garvend köylerini işgalden kurtaran Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri, ardından Tekekaya ile Ağdağ bölgelerini kontrol altına aldı.

Murov Dağı'nın önce batısı sonra da doğusunu kontrol altına alan Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri unsurları,  bölgesinde Ermenistan ordusuna ait 10'dan fazla hava savunma sistemini, aralarında tankların da bulunduğu 20'ye yakın zırhlı aracı imha etti.

SON DAKİKA: Ermenistan askerleri cepheden kaçıyor! Kan donduran emir...

 tarafından üst üste yenilgi gören 'dan ardı ardına zayiat haberleri geliyor. Ermenistan'ın içinde bulunduğu duruma ilişkin Azerbaycan Savunma Bakanlığı Basın Servisi Başkanı Albay Vagif Dargahli'den Ermeni ordusundaki kayıplara ilişkin yeni bir açıklama geldi.

SON DAKİKA: Ermenistan askerleri cepheden kaçıyor! Kan donduran emir...

ERMENİSTAN'DA CEPHEDEN KAÇANA VUR EMRİ

Vagif Dargahli " askeri komutanlığı, cepheden kaçan askerlerine karşı silah kullanma emri verdi" dedi. Azerbaycanlı komutan, Dargahli,  medyasına yaptığı açıklamada, "Alınan istihbarat bilgilerine göre, Ermenistan'ın askeri komutanlarının işgal edilen topraklar ile Ermenistan arasındaki yollarda komuta mevkileri kurduğunu" söyledi.

SON DAKİKA: Ermenistan askerleri cepheden kaçıyor! Kan donduran emir...

KAÇANLARI YAKALIYORLAR

Komutan Dargahli kurulan mevzilerin amacının kaçan Ermeni askerlerini önlemek olduğunu belirtti. Diğer yandan kurulan merkezlerde ölüm ve yaralama olaylarının gerçekleştiği kaydedildi.
Dağlık Karabağ: Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaklaşık 100 yıllık sorun

28.09.2020 17:51 |Son Güncelleme28.09.2020 17:51
Dağlık Karabağ, bugün bağımsız birer devlet olan Azerbaycan ve Ermenistan arasında, 20. yüzyılın başlarından bu yana yani Sovyetler Birliği döneminden kalma; 4 bin 400 kilometrekarelik bir sorun alanı.

Dağlık Karabağ: Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaklaşık 100 yıllık sorun

Dağlık Karabağ, bugün bağımsız birer devlet olan Azerbaycan ve Ermenistan arasında, 20. yüzyılın başlarından bu yana yani Sovyetler Birliği döneminden kalma; 4 bin 400 kilometrekarelik bir sorun alanı.

1922'de Azerbaycan ve Ermenistan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne katıldı. Tarihi olarak iki toplum arasında sorunlu bir alan olan Dağlık Karabağ da, 1923'te Azerbaycan Cumhuriyeti'ne bağlı özerk bir bölge statüsü kazandı. Moskova'nın kararı, Ermenistan yönetimi tarafından hiçbir zaman kabul görmedi.

Sovyetler Birliği'nin dağılmaya başladığı dönem olan 1980'lerde, Birlik çatısı altında on yıllardır üzeri kapanan birçok sorun gibi Dağlık Karabağ sorunu da su yüzüne çıktı.

Moskova'daki yönetimin eski gücünü üzerinde hissetmeyen Dağlık Karabağ'da örgütlü Ermeniler, Sovyetlerin kuruluşunda "Türkiye'yi memnun etmek için bölgenin Azerbaycan'a bağlandığını" iddia ederek Bakü yönetiminden ayrılmayı talep etti. Ekim 1987'de Erivan'da bu talebe destek gösterileri düzenlendi. Gösterilerden birkaç gün sonra, 18 Ekim 1987'de, bugün hâlâ sınır bölgesinde zaman zaman yaşanan çatışmaların ilk temeli atıldı. Dağlık Karabağ'ın Çardaklı Köyü'ndeki Ermeniler, Bakü yönetiminden çıkmayı talep ederek bölgedeki Azeri nüfusa saldırı düzenledi.

Çardaklı olaylarının büyümesiyle birlikte Ermenistan'da yaşayan Azeriler Azerbaycan'a, Azerbaycan'da yaşayan Ermeniler de Ermenistan'a göç etti.

Şubat 1988'de ise Dağlık Karabağ Ulusal Konseyi üyesi Ermeni vekiller, bölge nüfusunun yüzde 70'ini Ermenilerin oluşturduğunu belirterek Bakü'den ayrılarak Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlanmayı talep etti. Bakü bu talebi reddetti, Moskova da Bakü'ye destek verdi ve talebi reddetti. Bölgede Azeri ve Ermeni nüfus arasında yaşanan çatışmalarda çoğu Ermeni 30'un üzerinde kişi hayatını kaybetti.

1988'in sonunda iki halk arasındaki çatışmaların durdurulması için, bugün Dağlık Karabağ'ın idari merkezi konumundaki Henkendi'den Azeriler çıkarılırken, Suşa'dan da Ermeniler çıkarıldı.

Sovyet barış gücü askerleri Bakü'de

Kasım 1989'da Moskova, Dağlık Karabağ'ın yönetimini doğrudan Bakü'ye devretmişti.

Bu tarihten sonra Dağlık Karabağ sorunu, bir süre sonra bağımsızlığını kazanacak Bakü ve Erivan için en öncelikli sorunlardan biri haline geldi.

Öyle ki, Moskova'nın kararının ardından Ermeni Ulusal Hareketi'nin lideri seçilen Levon Ter-Petrosyan, 1991'de Sovyetler Birliği'nden ayrıldığını ilan etmesinin ardından Ermenistan Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.

Aynı yıl bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan'da da, Dağlık Karabağ bölgesindeki çatışmalar ve kayıplar, yönetimlerin istifasına ve cumhurbaşkanlarının sürgüne gönderilmesine yol açtı. 1993'te savaş devam ederken Haydar Aliyev cumhurbaşkanı oldu.

Ermeni askerleri 1992'de Dağlık Karabağ bölgesine doğru harekete geçti

1992-1994 arası savaşa giden yol

1991'de iki halk arasındaki çatışmalar arttığı sırada, Moskova Bakü'den yana tavır aldı. Mayıs ayında Sovyet Ordusu tanklarını, Azerbaycan'a bağlı birliklerle Dağlık Karabağ yakınlarındaki binlerce Ermeni'nin yaşadığı bölgeye sürmüştü.

Azerbaycan Cumhuriyeti bağımsızlığını ilan ettikten sonra, 1991 sonunda Dağlık Karabağ'ın özerklik statüsünü kaldırdığını açıkladı.

Bir ay sonra, 10 Aralık 1991'de Dağlık Karabağ Meclisi referanduma giderek Azerbaycan'dan ayrılmak istediğini duyurdu. Referandumu, çatışmaların ardından nüfusunun sadece yüzde 20'sini oluşturan Azerler boykot etti. Dağlık Karabağ meclisi 1992 başında da bağımsızlığını ilan etti ancak bu ilanı sadece Ermenistan Cumhuriyeti tanıdı.

Ardından çatışmalar yoğunluk kazandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün o dönem "en kapsamlı sivil katliam" olarak nitelendirdiği Hocalı'da, Şubat 1992'de, Ermeni silahlı grupların baskınından kaçmaya çalışan en az 161 Azeri sivil hayatını kaybetti.

Silahlanan Dağlık Karabağ'daki Ermeni birlikleri, boşaltılan Suça kentini ve Ermenistan'ı bölgeye bağlayan Laçin kordorunu ele geçirdi.

1994'te sona eren savaşta 30 bin kişi hayatını kaybetti. Dağlık Karabağ bölgesi ile "rayon" adı verilen 7 bölge de Ermenistan tarafından işgal edilmiş oldu. Bu rayonlarda yerleşim yok, sadece Ermeni ordusuna bağlı askerler var. Bu durum, Dağlık Karabağ ile Azerbaycan arasındaki bağlantıyı da kopma noktasına getirdi. Bölgede kalan yaklaşık 600 bin Azeri de, mülteci durumuna düştü.

Savaş sonrası uluslararası toplum devrede

Dağlık Karabağ

Mayıs 1994'te ateşkesi sağlayan Bişkek Protokolü imzalandığında savaş resmen sona ermemiş ve ihtilaflı bölgeler üzerinde anlaşma sağlanmamıştı. Bu durum 26 yıldır hâlâ geçerliliğini koruyor.

1993'te Haydar Aliyev'in iktidara gelmesine kadar olan süreçte Azerbaycan'da yaşanan iç karışıklıklar, savaşın sonrasında da devam etti. Bu sebeple kaybedilen topraklarda Ermenistan, bölgeye kara ve demiryolu ulaşımını güçlendirdi. Dağlık Karabağ ile Ermenistan'ın bütçeleri tek bir çatı altında toplandı.

1994'te sorunun çözümü için Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) önderliğinde Minsk Grubu oluşturuldu. Fransa, Rusya ve ABD'nin başkanlık yaptığı gruba Türkiye, Almanya, İtalya, Belarus, İsveç ve Finlandiya da üye. Teşkilat, on yılı aşkın süren müzakereler sonucunda, 29 Kasım 2007'de iki tarafın da olumlu yaklaştığı bir plan ortaya koydu.

Madrid Prensipleri olarak adlandırılan plana göre Dağlık Karabağ çevresindeki rayonların Azerbaycan'a teslim edilmesi; Dağlık Karabağ'a ara statü verilip nihai statü için görüşmelere başlanması; Ermenistan ile Dağlık Karabağ arasındaki koridorun açılması; yerlerinden edilmiş kişilerin topraklarına dönmesi, AGİT tarafından bölgeye barış gücü gönderilmesi öngörülüyordu.

Ancak 2007'den bu yana cephe hattında zaman zaman çatışmalar devam etti. Ateşkes ihlâllerinden iki taraf birbirini sorumlu tuttu.

Zaman zaman üst düzey görüşmeler de yürütüldü. Azerbaycan Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilmesini talep ederken Ermenistan, Dağlık Karabağ'a kendi kaderini tayin edeceği bir statü sağlanmaması halinde bunu yapmayacağını duyurdu. İki taraf bugüne kadar anlaşmaya varmadı.

Ancak bu esnada Ermenistan Parlamentosu, Dağlık Karabağ bölgesinden gelen milletvekillerinin, bölgenin bağımsızlığının tanınması yönünde verdiği yasa tasarıları da reddedildi.

Haziran 1010, Haziran 2012, Ocak 2014, Ocak 2015 ve Nisan 2016'da ölümcül çatışmalar yaşandı. Her seferinde birkaç gün süren ve gerilimi tırmandıran çatışmalar sonrası, 20 yılı aşkın süredir devam eden statükoya dönüldü.

Bölgede zaman zaman çatışmalar yaşanıyor

İki ülke arasındaki çatışmalarda Rusya'nın rolü

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Ermenistan bağımsızlığını kazansa da, hem diplomatik, hem askeri hem de maddi anlamda büyük ölçüde Rusya'nın etkisini üzerinde hissetmeye devam etti.İki ülke arasında (Belarus, Kırgızistan, Kazakistan ve Tacikistan'ın da taraf olduğu) Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü çerçevesinde yürüyen bir askeri ittifak var. Bu kapsamda Ermenistan'da Rus ordusuna ait üsler de bulunuyor. İki ülke, aynı zamanda (Belarus, Kırgızistan ve Kazakistan'ın da taraf olduğu) Rusya öncülüğünde oluşturulan Avrasya Ekonomik Birliği'nin de üyesi.

1993'te Rus lider Boris Yeltsin, Azeri, Ermeni ve Gürcü mevkidaşları Haydar Aliyev, Levon Ter-Petrosyan ve Edvard Şevardnadze ile Moskova'da buluştu.

Sovyetler Birliği dağılana dek bölgeyi Bakü'ye bağlı özerk bir bölge olarak tutmaya çalışan ve askeriyle birlikte Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne destek olan Moskova, bu dönemde kendi liderliğinde bir uluslararası gücün bölgede barış gücü olarak konuşlandırılmasını istiyordu.

Her ne kadar bu konuda Moskova'nın desteğini alsa da Bakü de Erivan gibi bu plana karşı çıktı.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından çıkan çatışmalarda Ermenistan'ın kullandığı ağır silahların tamamına yakınının Rusya'dan geldiği biliniyor. Ancak Rusya, kamuoyuna açık şekilde taraf belli etmektense her seferinde "diyalog" çağrısı yapıyor.2016'daki çatışmaların ardından Putin arabulucu oldu

2 Nisan 2016'da, iki ülke ordular arasındaki cephe hattında yeniden çatışmalar başladı. 4 gün süren çatışmalarda iki taraftan da aralarında sivillerin de bulunduğu onlarca kişi hayatını kaybetti. 5 Nisan'da önce Azerbaycan, ardından Ermenistan ateşkes ilan etti.

Aliyev, Putin, Serkisyan

Toprak kayıplarıyla ilgili çelişkili açıklamalar gelse de, Azerbaycan'ın bazı kasabaları Ermenistan'dan geri aldığı biliniyor.

Bu dönemde Rusya, Ermenistan'a açık bir destek vermek yerine diyaloğun sürdürülmesi yönünde açıklamalar yaptı. Ermenistan ise, Azerbaycan'a açıkça destek ilan eden Türkiye'yi eleştirdi. Dönemin Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Serkisyan, "Türkiye, Karabağ'daki çözüm sürecinden tamamen uzak durmalı. Uluslararası toplum Karabağ'da güç kullanımını tartışırken, Azerbaycan'a dolaylı olarak desteğini açıklayan tek ülke Türkiye oldu" açıklaması yapmıştı.

Ateşkesin kalıcı hale gelmesi için 16 Mayıs 2016'da Azerbaycan lideri İlham Aliyev ve Serj Sarkisyan Viyana'da ABD, Rusya ve Fransa'nın arabuluculuğunda görüştü. Bu görüşmeler, 2008 sonrası ağırlık kazanan görüşmeler arasında en kapsamlısı oldu.Haziran ayında da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan lideri İlham Aliyev ve Serj Sarkisyan'la St. Petersburg'da bir araya geldi. Görüşmelerin ardından Azeri yetkililer, Ermeni ordusunun Dağlık Karabağ'daki bazı illerin sırasıyla terk edeceğini ve kalan bölgelerle Ermenistan arasında bağlantının sağlanacağını; ardından da bölgenin statüsü için görüşmelere başlanacağını açıklamıştı. Ancak Ermeni yetkililer bu açıklamaları yalanladı ve görüşmeler sonuçsuz kaldı.

Türkiye ile ilişkilere etkisi ne oldu?

Aliyev ve Erdoğan

Ermenistan bağımsızlığını ilan ettiğinde Türkiye hemen tanımış ve iki ülke arasında diplomatik ilişki kanalları açılmıştı.

Ancak 1993'te, Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'ı işgalinin ardından Azerbaycan'ın yanında yer alan Türkiye, Ermenistan sınırını kapattı ve diplomatik ilişkileri sınırlandırdı.

Ankara, sınırını açmak için işgalin sona ermesini beklediğini duyurdu.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye'nin Azerbaycan'a ihracatı 2019 yılında 1,6 milyar doları bulurken, bu ülkeden ithalatı 394,8 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Böylece toplam 2 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşıldı. Ancak iki ülke liderleri, Şubat ayında yaptıkları görüşmede ikili ticaret hacmini 15 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediklerini söyledi.Azerbaycan'dan gelen doğalgaz ve petrolün Türkiye'ye ve buradan Avrupa ve dünya piyasalarına geçişi için yapılmış doğalgaz boru hatları da kritik önemde. Azerbaycan, Avrupa'nın doğalgaz ve petrol talebinin yüzde 5 'ini karşılayarak bölgenin Rusya'ya olan bağımlılığını azaltıyor.

2016'da yaşanan çatışmalar, bu boru hatlarına çok yakın bir bölgede gerçekleşmişti.

2019 yılında Azerbaycan ihracatında Türkiye yüzde 14,6 ile ikinci sıradayken yüzde 3,7'si Rusya'ya gerçekleşmişti. İthalatta ise yüzde 16,8 ile Rusya birinci sırada, yüzde 12 ile Türkiye ikinci sırada geliyor.

https://youtu.be/jff12EfiY04

4 yılın ardından Dağlık Karabağ'da yeniden çatışma başladı

Temmuz 2020'de daha önce hiç çatışma yaşamayan Azerbaycan-Ermenistan sınırının Tovuz bölgesinde, ağır silahların da kullanıldığı çatışmalar meydana geldi.BBC Azerice Servisi editörü Könül Halilova, bölgedeki uzmanların, hem Ermenistan, hem de Azerbaycan liderlerinin koronavirüs salgını sürecini iyi yönetemediklerini, işsizliğin arttığını ve bu nedenle liderlerin halkın ilgisini başka yöne çekmek için böyle bir çatışmaya girmiş olabilecekleri yorumunu yaptıklarına dikkat çekti.

BBC Rusça Servisi editörü Famil İsmailov da hem Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın, hem de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in siyasi güç ve otoritelerini sağlamlaştırma sürecinde olduklarını söyledi.

Ermenistan'da 27 Eylül'de sıkıyönetim ilan edildi.

Kısa süren bu çatışmalarda Rusya, güvenlik işbirliği içinde olduğu Ermenistan'a açık askeri destek vermezken Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Azerbaycan'ı destekleyen nitelikte açıklamalar yaptı:

"Ermenistan'ın saldırganlığını örtme çabasının uluslararası camia tarafından da hiçbir şekilde kabul görmemesini temenni ediyoruz. Türkiye, toprak bütünlüğünü koruma mücadelesinde tüm imkanlarıyla Azerbaycan'ın yanında yer almaya devam edecektir."

Dağlık Karabağ bölgesinde çatışmalar Pazar günü yeniden başladı.

İki taraf da birbirini suçlarken, Türkiye Azerbaycan'a destek veriyor. Pazartesi günü konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bölgede Dağlık Karabağ'ın işgaliyle başlayan krize artık bir son verilmelidir. İşgale uğrayan topraklar Azerbaycan toprakları. 'Artık hesap vakti geldi' diyen Azerbaycan kendi göbeğini kendisi kesmek zorunda kalmıştır" ifadelerini kullandı.Ermenistan ise Türkiye'yi "gerilimi artırmakla" suçluyor. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye'nin Azerbaycan'a askeri uzmanlar, F-16 uçakları ve insansız hava araçları gönderdiği belirtildi. Azerbaycan iddiaları reddetti.

Bugüne kadar yaşanan her çatışmada olduğu Azerbaycan bölgedeki bazı köy ve kasabaların kontrolünü geri aldığını açıklarken, Ermenistan iddiaları yalanlıyor.

 | : Türkiye'nin 'a desteği tamdır

Giriş Tarihi: 27.9.2020  10:46Son Güncelleme: 27.9.2020  11:02

 haberi:  Ermenistan'ın 'a yönelik alçak saldırılarına tepki gösterdi. Dışişleri, "Türkiye'nin 'a desteği tamdır. Azerbaycan nasıl isterse, o şekilde yanında olacağız." dedi.

Son dakika | Dışişleri Bakanlığı: Türkiye'nin Azerbaycan'a desteği tamdır

Son dakika haberi... Dışişleri Bakanlığı "Türkiye'nin Azerbaycan'a desteği tamdır. Azerbaycan nasıl isterse, o şekilde yanında olacağız. Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve sivil kayıplara da yol açan Ermeni saldırısını şiddetle kınıyoruz." açıklamasında bulundu.

Son dakika haberi: Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarına Türkiye'den tepki 

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Ermenistan ordusu saat 06.00 sıralarında cephe hattı boyunca geniş kapsamlı provokasyonda bulunarak Azerbaycan ordusunun mevzilerine ve sivil yerleşim birimlerine büyük çaplı silahlar, top ve havanlarla ateş açtı.

Sivil ve askeri kayıpların netleştirildiği, Azerbaycan ordusunun da düşmanın provokasyonunu önlemek ve cepheye yakın bölgelerde yaşayan halkın güvenliğini sağlamak için misilleme tedbirlerinde bulunduğu bildirildi.

Öte yandan, bölgede görevli Anadolu Ajansı ekibi saldırıdan son anda kurtuldu.

ERMENİSTAN'A AİT 12 UÇAKSAVAR FÜZE SİSTEMİ İMHA EDİLDİ

Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan diğer açıklamada ise Azerbaycan ordusu komutanlığının sivil halkın güvenliğini sağlamak için tüm cephe boyunca bir karşı saldırı başlatmaya karar verdiği bildirildi.

"Kara birliklerinin, tank birimlerinin, füze ve topçu birliklerinin, insansız hava araçlarının desteğiyle cephede ve savunmanın derinliklerinde bulunan çok sayıda Ermeni askerini, tesis ve askeri araçlarını tespit ederek imha ettiği" aktarılan açıklamada, cephe hattının farklı yönlerinde Ermenistan'a ait 12 adet OSA uçaksavar füze sisteminin de imha edildiği belirtildi.

Açıklamada, Azerbaycan Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş helikopterinin Ermenistan ordusu tarafından Terter yönünde düşürüldüğü, mürettebatın hayatta olduğu bilgisine de yer verildi.

Son dakika: Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarına Türkiye'den tepki

Son dakika: 'ın 'a yönelik saldırılarına 'den tepki

'ın 'a yönelik saldırıya geçmesi üzerine  saldırıyı kınadı ve Azerbaycan'a  verileceğini duyurdu. Saldırılar sonrası Ak Parti'den ve Dışişleri Bakanlığı'ndan da tepkiler peş peşe geldi.

Türkiye'den Ermenistan'a sert tepki!

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın 'ın 'a yönelik saldırılarıyla ilgili sosyal medyadan açıklamalarda bulundu. Kalın, "Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısını şiddetle kınıyoruz. Ermenistan sivil yerleşim birimlerine saldırarak ateşkesi ihlal etmiş ve barış ve istikrara karşı olduğunu bir kez daha göstermiştir." dedi.

İbrahim Kalın şu açıklamalarda bulundu:

TEHLİKELİ PROVOKASYON

Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısını şiddetle kınıyoruz. Ermenistan sivil yerleşim birimlerine saldırarak ateşkesi ihlal etmiş ve barış ve istikrara karşı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Uluslararası toplum bu tehlikeli provokasyona derhal dur demelidir.

TÜRKİYE, AZERBAYCAN'IN YANINDA

 bu saldırılar karşısında Azerbaycan'ın yanındadır. Saldırılarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Azerbaycan yalnız değildir. Türkiye'nin tam desteğine sahiptir.

AK Parti'li Çelik: Türkiye, Azerbaycan'ın yanındadır

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısını kınayarak, "Türkiye, Azerbaycan'ın yanındadır. Bu saldırılar, Ermenistan'ın uluslararası hukuku tanımadığını bir kere daha gösterdi" dedi.

Türkiye'den Ermenistan'a tepki

AK Parti Sözcüsü Çelik, Twitter'daki hesabından yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısını kınadı. Ermenistan'ın bir kere daha hukuk tanımaz provokasyon gerçekleştirdiğini belirten AK Parti'li Çelik, şunları kaydetti:
"Ermenistan'a bağlı katliam şebekeleri bu saldırılarla insanlık suçu işliyor. Ermenistan'a karşı uluslararası toplum sesini yükseltmelidir. Türkiye Azerbaycan'ın yanındadır. Ermenistan ateşle oynuyor ve bölge barışını tehdit ediyor. Bu saldırılar Ermenistan'ın uluslararası hukuku tanımadığını bir kere daha gösterdi. Uluslararası toplum Ermenistan'ı mahkum etmelidir. Türkiye bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da Azerbaycan'ın yanında olmaya devam edecektir. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz."

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA

Saldırılar sonrası Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Türkiye'nin Azerbaycan'a desteği tamdır. Azerbaycan nasıl isterse, o şekilde yanında olacağız." denildi.

Son dakika: Türkiye'den Ermenistan'a tepki: Barışa karşı olduğunu gösterdi

Son dakika haberi... Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın 'ın 'a yönelik saldırılarıyla ilgili sosyal medyadan açıklamalarda bulundu. Kalın, "Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırısını şiddetle kınıyoruz. Ermenistan sivil yerleşim birimlerine saldırarak ateşkesi ihlal etmiş ve barış ve istikrara karşı olduğunu bir kez daha göstermiştir." dedi.

Giriş Tarihi: 27.09.2020  09:26 Güncelleme Tarihi: 27.09.2020  11:08

Son dakika: Türkiye'den Ermenistan'a tepki: Barışa karşı olduğunu gösterdi

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarıyla ilgili sosyal medyadan açıklamalarda bulundu. Kalın, "Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısını şiddetle kınıyoruz. Ermenistan sivil yerleşim birimlerine saldırarak ateşkesi ihlal etmiş ve barış ve istikrara karşı olduğunu bir kez daha göstermiştir." dedi.

Son dakika: Türkiyeden Ermenistana tepki: Barışa karşı olduğunu gösterdiSON DAKİKA: TÜRKİYE'DEN ERMENİSTAN'A TEPKİ: BARIŞA KARŞI OLDUĞUNU GÖSTERDİ

İbrahim Kalın şu açıklamalarda bulundu:

Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısını şiddetle kınıyoruz. Ermenistan sivil yerleşim birimlerine saldırarak ateşkesi ihlal etmiş ve barış ve istikrara karşı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Uluslararası toplum bu tehlikeli provokasyona derhal dur demelidir.

Türkiye bu saldırılar karşısında Azerbaycan'ın yanındadır. Saldırılarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Azerbaycan yalnız değildir. Türkiye'nin tam desteğine sahiptir.

AK Partiden saldırıya sert tepki: Türkiye Azerbaycanın yanındadırAK PARTİ'DEN SALDIRIYA SERT TEPKİ: TÜRKİYE AZERBAYCAN'IN YANINDADIR

AK PARTİ SÖZCÜSÜ ÖMER ÇELİK: TÜRKİYE AZERBAYCAN'IN YANINDADIR

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Ermenistan'ın saldırılarını şiddetle kınadıklarını açıkladı. Ömer Çelik şu ifadeleri kullandı:

Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısını şiddetle kınıyoruz. Ermenistan bir kere daha hukuk tanımaz bir provokasyon gerçekleştirdi. Ermenistan'a bağlı katliam şebekeleri bu saldırılarla insanlık suçu işliyor Ermenistan'a karşı uluslararası toplum sesini yükseltmelidir.

Türkiye Azerbaycan'ın yanındadır... Ermenistan ateşle oynuyor ve bölge barışını tehdit ediyor. Bu saldırılar Ermenistan'ın uluslararası hukuku tanımadığını bir kere daha gösterdi. Uluslararası toplum Ermenistan'ı mahkum etmelidir.

Türkiye bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da Azerbaycan'ın yanında olmaya devam edecektir. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Son dakika: Cumhurbaşkanı Aliyev: Ermenistan ordusuna ait askeri araçları imha ettik

Son dakika haberi...  , "Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak. Ermenistan ordusuna ait askeri araçları imha ettik" dedi.

Giriş Tarihi: 27.09.2020  11:01 Güncelleme Tarihi: 27.09.2020  11:17

Son dakika: Cumhurbaşkanı Aliyev: Ermenistan ordusuna ait askeri araçları imha ettik

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: "Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak. Ermenistan ordusuna ait askeri araçları imha ettik.

Ermenistan işgal ettiği topraklarımıza yasa dışı şekilde yerleşmeye çalışıyor. Ermenistan'ın başlattığı saldırı neticesinde şehit ve yaralılarımız var."

Son dakika: Dışişleri Bakanlığından sert tepki: Ermenistan barış ve istikrarın önündeki engel

Son dakika haberi... , "Sivil kayıplara yol açan Ermeni saldırısını kınıyoruz.  bölgede barış ve istikrarın önündeki engel" açıklamasını yaptı.

Giriş Tarihi: 27.09.2020  10:43 Güncelleme Tarihi: 27.09.2020  11:09

Son dakika: Dışişleri Bakanlığından sert tepki: Ermenistan barış ve istikrarın önündeki engel

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve sivil kayıplara da yol açan Ermeni saldırısını şiddetle kınıyoruz. Bu süreçte, tek yürek olarak Türkiye'nin Azerbaycan'a desteği tamdır" dedi

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısına ilişkin yöneltilen soruya yazılı cevap verdi. Aksoy, "Ermenistan Silahlı Kuvvetleri'nin bu ‪sabah ateşkesi ihlal ederek cephe hattında Azerbaycan ordusu ile Terter rayonuna bağlı Kapanlı, Ağdam rayonuna bağlı Çıraklı ve Ortakerbent, Fuzuli rayonuna bağlı Alhamlı ve Şükürbeyli ve Cebrail rayonuna bağlı Çocukmercanlı köylerini ağır silahlarla yoğun şekilde ateşe tuttuğunu öğrendik. Uluslararası hukukun açık ihlali olan ve sivil kayıplara da yol açan Ermeni saldırısını şiddetle kınıyoruz. Bu saldırılarla Ermenistan bölgede barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu bir kez daha göstermiştir. Azerbaycan, halkını ve toprak bütünlüğünü korumak için meşru müdafaa hakkını elbette kullanacaktır. Bu süreçte, tek yürek olarak Türkiye'nin Azerbaycan'a desteği tamdır. Azerbaycan nasıl isterse, o şekilde yanında olacağız. Uluslararası toplumu da haklının yanında durmaya davet ediyoruz. Bu vesileyle, şehit düşen Azerbaycanlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa ve Can Azerbaycan'a başsağlığı diliyoruz" ifadesini kullandı.

Son dakika: Türkiyeden Ermenistana tepki: Barışa karşı olduğunu gösterdiSON DAKİKA: TÜRKİYE'DEN ERMENİSTAN'A TEPKİ: BARIŞA KARŞI OLDUĞUNU GÖSTERDİ

Azerbaycan-Ermenistan sınır hattında tansiyon artıyor! Havan mermisi şarapnelleri görüntülendiAZERBAYCAN-ERMENİSTAN SINIR HATTINDA TANSİYON ARTIYOR! HAVAN MERMİSİ ŞARAPNELLERİ GÖRÜNTÜLENDİ

Ermenistan haddini aştı! Azerbaycanda yaşayan sivilleri hedef aldılar...ERMENİSTAN HADDİNİ AŞTI! AZERBAYCAN'DA YAŞAYAN SİVİLLERİ HEDEF ALDILAR...

Son dakika: Bakan Varank'tan koronavirüs aşısı açıklaması: Son aşamaya gelindi!

Son dakika haberi... Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, koronavirüse karşı 'nin yaptığı aşı geliştirme projelerinde son aşamaya gelindiğini belirterek, "İki projede hayvan denemelerini tamamladık, insan denemeleri kısmına geldik" dedi.

Giriş Tarihi: 27.09.2020  09:42 Güncelleme Tarihi: 27.09.2020  09:52

Son dakika: Bakan Varank'tan koronavirüs aşısı açıklaması: Son aşamaya gelindi!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Adıyaman Üniversitesi, TUBİTAK ve kentteki VETAL firması iş birliğinde koronavirüsle mücadele kapsamında aşı çalışmasının yürütüldüğü çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Atlardan elde edilen anti serum çalışmalarının yapıldığı Organize Sanayi Bölgesindeki laboratuarı ziyaret eden Bakan Varank, Adıyaman'da yürütülen çalışmaların Türkiye'deki en önemli at aşı tesisi olduğunu ifade etti.

Covid-19 Türkiye sınırlarına girmeden önce bilim insanlarıyla beraber bu hastalıkla nasıl mücadele edileceği yönünde toplantılar yaptıklarını anlatan Bakan Varank, "Bu toplantının sonucunda Covid-19 Türkiye Platformu'nu oluşturduk. Bu platform çatısı altında hem aşı geliştirme hem de ilaç geliştirme projelerimiz büyük bir kararlılıkla ve bilim insanlarımızın üstün gayretiyle devam ediyor" dedi.



Aşı geliştirme projelerinde iki projede hayvan denemelerini tamamladıklarını, insan denemeleri kısmına geldiklerinin altını çizen Varank, şöyle dedi:

"Türkiye'deki 3 aşı projemizde sona geldik diyebiliriz. Tabi ki bu aşıların geliştirilmesinin yanında bunun üretimi de önemli. Bunları Türkiye'de üretebilmek için alt yapıya sahip bütün şirketlerimizi geziyoruz. İşte burada Adıyaman'daki Vetal firması bizim önemli bir adayımız. Buradaki tesisleri Sağlık Bakanlığımızın onayının ardından buradaki tesisler insan aşısı üretmek için de çok rahat bir şekilde kullanılabilecek. Biz Sağlık Bakanlığımızla görüşmelerimizi yapıyoruz. Ekipler geldi, bu tesisleri ziyaret etti. İnşallah buradaki sertifikasyon çalışmalarından sonra insan denemeleri aşamasına gelen çalışmalarımızı burada üretimini yapıp FAZ-1 aşamasına taşımak istiyoruz. Tabi Vetal firmasının bunun yanında kendi yaptığı kendi çalışmalar var. Adıyaman Üniversite'sinden rektörümüz burada. Onların kendi anti serum çalışmaları var. Bunları da kendilerinden dinledik. Tüm bunlarla ilgili tüm Türkiye'de büyük bir gayretle bilim insanlarımız gerçekten çalışıyorlar. Ben kendilerine şükranlarımı sunuyorum."

Varank, Adıyaman'da böyle önemli bir tesisi görmüş olmaktan gurur duyduğunu belirterek, "İlk defa gelip kendi gözlerimle şahit olmuş oldum. Adıyaman'da böyle bir önemli tesisin bulunmasından gurur duydum. İnşallah bu tesislerle ülkemize şifa olacak aşıları kendimiz üretebileceğiz ve vatandaşlarımızın hizmetine sunabileceğiz. Türkiye'de diğer ülkelerle yapılan bazı faaliyetler de var. Onlarla ilgili de klinik çalışmalar devam ediyor. Bütün amacımız bilimle bu hastalıktan kurtulmak. Biz buradan bilim insanlarımızın çalışmalarımızdan son derece memnunuz. Yurtdışıyla karşılaştırdığımızda onlardan eksik kalır hiçbir tarafımız yok. Hatta çok inovatif aşı denemelerini, ilaç denemelerini bizim insanlarımız yapıyor. İnşallah buradaki tesislerle de burada netice almak için son sürat çalışmalarımıza devam ediyoruz" diye konuştu.

Hayvan denemeleri tamamlanmış aşıların var olduğuna da vurgu yapan Bakan Varank, "Sağlık Bakanlığımıza dosyalarımız teslim edildi. Sağlık Bakanımızın öncülüğünde onlar da gerekli değerlendirmeleri hızlı bir biçimde yapıyorlar. Çok kısa bir süre içerisinde FAZ-1 e geçebileceğimize biz inanıyoruz. Yeter ki; bu süreçler bir an önce tamamlansın. Bunun gibi önemli tesislerde de en azından FAZ-1 FAZ-2 aşamalarında kullanılacak aşılar üretilebilsin. Biz kısa bir süre içerisinde insan denemelerine başlayabileceğimize inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Canlı Corona Virüsü Haritası - Corona Virüsü Ölü ve Vaka Sayısı Son Durum

Mısır'da halk darbeci Sisi'ye karşı ayaklandı: Defol!

Giriş Tarihi: 25.09.2020  18:11 Güncelleme Tarihi: 25.09.2020  18:16

Sürgünde yaşayan Mısırlı muhalif müteahhit 'nin yaptığı "rejim karşıtı gösteriler düzenlenmesi" çağrısı üzerine 20 Eylül'de başlayan eylemler, cuma namazından sonra bugün de devam etti.

Mısır'da halk darbeci Sisi'ye karşı ayaklandı: Defol!

Sosyal medyada yayınlanan görüntüler ve Mısır rejimi muhalefetine ait haber sitelerine göre, "Öfke Cuması" olarak isimlendirilen eylemler kapsamında cuma namazının ardından ülkenin farklı kentlerinde gösteriler düzenlendi.

Başkent Kahire'nin en önemli noktalarından Nasr Caddesi'ni trafiğe kapatan eylemciler, Şobra el-Hıyme bölgesinde ise polisle karşı karşıya geldi.

EYLEMLERDE "SİSİ DEFOL" SLOGANLARI ATILDI

"Sisi defol" ve "Sisi'yi bir şekilde devireceğiz" şeklinde sloganlar atan eylemcilerden bazılarının "25 Eylül 2020" diyerek bugünün tarihini ifade ettiği bildirildi.

Giza, Dimyat, Mansura, Minye, Asvan ve Luksor gibi kentlerde sokaklara dökülen göstericilere müdahale eden polisin bazı eylemcileri tartakladığı cep telefonuyla çekilmiş görüntülere yansıdı.

Yazılı bir açıklama yapan İspanya'da yaşayan muhalif müteahhit Muhammed Ali, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye seslenerek, "Tahrir ve Ramses meydanları gibi başkentin simgesel özelliği bulunan alanları halka açmasını" istedi.

Mısır'da Sisi'ye karşı büyük ayaklanma! Halk sokaklara döküldü | Tarafsız Haber AjansıNE OLMUŞTU?

Sosyal medya kullanıcıları dün bir açıklama yaparak, Mısır'da bugün yapılması planlanan yönetim karşıtı "Öfke Cuması" gösterilerine geniş katılım sağlanması için halka sokağa çıkma çağrısında bulunmuştu.

Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi destekleyen "Darbeyi Red ve Meşruiyet İçin Ulusal Koalisyonu" da dün yaptığı açıklamayla Cumhurbaşkanı Sisi karşıtı halk hareketinin yanında yer aldığını duyurmuştu.

Mısır'da halk ayaklandı! ''Sisi'nin sonu an meselesi''

Paylaştığı videolu mesajlar ile hızla takipçi sayısını artıran Mısırlı iş insanı Muhammed Ali, Abdulfettah es Sisi’yi devirmek için halkı gösteri düzenlemeye çağırıyor.

Bize ilham veren, devrimin gerçek öğretmeni ve gerçek lideri olan Mısır halkına minnettarlığımı sunuyor, onları en kalbi saygı duygularımla selamlıyorum.

20 Eylül gösterileri belirli elitlerin veya siyasi güçlerin protestoları değil, halkın kalbinden çıkan gerçek halk protestolarıdır.
Bu hareket, Mısır sokaklarında görkemli ve ayırt edici bir başlangıç olup devamına etki edecektir. Yakında Mısır'da ne olacağını tüm dünya görecek.

Zafer'in yakınlığını ve Sisi rejiminin sonunu hissediyorum. Bu bir vakit meselesi haline geldi. Halkın büyük yürüyüşünü tamamlamalıyız.

Protestolara katılanların çoğu yirmili yaşlarındaki gençler. Mısır'ın geleceği yeni nesillerle umut verici.
Şimdi olan şey, daha geniş bir hareketin mukaddimesi ve ülke çapında yayılacak tam teşekküllü bir devrimin başlangıcıdır. Herkes gelecek olanı beklemelidir.

Sisi Cuntası Amasya'da Protesto Edildi

Mısır, modern tarihi boyunca en kötü ve en çirkin koşullarını yaşıyor. Yabancı işgali bile bizlere Sisi'nin yaptığını yapmadı.
Polis güçleri geri adım atmaya başladı. Artık Sisi'yi eskisi kadar güçlü şekilde desteklemiyorlar.

Ordu içinde Sisi'nin uygulamalarından dolayı artan bir huzursuzluk ve kabullenmeme var. Bu yüzden ordu, gösterileri bastırmaya katılmadı.

Muhalif yapılardan uzakta bağımsız olarak çalışıyorum. Çünkü ben "Galabe (kimsesizler)'' ile Mısır halkının umumuyla birlikteyim ve onlarla kalacağım.

Sisi, Mısır'ı ve Mısırlıları yakmaya karar verdi ve geri adım atmayacak. Onun tahtını her gün sallamalı ve devirmeliyiz.
Sisi rejimi, son gösterileri büyük bir korku ve endişeyle karşıladı. Çok yakında (rejimin) ölüm belgesini tüm dünyaya açıklayacağız.

Sisi medyası bulanık sularda balık tutmaya çalıştı.

100 milyon Mısırlı gösteri yapsaydı, "Samsung Medya (Mısırlıların, Sisi yanlısı medya birimlerine taktığı isim)" Sisi'ye karşı tek bir göstericinin olmadığını iddia ederdi.

Mısırlı sanatçı ve müteahhit Muhammed Ali, "Mısır'ın Pazar günü tanık olduğu protesto hareketi, ülkemiz tarihinde ender bir şey olup Mısır sokaklarında ciddi ve farklı bir başlangıçtır. Bu hareketlenmenin bir sonucu olacak ve tüm dünya, Allah'ın yardımı ve özgür Mısırlıların mücadelesi sayesinde yakında Mısır'da neler olacağını görecek." dedi.

yeterartıksisi hashtag on TwitterMuhammed Ali, "Bu protestoların kaynağının halkın kalbi olduğunu ve Mısırlıların kalplerinde ve zihinlerinde artan öfke durumundan etkilendiğini" ekledi.

Ali, "Zaferin yaklaştığını ve Sisi rejiminin sonunun bir zaman meselesi haline geldiğini hissettiğini'' söylerken ''Bu nedenle, hepimizin bu fırsatı değerlendirip, insanların kanlarıyla yazdıkları yolu tamamlamak için gece gündüz çalışmalıyız ve bu uğurda en büyük fedakarlığı yapmalıyız." dedi.

Muhammed Ali, bu büyük protestolara katılanların çoğunluğunun gençler olduğunu belirterek, ''Bu, pek çok alandaki ve vilayetteki güvenlik önlemlerinin şiddetine rağmen coşku yoğunluklarını ve korkusuzluklarını gösterme cesaretiyle kanıtlandı. Bu da Mısır'ın geleceğinin bu yeni nesiller ile umut verici ve göz kamaştırıcı olduğu anlamına geliyor.'' dedi.

Mısırlı iş adamı Muhammed Ali, Sisi rejiminin, ''Gösterilerin büyük bir korku ve endişeyle karşıladığını, çünkü bu protestoların toplumun köklerinden kaynaklandığını ve ülkenin son yedi yıldır tanık olduğu diğer gösterilere benzemediğini kesin olarak anladığını'' vurguladı. "

''Bu, Sisi rejiminin sonunun gerçek başlangıcıdır. Çok yakında (rejimin) ölüm belgesini tüm dünyaya açıklayacağız."

Muhammed Ali'nin Arabi21 ile gerçekleştirdiği röportajın tamamamı Mepa News okurları için Türkçeleştirildi:

Mısır'da yaşanan protestolar hakkında yorumunuz nedir?

Çok mutluyum. Bu 20 Eylül 2019'dan sonra hayatımın en mutlu ikinci günü. Mısır halkı hepimizin gözünü kamaştırıyor. Bize, korku duvarlarını kırabildiklerini ve Sisi'nin tüm gücü ve kuvvetiyle Mısırlılara empoze etmeye çalıştığı korkunç sessizlik bariyerini aşabildiklerini gösteriyorlar. 

En kalbi duygularımla sokakta, somut bir başlangıçla hareket eden büyük Mısır halkını, ailemi, kardeşlerimi selamlıyorum. Tüm dünya yakında Mısır'da ne olacağını Allah'ın yardımı ve özgür Mısırlıların mücadelesi sayesinde görecek.

Mısır'da halk sokaklara indi: 'Defol Sisi seni istemiyoruz'

Zaferin yakın olduğunu ve Sisi rejiminin sonunun an meselesi olduğunu hissediyorum. Bu nedenle hepimiz bu fırsatı değerlendirmeli ve insanları kanlarıyla yazdığı süreci tamamlamak için gece gündüz çalışmalıyız.

Bu gösteriler, hiçbir şekilde belirli elit kesimlerin veya siyasi güçlerin protestoları değildir. Bunlar, bu halkın kalbinden çıkan, Mısırlıların kalplerinde ve zihinlerinde artan öfke durumundan etkilenen gerçek protestolardır. Bu öfke ve farkındalık hali, herkesin göğsüne sarkan korku ve sessizlik duvarlarını paramparça etmeye başladı.

Tahminlerinize göre bu protestolara güçlü bir şekilde katılan belirli kesimler var mı?

Farklı kesimlerden birçok kişi bu protestolara katıldı. Ancak Mısır sahasında bu kez yeni olan şey, bu büyük protestolara katılanların çoğunluğunun yirmili yaşlarındaki ve hatta daha genç kişilerin olmasıydı. Bu, Mısır'ın geleceğinin, bu yeni nesiller ve bu gelecek vaat eden gençlerle umut verici ve göz kamaştırıcı olduğunu gösteriyor. Onlar bugün olduğumuzdan daha iyi bir geleceği hak ediyorlar. Birçok alandaki ve eyaletteki güvenlik önlemlerinin şiddetine rağmen coşkularını ve korkusuzluklarını gösterme cesaretlerinden fark ettik bunu.

Bu protestolara yaygın katılım sağlanmasının sebebi hakkında ne dersiniz?

Halkın büyük tepkisi ve artan halk öfkesi, bu zalim ve baskıcı rejimin yol açtığı ekonomik, sosyal ve güvenlik krizlerinin yanı sıra Mısır'ı baştan sona etkileyen adaletsizlikten kaynaklanıyor.

Burada kritik yaşam seviyesinin, ekonomik, sosyal koşulların ve iktidar ile insanlar arasındaki farkın, Mısır tarihinin en kötüsü olduğunu vurgulamak istiyorum. Mısır, İngiliz veya Fransız işgali sırasında bile bu halde değildi. Ne yazık ki, Sisi'nin yetkisi saygıdeğer her şeyi ihlal etti, kabul edilemez her şeyi işledi ve Mısır'ın tüm insani değerlerini çiğnedi. Öyle ki hiçbir kırmızı çizgi kalmadı.

Hiçbir aklı başında kimse Mısır halkının azami öfke seviyesine ulaştığını, aşırı yük altında olduğunu ve özellikle ekonominin, sağlığın, eğitimin, güvenliğin ve ev yıkımlarının çöküşünün ışığında patlamanın köşesinde olduğunu inkar edemez. Sisi'nin Mısırlılara sunabileceği hiçbir şey yok. Tüm seçeneklerini ve prosedürlerini tüketti. Elinde yeni bir şey yok, kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış birçok Mısırlı için ölüm ve yaşam eşit durumda.

Sisi karşıtı gösteriler öncesi Mısır'da kırmızı alarm

Güvenlik güçlerinin göstericilere müdahelesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Geçmişte olduğu gibi kaba bir müdahale yoktu. 25 Ocak devrimi olayları sırasında meydana gelen baskıcı güvenlik uygulamalarına tanık olmadık. Bununla birlikte, güvenlik güçlerinin göstericilere yönelik bazı saldırıları olduğu inkar edilemez. Ancak daha önce olanlara kıyasla sınırlı saldırılardı.

Sizce bunun sebebi nedir?

Bu, polisin Sisi'nin aptallığından sıkılmaya başladığını ve polis güçlerinin bir adım geri adım attığını, son birkaç yılda olduğu gibi artık Sisi'yi güçlü bir şekilde desteklemediklerini gösteriyor. Bir saat dahi iktidarda kalmayı hak etmeyen Sisi'ye tepkisini belli etmek için milyonlarca Mısırlı sokaklara ve meydanlara inerlerse bu geri adımın giderek farklı geri adımlarla takip edileceğini umuyorum.

Geçtiğimiz günlerde benimle iletişime geçen bazı polis memurları da beni arayıp protesto ve gösteri çağrılarıyla dayanışma içinde olduklarını, ülkenin gerileme ve kötüleşmesinden memnuniyetsizliklerini teyit ettiklerini söylemek istiyorum. Hatta bazıları, protestoları desteklemek ve Sisi'yi devirmek için doğrudan ya da dolaylı olarak bir rolleri olabileceği ihtimalini ima etti.

Ayrıca doğru okunması gereken önemli bir şey var. Bu öfkeli protestolar karşısında tek bir asker olmaması ve Mısır ordusunun olay yerinden tamamen kaybolması, askeri kurumun Mısır halkının iradesinden taraf tutmaya başladığını doğruluyor.

Mısırlılar korku duvarını aştı: Protestolar yayılıyor

Sizce ordu, Mısır'daki gösterilerin olduğu yerlerde neden yoktu?

Çünkü ordu içinde Sisi'nin uygulamalarından artan bir huzursuzluk ve nefret var. Herkese silahlı kuvvetler içinde hayal gücünün ötesinde bir gerginlik olduğuna, ordunun ana biriminin Sisi'nin faaliyetlerinden tamamen memnun olmadığına ve ordunun, Sisi'nin askeri yapı da dahil herkesi uçurumun ve yıkımın eşiğine götüreceğini fark ettiklerine dair güvence veriyorum.

 20 Eylül protestolarında bu sahneyi bekliyor muydunuz?

Asla. Aslında bu sahneyi tam olarak beklemiyordum. 20 Eylül 2019'da gerçekleşen kitlesel ve büyük gösterilere şaşırdığım gibi buna da şaşırdım. Özellikle bu büyük hareketlenme için herhangi bir düzenleme ya da organizasyon olmadı. Buna ek olarak muhalif taraflar bu protestolara katılmaya davet edilmedi. Benim davetim dışında başka bir davet yoktu. Bu halk her zaman göz kamaştırıyor ve bizi olabildiğince memnun ediyor.

Gerçekten dün olanların dörtte birinin bile gerçekleşeceğini hayal etmemiştim. Cin şişesinden çıkmaya başladı ve tüm meşru haklarını elde edene kadar şişeye geri dönmeyecek. Şimdi olan şey, daha geniş bir hareketlenmenin başlangıcı. Ülke geneline yayılacak tam teşekküllü bir devrimin başlangıcı olacak. Herkes gelecek olanı beklemelidir.

Yurt içinde veya yurt dışında muhalif kişilerle ortak çalışmadaki pozisyonunuz nedir?

Şu anda sadece Mısır halkıyla çalışıyorum. Yurtiçinde ve yurtdışında tüm muhalif kimselere büyük bir saygı duysam da, protestoları destekleme ve Mısır halkı gibi gösterilere katılma hakkına sahip muhalefetten bağımsız olarak çalışıyorum. Elbette herkesin bu gösterilere katılma ve onlar hakkında fikirlerini açıklama hakkı var. Ancak rollerini veya fedakarlıklarını küçümsemediğim hiçbir muhalif kimseyle hiçbir bağlantım olmadığını, "Galabe (kimsesizler)" ile bir arada bulunduğumu ve bulunmaya devam edeceğimi beyan ederim.

Mısır'ın Sina Yarımadası'ndaki kayıp savaşı

Sizce hangisi daha güçlü? Eylül 2019 protestoları mı yoksa Eylül 2020 protestoları mı?

Bu protestoların diğerlerinden daha güçlü ya da daha büyük olduğunu söyleyemem çünkü Eylül 2019'da olanlar, Eylül 2020 protestolarını tamamlıyor. Önceki ve şimdiki gösterileri birbirinden ayırma söz konusu olamaz çünkü bunlar tek bir şey. Geçen yıl yaşananlar, devrimin kıvılcımının, korku ve sessizlik bariyerini aşmanın fiili başlangıcıydı. Dün olanlar ise (20 Eylül) Eylül 2019'da patlak veren ve son dönemde yaşanan tüm acımasız güvenlik kontrollerine ve tutuklamalara rağmen Mısırlıların korku ve baskı duvarını tam anlamıyla kırdıkları devrimin başlangıcıydı.

- Bazıları sizi, Mısırlıları defalarca gösteriye davet ederek daha fazla vatandaşın tutuklanmasına neden olmakla suçladı. Bu tutuklamalardan gerçekten sorumlu musunuz?

Tutuklama girişimleri, Sisi'nin 2013 yazında Ocak devrimine karşı yaptığı darbeden bu yana bir gün durmadı. Bu kişilere şunu söylüyorum:

Muhammed Ali ortaya çıkmadan önce Mısır'da tutuklama yok muydu? Muhammed Ali, 25 Ocak 2020'de muhalefet güçleriyle siyasi çalışmalarından emekli olduğunu ilan ettikten sonra tutuklamalar durdu mu?

Herkes bilmeli ki Sisi, hayatının son saatine kadar tüm Mısırlılara yönelik baskıcı tedbirlerini ve tacizini asla durdurmayacaktır. Çünkü bu "embesil" Mısır'ı ve Mısırlıları yakmaya karar verdi. Bu günahından geri adım atmayacak. Ona değişikliği dayatmalıyız. Onu her gün yavaş yavaş gücünün tepelerinden uzaklaştırıp tahtından indirmeliyiz.

- Rejimin bu protestoları nasıl karşıladığını düşünüyorsunuz?

Sisi rejimi, gösterileri yoğun bir korku ve endişeyle karşıladı. Çünkü bu protestoların toplumun köklerinden ve rahminden çıktığının, ülkenin son yedi yıldır tanık olduğu diğer gösterilere benzemediğinin, tamamen farklı olduğunun kesinlikle farkında. Eminim ki bu gösteriler Sisi rejiminin sonunun gerçek başlangıcıdır. Çok yakında (rejimin) ölüm belgesini tüm dünyaya açıklayacağız.

- Ancak Sisi medyası gerçekleşen herhangi bir protesto gösterisi olmadığını iddia ederek durumun sakin ve tamamen istikrarlı olduğunu söyledi. Yorumunuz nedir?

Bu normal olan ve onlardan beklenen bir şey. Onlardan başka bir şey yapmaları beklenmez zaten. Mısır'da 100 milyon Mısırlı dışarı çıksa bile Sisi'ye karşı tek bir göstericinin çıkmadığını söyleyecek, durumu inkar edip düpedüz yalanlar ile kabul etmeyecekler.

Bu, 25 Ocak'ta (2013) dünyanın Mısır'da olan bitenle çalkalandığı, farklı eyaletlerde kitlesel gösterilerin dolup taştığı sırada Mübarek'in medyasının hiçbir gösteri veya protesto olmadığını iddia etmesine benzer. Bu nedenle "Samsung medya'' dan (Mısırlıların, Sisi yanlısı medyaya verdiği isim) farklı bir şey beklenilmez.

Mısır lideri Sisi, BAE-İsrail anlaşmasından memnun

- Sonraki adımlar nelerdir? Gelecekte bizi ne bekliyor?

Umuyorum ki büyük ölçekli protestolar, önümüzdeki günlerde Mısır'ın tüm bölgelerine ulaşacak şekilde daha da artacak. Yeni coğrafi bölgeler ve farklı kesimlerin, Sisi'nin iktidarı terk edişine kadar durmayacağı bu protestolara katılacağını umuyoruz. Zira bu nihai bir hedef ve bundan asla vazgeçilmeyecek.

Önümüzdeki saatlerde ve günlerde meyve verene kadar durmayacak olan sürekli hareketliliğimizin detaylarını bir süre sonra açıklayacağız.''

Muhammed Ali, başkent Kahire’nin Nil Nehri kıyısındaki kenti Gize’de büyüdü. Eski bir vücut geliştirme şampiyonu olan babası Ali Abdulhalik'in iş dünyasına atılmış olması sebebiyle Muhammed Ali de "Emlak" isminde bir inşaat şirketinin sahibi oldu.

Muhammed Ali'nin kendi ifadelerine göre, ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan Mısır ordusuyla 15 yıl boyunca çeşitli işler yaptı.

Sosyal medyada geçen sene Eylül ayının başından beri paylaştığı videolu mesajlar ile hızla takipçi sayısını artıran Mısırlı iş insanı ve sanatçı Muhammed Ali, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi’yi devirmek için halkı gösteri düzenlemeye çağırıyor.

Son dakika: Dünyanın beklediği haber açıklandı... Yer yerinden oynadı!

Giriş Tarihi: 24.9.2020  01:55 Son Güncelleme: 24.9.2020  08:12

100 gündür protesto ediliyordu, karar açıklanmadan önce OHAL ilan edildi. "Ayaklanma çıkabilir" açıklaması yapıldı. Nefesler tutuldu ve karar açıklandı. Ne olduysa ondan sonra oldu...

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Terör örgütü PKK'da çözülmeler sürüyor...Evlat nöbetindeki bir aile daha evladına kavuştu
Terör örgütü PKK'da çözülmeler sürüyor...Evlat nöbetindeki bir aile daha evladına kavuştu
Başkan Recep Tayyip Erdoğan 81 il teşkilatı ile bayramlaşma programında konuştu….
Başkan Recep Tayyip Erdoğan 81 il teşkilatı ile bayramlaşma programında konuştu….