hediye patlayan kutu

Advert antalya escort
bodrum escort

Son dakika: Başkan Erdoğan’ın doğal gaz müjdesi Rus ve Çin medyasında! Çarpıcı ifadeler.

Son dakika: Başkan Erdoğan Filistin Devlet Başkanı Abbas ile telefonda görüştü -- Sapık avukata 141 yıl hapis! Bürosundaki 5 stajyer kadına...-- Son dakika: MEB'den flaş meslek lisesi kararı -- Dünya bu sonuca kilitlendi! İstanbul'da da yapılacak -- Kadıköy'deki maske gerginliği büyük ses getirmişti! Rana Batı o anları anlattı -- Akıncı TİHA'dan büyük başarı! --EGM'den son dakika Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü açıklaması --İçişleri Bakanlığı'ndan corona virüs tedbiri açıklaması! İhbar yağıyor

Son dakika: Başkan Erdoğan’ın doğal gaz müjdesi Rus ve Çin medyasında! Çarpıcı ifadeler.
Son dakika: Başkan Erdoğan’ın doğal gaz müjdesi Rus ve Çin medyasında! Çarpıcı ifadeler. Admin
Bu içerik 46 kez okundu.
Advert

Son dakika: Başkan Erdoğan’ın  müjdesi Rus ve  medyasında! Çarpıcı ifadeler

Giriş Tarihi: 22.08.2020  16:48 Güncelleme Tarihi: 22.08.2020  16:55

Son dakika haberi... Başkan ’ın,  açıklarında Türkiye tarihinin en büyük  rezervinin bulunduğuna dair açıklamaları Rus ve  basınında geniş yer bulurken birçok uzman konuyla ilgili farklı görüşlere yer verdi. ’nın en büyük  şirketlerinden olan RusEnergy şirketinin Petrol ve Gaz araştırma uzmanı  radyosuna yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin yılda 10 milyar metreküp gaz çıkarabileceğine dikkat çekerek, “Türkiye gerekli yatırımlara hemen başlaması durumunda 2023 yılında gaz çıkarmaya başlayabilir. Türkiye şuanda yıllık 47-48 milyar metreküp gaz tüketiyor. Bu gazın bir kısmını ’dan bir kısmını ’dan alıyor. Bazı ülkelerden de katılaştırılmış gaz alabiliyor. Eğer Türkiye kendi çıkaracağı gazın yanı sıra Azerbaycan ile İran alternatiflerini kullanırsa Rus gazını almadan da yapabilir” diyerek bunun Rusya için büyük sorunlara neden olabileceğini ifade etti.

Erdoğan’ın doğal gaz açıklaması Rus ve Çin medyasında

Başkan Recep Tayyip Erdoğan hafta başında bugün için önemli bir müjdeyi Türk halkına duyuracaklarını açıklamasının üzerine tüm dünyanın gözü Türkiye'ye çevrildi.

Erdoğan'ın Karadeniz açıklarında 320 milyar metreküp doğal gaz bulunduğunu açıklaması üzerine Rus basını Başkan Erdoğan'ın açıklamalarını okuyucularına sok dakika haber olarak duyurdu. Rusya'nın TASS haber ajansı abonelerine ve okuyucularına aktardığı haberde Erdoğan'ın bulunan doğal gaz ile ilgili verdiği bilgiler yer aldı. Tass haber ajansı haberinin başlığında, "Türkiye, Karadeniz'de büyük bir doğal gaz rezervi buldu" ifadelerini kullandı.



Rusya'nın önemli haber ajanslarından biri olan Ria Novosti'de yine Erdoğan'ın aktardığı bilgilerden yola çıkarak bulunan doğal gaz rezervi ile ilgili teknik bilgilere yer verirken haberinin başlığında ise "Türkiye, Karadeniz'de doğal gaz buldu" başlığını kullandı. Rusya'nın önemli haber kanallarından biri olan iz.ru'da Erdoğan'ın açıklamaları geniş yer bulurken haberde Türkiye'nin Akdeniz ile Karadeniz'de doğal gaz ve petrol arama çalışmaları hakkında yaşanan süreçler hatırlatıldı. Rusya'da yayın yapan önemli ekonomi portallarından İnvesting.ru ise Erdoğan'ın ifadelerini kullanarak duyurduğu haberde bulunan doğal gaz rezervinin ülke tarihinde bugüne kadar keşfedilen en büyük rezerv olduğuna dikkat çekti.



ANALİSTLERDEN RUSYA İÇİN KAYGILANDIRICI YORUMLAR GELDİ
Rusya'nın ekonomi analistleri Başkan Erdoğan'ın Türk halkı için müjdelediği doğal gaz bulunmasına dair önemli görüşler bildirdi. Rus basınına beyanat veren Ulusal Enerji Güvenliği Vakfı Baş Analisti İgor Yuşkov çok çarpıcı ifadeler kullanarak, "Mavi Akım ve TürkAkım boru hatlarından Türkiye'nin gaz alımı var. Türkiye'nin bu hatlar üzerinden gaz alımı ilkbahar ve yaz aylarında düşüyor. Türkiye'nin bulduğu doğal gaz nedeniyle bir hattı gözden çıkarabilir. Mavi Akım Gazprom'a ait değil. Botaş'ın da burada hissesi var. Türkler için Mavi Akım'dan gaz alımını durdurmak daha akılcı olacaktır" dedi.



TÜRKİYE, AVRUPA ÜLKELERİNDE EN AZ GAZ ALAN ÜLKE DURUMUNA DÜŞEBİLİR
Türkiye'nin bulduğu gazın hatırı sayılabilir oranda büyük bir rezerv olduğunu söyleyen Yuşkov, "2020 Gazprom için Türk pazarındaki en kötü yıl olabilir. Türkiye'nin bulduğu doğal gaz haricinde 2017 ve 2019 yıllarına oranla 2020 yılında Türkiye'ye daha az gaz akışı yapıldı. Türkiye, Rusya'nın Avrupa pazarına gaz akışı sağladığı ülkeler arasında en az gaz alabilen ülke durumuna düşebilir" dedi.
Türkiye'nin bulduğu doğal gaz nedeniyle biten enerji anlaşmalarının yeni görüşmelerinde Türkiye'nin daha güçlü pozisyona geldiğini ifade eden Yuşkov, Libya ve Suriye konularında Rusya ile anlaşmazlıkları olan Türkiye'nin Moskova üzerinde büyük bir baskı kurabileceğine dikkat çekti.



TÜRKİYE, RUS GAZINI ALMASINA GEREK KALMAYABİLİR
Rusya'nın en büyük petrol şirketlerinden olan RusEnergy şirketinin Petrol ve Gaz araştırma uzmanı Mikhail Krutikhin, Ekho Moskvy radyosuna yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin yılda 10 milyar metreküp gaz çıkarabileceğine dikkat çekerek, "Türkiye gerekli yatırımlara hemen başlaması durumunda 2023 yılında gaz çıkarmaya başlayabilir. Türkiye şuanda yıllık 47-48 milyar metreküp gaz tüketiyor. Bu gazın bir kısmını Azerbaycan'dan bir kısmını İran'dan alıyor. Bazı ülkelerden de katılaştırılmış gaz alabiliyor. Eğer Türkiye kendi çıkaracağı gazın yanı sıra Azerbaycan ile İran alternatiflerini kullanırsa Rus gazını almadan da yapabilir" diyerek bunun Rusya için büyük sorunlara neden olabileceğini ifade etti.
Türkiye'nin Karadeniz'de keşfettiği doğal gaz rezervi Çin basınında da geniş yer buldu. Çin'in resmî haber ajansı Xinhua, dün Erdoğan'ın Türkiye'nin Karadeniz'de doğal gaz keşfettiği müjdesini 'flaş haber' olarak duyurdu.



Çin'de iktidardaki Komünist Parti'nin İngilizce yayımlanan resmî gazetelerinden Global Times'in haberinde, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'nin Karadeniz'de büyük miktarda doğal gaz rezervi keşfettiğini söylediği aktarıldı. Haberde, Türkiye'nin Fatih sondaj gemisinin, Tuna-1 kuyusunda 320 milyar metreküplük bir doğal gaz rezervi keşfettiğine işaret edilerek, Başkan Erdoğan'ın "Türkiye, tarihindeki en büyük doğal gaz keşfini yaptı" ifadelerine yer verildi.

Global Times'in haberinde, Türkiye'nin Karadeniz doğal gazını 2023 itibarıyla kullanıma sokmayı hedeflediği de belirtildi.
Komünist Parti'nin resmî yayın organlarından People's Daily grubu çatısı altındaki Huanqiu Wang'da yer alan haberde ise Erdoğan'ın geçtiğimiz hafta içinde, Cuma günü "Türkiye için yeni bir dönemi başlatacak" iyi bir haber vereceği hatırlatıldı. Haberde, Erdoğan'ın açıkladığı Karadeniz'de keşfedilen doğal gaz rezervinin Türkiye'nin 20 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabileceğinin belirtildiği de aktarıldı.



Diğer yandan, Şanghay merkezli The Paper gazetesinde çıkan haberde de Türkiye'nin Karadeniz'de yaptığı 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervi keşfiyle enerjide dışa bağımlılığını azaltmayı umduğunun altı çizildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın "Enerji sorununu çözmeye kararlıyız ve net enerji ihracatçısı olana kadar sıkı şekilde çalışacağız" ifadelerine de yer verilen haberde, Albayrak'ın söz konusu doğal gaz sahasının ülkenin cari açığının kapanmasını sağlayacağını söylediği de aktarıldı.

Jiemian Xinwen haber portalında yer alan haberde ise Enerji Bakanı Fatih Dönmez'in Karadeniz'deki doğal gaz keşfi ile ilgili açıklamalarına yer verildi. Haberde, Bakan Dönmez'in yeni doğal gaz rezervinin ekonomik değerinin 65 milyar dolar olduğunu açıkladığı ifade edildi.

Son dakika: Başkan Erdoğan Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile telefonda görüştü.

Başkan  Başkanı  ile telefonda görüştü. Zelenskiy görüşmede, 'nin 'deki büyük  keşfi dolayısıyla Başkan Erdoğan'a tebriklerini iletti.

Giriş Tarihi: 22.08.2020  16:48 Güncelleme Tarihi: 22.08.2020  16:55Son dakika: Başkan Erdoğan Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile telefonda görüştü.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile telefonda görüştü. Zelenskiy görüşmede, Türkiye'nin Karadeniz'deki büyük doğal gaz keşfi dolayısıyla Başkan Erdoğan'a tebriklerini iletti.

ABBAS İLE DE GÖRÜŞTÜ
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile telefonda görüştü.

İkili ilişkiler ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı görüşmede Başkan Erdoğan, Türkiye'nin Filistin'in haklı davasına olan desteğini yineledi.

TÜRKİYE'NİN BAŞARISI FİLİSTİN'İN BAŞARISI
Mahmud Abbas, büyük doğal gaz keşfinden dolayı Erdoğan'a tebriklerini ileterek, Türkiye'nin başarısının Filistin'in başarısı olduğunu ifade etti.

Son dakika: Başkan Erdoğan Filistin Devlet Başkanı Abbas ile telefonda görüştüSON DAKİKA: BAŞKAN ERDOĞAN FİLİSTİN DEVLET BAŞKANI ABBAS İLE TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Türkiye'nin denizlerdeki  filosu bayrağımızı dalgalandırmaya devam ediyor! Yeni keşifler yolda

Türkiye, toplam 5 gemiyle Doğu Akdeniz başta olmak üzere tüm uluslararası sularda bayrağını dalgalandırmaya devam ediyor. Başkan Erdoğan'ın, Fatih sondaj gemisinin 20 Temmuz'da başladığı  sondajında 320 milyar metreküp  rezervi keşfettiğini duyurmasının ardından hidrokarbon keşfinden sonra atılacak yeni adımlar bekleniyor.

Yeni keşifler yolda

Türkiye,  piyasasındaki gücünü artırmak ve enerji bağımsızlığı yolunda hızla ilerlemek için 3 sondaj gemisi ve 2  gemisiyle Doğu Akdeniz başta olmak üzere denizlerde Türk bayrağını dalgalandırmaya devam ediyor.

Başkan 'ın, Fatih sondaj gemisinin 20 Temmuz'da başladığı  sondajında 320 milyar metreküp  rezervi keşfettiğini duyurmasının ardından hidrokarbon keşfinden sonra atılacak yeni adımlar bekleniyor.

Türkiye'nin deniz araştırma, arama ve işletme ruhsat alanlarında sismik veri toplama projeleri sürüyor. Daha önce hizmet alımı şeklinde gerçekleşen bu faaliyet, 2012'nin sonunda TPAO envanterine katılan  sismik araştırma gemisi sayesinde ülke imkanlarıyla yürütülüyor.

31 Aralık 2012'de 130 milyon dolara satın alınan, iki ve üç boyutlu sismik araştırma yapabilme özelliğine sahip Barbaros Hayreddin Paşa gemisi denizin 8 kilometre altındaki jeolojik yapıları inceleyebiliyor, iki ve üç boyutlu sismik veri toplayabiliyor. Brüt 4 bin 711 ton ağırlığındaki gemi, yön ve pozisyon tayinini uydu haberleşmesiyle otomatik olarak yapabiliyor. Uzunluğu 84, genişliği 21,6 metre olan gemide bir helikopter pisti bulunuyor.

Buzullarda çalışma özelliğine de sahip gemi, dizel itici gücüyle çalışıyor. Barbaros Hayreddin Paşa, sismik ses kaynağı, yüksek özellikli katalitik çeviricileri, çift gövdesi ve su temizleme sistemleriyle en çevreci gemilerden biri olarak nitelendiriliyor.

YERLİ BAŞARI "ORUÇ REİS"
Diğer sismik araştırma gemisi MTA 'in inşasına ise 2012'de tamamen yerli imkanlarla başlandı. 23 Haziran 2017'de geçici kabulü yapılan gemi, 2017 yılı Ağustos ayı içinde operasyon test, eğitim ve tecrübe faaliyetlerine başladı.


Açık denizlerde iki ve üç boyutlu derin sismik araştırmalar yapabilecek kapasitede modern sevk ve manevra sistemleriyle donatılan Oruç Reis gemisi ile petrol ve doğal gaz araştırmalarının yanı sıra kara alanlarının deniz altındaki devamlılıklarının izlenmesi bağlamında kıta sahanlığı gibi stratejik öneme sahip bilimsel araştırmalar da etkin bir şekilde icra edilebiliyor.

Oruç Reis ile deniz tabanından itibaren 15 bin metre derinlikteki jeolojik yapılar görüntülenebiliyor. Modern uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) ile 1500 metre su derinliğindeki deniz tabanı ayrıntılı olarak izlenebiliyor, deniz suyundan ve tabanından numune alınarak ölçüm ve analizler anında yapılabiliyor.



Boyu 86, genişliği 22 metre olan gemi, yakıt ve su depolarıyla erzak depoları tam dolu şekilde göreve çıktığında 35 gün boyunca denizde kalabiliyor. Ekonomik ömrü 30 yıl olan gemide, 28'i araştırmacı, 27'si gemi adamı olmak üzere 55 personel görev yapıyor. Gemide değişik açılarda aktif 35 kamera bulunuyor.

Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis sismik araştırma gemileri "denizlerin röntgenini çekmeye" devam ediyor.



SONDAJ GEMİLERİ
Türkiye'nin ilk milli sondaj gemisi olan Fatih, 2017'de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) envanterine katıldı. Çeşitli bakım çalışmalarının ardından Basınç Kontrollü Sondaj sistemi ile donatılan Fatih, 29 Ekim 2018'de Alanya-1 derin deniz kuyusu sondajına başladı. Fatih, İstanbul'un fethinin 567. yıl dönümü 29 Mayıs'ta 'deki ilk milli sondajı gerçekleştirmek üzere Haydarpaşa Limanı'ndan uğurlandı. Fatih sondaj gemisinin kuleleri İstanbul Boğazı'ndan geçebilmesi için söküldü. Gemi, kuleleri yeniden monte edilmek üzere 6 Haziran'da Trabzon Limanı'na demir attı.

Buradaki hazırlık sürecinin ardından tekrar yola çıkan Fatih, 20 Temmuz'da Zonguldak açıklarındaki ilk olarak Tuna-1 olarak isimlendirilen lokasyonda 3 bin 500 - 4 bin metre derinlik hedefiyle Karadeniz'deki ilk milli derin deniz sondajına başladı.

Fatih, 229 metre uzunluğunda, 36 metre genişliğinde ve 51 bin 283 groston ağırlığa sahip. Güney Kore'de 2011'de inşa edilerek denize indirilen Fatih, 6. nesil denilen üst düzey bir teknolojiye sahip.

"Upgrade (Yükseltme)" edilme sürecinde, sondaj ekipmanları, kuyu kontrol sistemleri, dinamik pozisyonlama sistemleri, gemi iticileri ve gemi jeneratörlerine varıncaya kadar gerekli tüm teknik aksamı yenilenen Fatih, kendi sınıfındaki 16 gemi arasından sıyrılarak böylesine yüksek teknolojiye sahip dünyanın ilk 5 gemisi arasına girdi.

12 bin 200 metre derinlikte yani dünyanın en derin çukuru olan Mariana Çukuru'ndan daha derinde, çok yüksek basınç altında dahi deniz sondajı yapabilme kabiliyeti bulunan Fatih'in uzunluğu neredeyse bir Eyfel Kulesi kadar.



Aktif konumlandırma sistemi sayesinde 6 metre yükseklikteki dalga boyunda bile sabit kalarak operasyonlarını sürdürebilme özelliği bulunan Fatih, bu üst düzey teknolojik özellikleriyle en zor operasyon koşullarında çalışarak kendini ispatlamış bir gemi.

YAVUZ SONDAJ GEMİSİ
Türkiye'nin "Milli Enerji ve Maden Politikası" kapsamında, denizlerdeki arama ve sondaj faaliyetlerinin artırılması amacıyla TPAO tarafından satın alınan Yavuz da 2018'de envantere katıldı.

Fatih gibi 6. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi olan Yavuz'un uzunluğu da 230 metre ve 36 metre genişliğe sahip. Söz konusu gemi, çift kuleli tasarımla hem asıl hem yardımcı işlerin yapılabildiği eş zamanlı operasyona imkan sağlıyor.



Yapımı 2011'de tamamlanan Yavuz, daha önce Tanzanya, Kenya, Malezya ve Filipinler başta olmak üzere farklı ülkelerde görev aldı.

Dünya genelinde bu konseptteki 16 gemiden biri olma özelliğini taşıyan Yavuz'da spor ve sinema salonu, dinlenme odaları bulunuyor. Gemide tam zamanlı bir doktorun görev aldığı 4 yataklı mini bir hastane de yer alıyor.



KANUNİ SONDAJ GEMİSİ
Türkiye'nin hidrokarbon potansiyelini açığa çıkarmak için mavi vatanda çalışmalara devam edecek son gemi ise Kanuni.

Ülkemizin üçüncü sondaj gemisi olan Kanuni, 2020 başında filoya katıldı.

2012'de inşa edilen gemi 227 metre uzunluğa ve 42 metre genişliğe sahip. Kanuni'nin Mersin Taşucu Limanı'nda geliştirme çalışmaları devam ediyor.



YÜZER LNG DEPOLAMA VE YENİDEN GAZLAŞTIRMA TERMİNALLERİ
Türkiye'nin doğal gaz arz güvenliğini güvenceye almak için sadece karada değil denizlerde de çeşitli tesisleri bulunuyor.

İzmir Aliağa ve Hatay Dörtyol'da birer yüzer LNG depolama ve yeniden gazlaştırma terminali (FSRU) aktif olarak kullanılıyor.

Saros Körfezi'nde açılması planlanan üçüncü FSRU için de çalışmalar devam ediyor.

Aliağa'da bulunan FSRU, doğal gaz sistemine günlük 28 milyon metreküp gaz sağlayabiliyor. BOTAŞ'ın Katar, Cezayir gibi çeşitli ülkelerden aldığı LNG kargoları tesiste depolanıyor ve Türkiye'nin günlük ihtiyacına göre gazlaştırılarak sisteme veriliyor.

Botaş-Dörtyol FSRU ise 263 bin metreküplük LNG depolama kapasitesiyle dünyanın en büyük depolama kapasitesine sahip tesislerinden biri olarak dikkati çekiyor. Tesis, günde asgari 15 milyon, azami 20 milyon metreküplük sıvılaştırılmış gazlaştırma kapasitesiyle gaz formundaki 167 milyon metreküplük LNG miktarıyla dünyadaki standartların üstünde yer alıyor.



KARADENİZ'DE BÜYÜK KEŞİF
Türkiye'nin Karadeniz'deki ilk milli derin deniz sondajını gerçekleştiren Fatih sondaj gemisi,  Gaz Sahası'nda 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfetti.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın "müjde" olarak açıkladığı Fatih sondaj gemisinin Türkiye tarihindeki en büyük doğal gaz keşfi, ülkenin son dönemde denizlerde yoğun bir şekilde yürüttüğü sismik arama ve sondaj faaliyetlerinin ilk somut meyvesi oldu.

Türkiye'nin Karadeniz'deki münhasır ekonomik bölgesinde, yaklaşık 170 kilometre açıkta gerçekleştirdiği ve ülkenin doğal gaz ithalatının önemli bir kısmını karşılayabilecek bu keşif, bundan sonra denizlerde yürütülecek arama ve üretim faaliyetleri açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Kızına İngiliz anahtarıyla dehşeti yaşatmıştı! Cani baba hakkında flaş gelişme

'da cep telefonunun şifresini söylemediği gerekçesiyle 14 yaşındaki kızını İngiliz anahtarı ile döven cani baba karantina süresinin sona ermesinin ardından tutuklandı.

İngiliz anahtarıyla dehşeti yaşatmıştı! Flaş gelişme

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde, D.S.(42), cep telefonu şifresini söylemeyen 14 yaşındaki kızı A.S.'yi, İngiliz anahtarı ile dövdü. Aldığı darbeler nedeniyle vücudunda morluklar oluşan çocuk ile annesinin şikayeti üzerine baba, gözaltına alınan baba tutuklandı.

İddialara göre, A.S., 4 yıl önce annesiyle boşanan babası D.S.'nin Reşadiye Mahallesi'ndeki evinde yaşamaya başladı. D.S., cep telefonundan sürekli mesajlaştığı gerekçesyle kızından telefonunun şifresini söylemesini istedi. A.S. ise şifreyi söylemedi. Gece yarısı yaşanan olayda, D.S. kızına önce tokat attı. Ardından da evde bulunan İngiliz anahtarı ile kızını dövdü. Aldığı darbeler nedeniyle vücudunda morluklar oluşan A.S., annesi F.K.'yi arayarak yardım istedi. Eve gelen anne, kızının durumunu görünce polise şikayetçi oldu.

Çorlu'da bir lokantada garson olarak çalışan baba D.S., bu sabah gözaltına alındı. Çorlu Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği'ne götürülen küçük kız da babasından şikayetçi olduğunu söyledi.

Kızını ingiliz anahtarıyla darp etti!  O baba tutuklandı

Çorlu'da babasının kızını İngiliz anahtarıyla dövdü şeklindeki haberlerle ilgili Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklma geldi.

Başsavcılık açıklamasında şunları kaydetti: "Bazı internet sitelerinde yayınlanan "Çorlu ilçesinde baba kızını İngiliz anahtarıyla dövdü" şeklinde yapılan haberlere ilişkin olarak kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması yapılması uygun görülmüştür.

2007 doğumlu mağdur A.S, 14.08.2020 tarihinde Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müracaat ederek velayeti altında olduğu ve birlikte yaşadığı babası D.S.'nin, zorla cep telefonunu almak istemesi üzerine aralarında tartışma çıktığını ve babası tarafından darp edildiğini beyan ederek şikayetçi olmuştur.

Bu şikayet üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızca olayla ilgili derhal soruşturma başlatılmıştır. Şüpheli D.S.'nin KOVİD-19 salgınından etkilendiğinin tespit edilmesi nedeniyle karantina süresinin sona ermesi beklenmiş, ardından da Başsavcılığımızın talimatıyla 21.08.2020 tarihinde gözaltına alınan şüpheli D.S., tutuklanması istemiyle Çorlu Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmiş ve Hakimlikçe tutuklanmıştır. Olayla ilgili soruşturma titizlikle yürütülmektedir."

BABA TUTUKLANDI
Çorlu'da cep telefonu şifresini söylemeyen 13 yaşındaki kızı A.S.'yi İngiliz anahtarı ile dövdüğü suçlamasıyla gözaltına alınan D.S., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı Çorlu Sulh Ceza Hakimliği'nde, 'Kasten yaralama, hakaret ve tehdit' suçlarından tutuklandı.



BAŞSAVCILIK: KARANTİNA SONRASI GÖZALTINA ALINDI
Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı Murat Yiğiter, konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Bazı internet sitelerinde yayınlanan, 'Çorlu ilçesinde baba kızını İngiliz anahtarıyla dövdü' şeklinde yapılan haberlere ilişkin olarak kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması yapılması uygun görüldüğü belirtilen açıklamada şöyle denildi: "2007 doğumlu mağdur A.S, 14.08.2020 tarihinde Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müracaat ederek velayeti altında olduğu ve birlikte yaşadığı babası D.S.'nin, zorla cep telefonunu almak istemesi üzerine aralarında tartışma çıktığını ve babası tarafından darp edildiğini beyan ederek şikayetçi olmuştur. Bu şikayet üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızca olayla ilgili derhal soruşturma başlatılmıştır. Şüpheli D.S.'nin KOVİD-19 salgınından etkilendiğinin tespit edilmesi nedeniyle karantina süresinin sona ermesi beklenmiş, ardından da Başsavcılığımızın talimatıyla 21.08.2020 tarihinde gözaltına alınan şüpheli D.S., tutuklanması istemiyle Çorlu Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilmiş ve Hakimlikçe tutuklanmıştır. Olayla ilgili soruşturma titizlikle yürütülmektedir.

Son dakika: İçişleri Bakanlığı'ndan corona virüs tedbiri açıklaması! İhbar yağıyor

Son dakika haberine göre, İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Kovid -19 Tedbirleri Kapsamında hayata geçirilen İl Sağlık   uygulamasına ihbarlar gelmeye başladı" denildi.

Giriş Tarihi: 22.08.2020  15:55 Güncelleme Tarihi: 22.08.2020  16:39

Son dakika: İçişleri Bakanlığı'ndan corona virüs tedbiri açıklaması! İhbar yağıyor

İşte İçişleri Bakanlığından yapılan açıklama:

Artık vatandaşlar, karşılaştıkları Kovid-19 tedbirlerine aykırı durum veya davranışları, Hayat Eve Sığar (HES) uygulaması üzerinden bildirerek, 112, 155,156 çağrı numaralarını arayarak veya valilik/kaymakamlıkça belirlenen ihbar hatlarını kullanarak il/ilçe salgın denetim merkezlerine anında iletebiliyor*

"Dün itibariyle ihbarların alınmaya başladığı İSDEM uygulamasına, bir günde bin 159 ihbar gelirken, bir gün içerisinde İl/İlçe Salgın Denetim Merkezlerince İSDEM yazılımı üzerinden gerçekleştirilen denetim (ihbar üzerinden veya resen) sayısı da 5 bin 243 oldu*

Kovid-19 salgını ile mücadelenin başarısı ve salgının yayılımının kontrol altında tutulması açısından içerisinde bulunulan kontrollü sosyal hayat döneminin temel prensipleri olan temizlik, maske ve mesafe kurallarının yanı sıra tüm iş kolları ve yaşam alanları için belirlenen tedbirlere uyulması büyük önem taşıyor.

Bu çerçevede İçişleri Bakanlığıca 20 Ağustos'ta valiliklere gönderilen genelge ile salgınla mücadele açısından yeni bir dönem başlatıldı. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı arasında sağlanan veri entegrasyonları ile gerek denetim faaliyetleri yürüten ekiplere anlık ve güncel veri aktarılırken gerekse denetim faaliyetlerinin ilçe, il ve ülke genelinde anlık planlama, yönlendirme ve takibi yapılabilmesine imkan sağlandı.

 

ÜLKE GENELİNDE İSDEM YAYGINLAŞTIRILDI
İçişleri Bakanlığınca daha önce Kırıkkale'de pilot uygulama olarak devreye alınan İl Salgın Denetim Merkezi uygulaması ülke genelinde yaygınlaştırılarak dün itibariyle tüm il/ilçe salgın denetim merkezlerinin kurulumu sağlandı. İllerde valinin gözetiminde vali tarafından görevlendirilen vali yardımcısının, ilçelerde kaymakamın koordinasyonunda faaliyet gösteren il/ilçe salgın denetim merkezlerinin işyeri ya da mahalle denetim ekiplerinin sevk ve idaresi sağlanacak.

7 GÜN 24 SAAT ESASINA GÖRE FAALİYET YÜRÜTÜLECEK
Ülke genelinde dün devreye alınan İSDEM üzerinden şu ana kadar 17 bin 993 denetim ekibi ve bu ekiplerde görevli olan 65 bin 184 kişinin yetkilendirilmesinin valilik ve kaymakamlıklarca yapıldı. Denetim planlamasını ve koordinasyonunu sağlamak, ekiplerin sevk ve idare işlerini yürütmek, gelen ihbar ve şikayetleri denetim ekipleri aracılığıyla sonuçlandırmakla görevli il/ilçe salgın denetim merkezlerinin 7/24 esasına göre faaliyet gösterecek.Bu amaçla gerekli görevlendirme ile yetkilendirme işlemleri valilik ve kaymakamlarca tamamlandı.

ETKİN İHBAR VE ŞİKAYET MEKANİZMASI OLUŞTURULDU
Vatandaşların, karşılaştıkları Kovid-19 tedbirlerine aykırı durum veya davranışları, HES uygulaması üzerinden bildirerek, 112, 155,156 çağrı numaralarını arayarak veya valilik/kaymakamlıkça belirlenen ihbar hatlarını kullanarak il/ilçe salgın denetim merkezlerine anında iletebilecek.

Ayrıca 25 milyonun üzerinde indirme sayısına sahip HES uygulamasından fotoğraf veya video çekerek de yapılabilecek ihbar ve şikayetlerin İSDEM uygulaması aracılığıyla il/ilçe salgın denetim merkezlerine iletilebilmesi için Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı arasındaki gerekli entegrasyon çalışmaları tamamlandı.

İl/İlçe salgın denetim merkezlerinin, 112, 155, 156 veya HES uygulaması üzerinden kendisine ulaşan ihbar ve şikayetleri konusuna göre ilgili iş yeri denetim ekibi veya mahalle denetim ekibine ulaştıracak. Bu ekipler, ihbar/şikayete konu olayını yerinde incelemelerde buluncak, aykırılık tespit edilmesi durumunda gerekli idari/adli iş ve işlemler başlatılacak.

İSDEM'E BİR GÜNDE BİN 159 İHBAR GELDİ
Ülke genelinde İSDEM uygulamasını hayata geçeli bir gün olması ve vatandaşlar tarafından yeterince bilinmemesine rağmen bin 159 ihbar/şikayet ulaştı. Yine son bir gün içerisinde İl/İlçe Salgın Denetim Merkezlerince İSDEM yazılımı üzerinden gerçekleştirilen denetim sayısı da 5 bin 243 oldu.

Son dakika: İçişleri Bakanlığından yeni koronavirüs genelgesi! 81 ile gönderildiSON DAKİKA: İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN YENİ KORONAVİRÜS GENELGESİ! 81 İLE GÖNDERİLDİ

Son dakika: İçişleri Bakanlığından yeni koronavirüs genelgesi! Evde izolasyon ihlali cezası nedir? İzolasyon ne demek?SON DAKİKA: İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN YENİ KORONAVİRÜS GENELGESİ! EVDE İZOLASYON İHLALİ CEZASI NEDİR? İZOLASYON NE DEMEK?

Son dakika: İçişleri Bakanlığından eş zamanlı uygulama: 1984 araç trafikten men edildiSON DAKİKA: İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN EŞ ZAMANLI UYGULAMA: 1984 ARAÇ TRAFİKTEN MEN EDİLDİ

EGM'den son dakika Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü açıklaması

Son dakika haberi... Emniyet Genel Müdürlüğü, İstanbul ilinde 500 personelin görev alacağı 'ne ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada, "lke genelinde gerçekleşen toplumsal etkinlik ve olaylarda Ankara Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğünün iki yıl içerisinde gösterdiği yüksek performansı ve verimliliği göz önüne alınarak; 20.08.2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile İstanbul ilinde de 500 personelin görev alacağı Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü kurulmuştur." ifadeleri yer aldı.

Giriş Tarihi: 22.08.2020  17:37Güncelleme Tarihi: 22.08.2020  17:44

EGM'den son dakika Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü açıklaması

EGM'den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

04.06.2018 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 500 personelin görevlendirildiği Ankara Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü kurulmuştur. Ülke genelinde gerçekleşen toplumsal etkinlik ve olaylarda Ankara Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğünün iki yıl içerisinde gösterdiği yüksek performansı ve verimliliği göz önüne alınarak; 20.08.2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile İstanbul ilinde de 500 personelin görev alacağı Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü kurulmuştur.

Her iki ilimizde bulunan Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüklerimiz;

"Türkiye genelinde gerçekleşen toplumsal etkinlik ve olaylarda vatandaşlarımızın Anayasamız ile garanti altına alınan haklarının daha etkin kullanılmasının sağlanması amacıyla alınacak önlemler kapsamında; Valiliklerimizce yapılan takviye kuvvet taleplerinde, İl Emniyet Müdürlüklerimizin çalışma koşullarının bozulmaması, personelimizin görevi dışında ek görev yüküyle performansının olumsuz etkilenmemesi, aldığı Çevik Kuvvet eğitimlerinin yanısıra diğer eğitimlerle profesyonelleşmiş personelin süratle sevk edilmesi amacıyla kurulan Takviye Hazır Kuvvet Müdürlükleri ülke genelinde toplumsal eylem/etkinliklerde (açık hava toplantısı, basın açıklaması, miting vb.), yüksek riskli spor müsabakalarında, deprem başta olmak üzere doğal afetlerde etkin bir şekilde görevlendirilmektedirler.

24.01.2020 tarihinde Elazığ ve Malatya illerimizde meydana gelen depremde, Takviye Hazır Kuvvet personelimiz 2 ay boyunca deprem bölgesinde aralıksız olarak görev yaparak vatandaşlarımıza en üst düzeyde hizmet etmiştir.

Ülkemizde her yıl yaklaşık 30 milyon kişinin katıldığı ortalama 48.000 toplumsal eylem/etkinlik düzenlendiği ve yaklaşık 140.000 personelin değişik illerden takviye olarak görevlendirildiği göz önüne alındığında;

Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüklerimizin kurulması ile her türlü toplumsal etkinliklerde alınacak önlemlere yardımcı olunması, kentsel arama ve kurtarma konularında profesyonelleşmiş uzman personel ile hizmette etkinlik ve verimliliğin artırılması, personelin sevklerinde ekonomik yönden tasarruf edilmesi sağlanmıştır. Bu şekilde personelin ulaşım esnasında ortaya çıkacak yorgunluğunun ve zaman kaybının ortadan kaldırılmasına katkı sağlayacak Takviye Hazır Kuvvet Müdürlüğü personelinin görevlendirilmesi ile iş veriminin daha da artırılması hedeflenmektedir."

Canlı Corona Virüsü Haritası - Corona Virüsü Ölü ve Vaka Sayısı Son Durum

Akıncı TİHA'dan büyük başarı!

Son dakika haberine göre;  Başkanlığı liderliğinde BAYKAR tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Bayraktar AKINCI  (Taarruzi ) kritik bir eşiği daha geçti.

Giriş Tarihi: 22.08.2020  14:55

Akıncı TİHA'dan büyük başarı!

Son dakika haberine göe, Savunma Sanayii Başkanlığı liderliğinde BAYKAR tarafından yerli ve milli imkânlarla geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı) kritik bir eşiği daha geçti. Bayraktar AKINCI TİHA'nın devam eden testleri kapsamında PT-1 olarak adlandırılan ilk prototipi, Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'nda yer alan Bayraktar AKINCI Uçuş Eğitim Merkezi'nde gerçekleştirilen Yüksek İrtifa Sistem Tanımlama Testi'ni başarıyla tamamladı.

Akıncı TİHA'dan büyük başarı!

YÜKSEK İRTİFA TANIMLAMA TESTİ GEÇİLDİ

Bayraktar AKINCI TİHA PT-1, geceden başlayan hazırlıkların ardından Yüksek İrtifa Sistem Tanımlama Testi kapsamında 06.16'da havalandı. Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar'ın yönetiminde gerçekleştirilen ve 30 bin feet irtifanın (Yaklaşık 9.15 km) geçildiği uçuş 3 saat 22 dakika sürdü. Bayraktar Akıncı TİHA, gökyüzünde gerçekleştirilen testlerin ardından saat 09.38'de başarıyla indi. İki prototiple devam eden testlerde Bayraktar AKINCI TİHA, böylece beşinci başarılı uçuşunu gerçekleştirdi.

Akıncı TİHA'dan büyük başarı!

SELÇUK BAYRAKTAR: "30 BİN FEET İRTİFADAYIZ"

Bayraktar AKINCI TİHA'nın ilk prototipi PT-1'in uçtuğu Yüksek İrtifa Sistem Tanımlama Testi'ni yöneten Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, "Bayraktar AKINCI Prototip 1 insansız hava aracımızla sabah 06.00 sularında Yüksek İrtifa Sistem Tanımlama Testini gerçekleştirmek üzere havalandık. Geceden itibaren hazırlıklarımız devam etti. Şu anda 30 bin feet'deyiz ve yaklaşık yarım saattir bu irtifadayız. Bu irtifada bazı denemelerimiz olacak. Daha düşük irtifalarda da sistem tanımlama denemelerimizi tamamlayıp inmeyi planlıyoruz. Vatanımıza, milletimize hayırlı ve uğurlu olsun" dedi.

Akıncı TİHA'dan büyük başarı!

İLK UÇUŞ 6 ARALIK 2019'DA YAPILDI

İlk uçuşunu 6 Aralık 2019 tarihinde yapan Bayraktar AKINCI TİHA, bugüne kadar iki prototiple beş başarılı uçuş testi gerçekleştirdi. Proje kapsamında Bayraktar AKINCI TİHA'nın yıl sonuna kadar teslim edilmesi hedefleniyor.

Kadıköy'deki maske gerginliği büyük ses getirmişti! Rana Batı o anları anlattı

'de koronavirüs denetimleri esnasında 19 yaşındaki 'yı gözaltına almaya çalışan polisler görevden uzaklaştırıldı.  Valiliğinden yapılan açıklamada, "Gözaltına alınma esnasında kesinlikle görmek istemediğimiz görüntülerin yaşanması bizi çok üzmüştür" ifadelerine yer verildi. Rana Batı ile denetim yapan polislerin arasında yaşanan arbede sosyal medyada da büyük ses getirmişti. Rana Batı, yaşadığı o anları böyle anlattı.

Giriş Tarihi: 21.08.2020  09:35 Güncelleme Tarihi: 21.08.2020  09:45

Kadıköy'deki maske gerginliği büyük ses getirmişti! Rana Batı o anları anlattı

İstanbul'daki olay önceki akşam Kadıköy Altıyol'da meydana geldi. Koronavirüs denetimlerinde maskesini çenesine takan Rana Batı ve arkadaşı Zeynep Kurt, görevli polis memurları tarafından durduruldu. Kimlik kontrolünün ardından Rana Batı iddiaya göre polis memurlarına "Siz de maske takmıyorsunuz. Çevrede takmayan dolu insan var, neden ceza yazdınız?" diyerek tepki gösterdi. Sözlü tartışmanın ardından polis ekipleri Rana Batı'yı karakola götürmek istedi.

Kadıköy'deki maske gerginliği büyük ses getirmişti! Rana Batı o anları anlattı

Rana Batı polis aracına binmek istemeyince arbede yaşandı. Polis, Batı'nın kollarını arkadan tutup yere yatırmaya çalıştı. Rana Batı ise direnerek ayaklarıyla polise vurdu. Bu sırada polislerden biri, belinden yakaladığı Batı'yı havaya kaldırıp yere yığdı. Yaşanan arbedeye çevredekiler de müdahale ederken, Zeynep Kurt o anları telefonuna kaydetti. İki arkadaş Kadıköy İskele Polis Merkezi Amirliği'ne götürülerek 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan işlem başlatıldı. Rana Batı polis ifadesinde "Polis memuru kolumu tuttu, geriye doğru çevirerek ters kelepçe yaparak çelme taktı, yere düştüm" dedi.

Kadıköy'deki maske gerginliği büyük ses getirmişti! Rana Batı o anları anlattı

'MASKEM ÇENEMDE DURUYORDU'

Dövmecilik yaptığını söyleyen Rana Batı yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Sigara içtiğim için maskemi çeneme indirmiştim. Çevremde maskesiz dolu insan var. Beni durduran polisin yüzünde maske dahi yoktu. Ben 'Sizde maske yok' deyince sinirlendiler. İki memur da sözüm üzerine maskesini çıkarıp yüzüne taktı. Daha sonra ceza kestiler. Tepki gösterince beni gözaltına almaya çalıştı. Önce kollarımı arkadan tuttu. Yere yatırmaya çalıştı. Düşmem için ayaklarıma tekme atıyordu. Yere düşünce nefesim kesildi. 'Tamam yapmayın, karakola geleceğim' dememe rağmen yere yatırmaya çalışıyordu. Çevredeki insanlar müdahale etti. Ben asla polislere küfür etmedim."

Kadıköy'deki maske gerginliği büyük ses getirmişti! Rana Batı o anları anlattı

ŞİKÂYETÇİ OLDULAR

Rana Batı kendisine müdahale eden iki polis memuru hakkında şikâyetçi olduklarını söyledi. Rana Batı'nın avukatı Ezgi Önalan da "Rana, Rıhtım Polis Merkezi'ne götürüldü. Zeynep de olay anının görüntüsünü aldığı için karakola götürülüyor. Zeynep'ten görüntüyü almak için baskı kuruyorlar. Yaklaşık 6 saat karakolda kaldılar. Müvekkillere kötü muamelede bulunan iki polis hakkında şikâyette bulunduk" dedi.

Kadıköy'deki maske gerginliği büyük ses getirmişti! Rana Batı o anları anlattı

POLİS DE ŞİKÂYETÇİ

Rana Batı'yı etkisiz hale getiren polis memuru B.S. ise ifadesinde olayı şöyle anlattı:

"Maskesini takmamakta direnince kimliğini istedim. Sonra söylenerek yanımızdan ayrıldılar. Rana Batı, 5-6 metre gittikten sonra, net olarak duyacağımız şekilde küfür etti. 'Hanımefendi niye küfür ediyorsunuz?' dediğimde, cevap olarak orta parmağını gösterdi. Yapmış olduğu hareketle suç işlemiş olduğunu söyledim. Rana Batı, 'Beni alamazsınız, ben suç işlemedim ki' diye çığlık atıp kaçmaya başladı. Kaçmasını engellemek için bileğini tuttum. Defalarca tekme attı.

Sözlü saldırının fiziksel saldırıya dönüşmesi üzerine, meslek içi eğitimlerde çağdaş savunma tekniklerinde yer alan, şüphelileri ayak koymak suretiyle ani hareketle yere yatırarak etkisiz hale getirebilecek polis taktiğini seçtim. Ben, görevim sırasında bana saldıran, beni sosyal medya platformlarında oynanmış video ve yalan yorumlarla rezil etmeye çalışan, hedef gösteren şahıslardan davacı ve şikâyetçiyim."

Kadıköy'deki maske gerginliği büyük ses getirmişti! Rana Batı o anları anlattı

VALİLİK: GÖRMEK İSTEMEDİĞİMİZ HAREKET

İstanbul Valiliği, olaya ilişkin, Rana Batı'nın polislere hakaret içeren söz ve davranışlarla karşılık verdiğini belirtirken "Gözaltına alınma esnasında kesinlikle görmek istemediğimiz görüntülerin yaşanması bizi çok üzmüştür. İlgili polis memurları görevden uzaklaştırılmıştır" diye açıklama yaptı.

Dünya bu sonuca kilitlendi! İstanbul'da da yapılacak

Dünyanın merakla beklediği ve artık son aşamaya en çok yaklaşan Kovid-19 aşı çalışmalarından biri olan BioNTech ve Pfizer'ın ortak geliştirdiği Kovid-19 aşısının, Faz 3 insan denemelerinin bir ayağı da 'de,  koordinasyonunda yürütülecek. İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr.  yaptığı açıklamada, her şey yolunda giderse aşının Kasım ayı gibi piyasada olacağını vurgulayarak, çalışmanın bir paydaşı olarak Türkiye'nin aşıya erişimde bir sıkıntı yaşamayacağını söyledi.

Giriş Tarihi: 22.08.2020  17:08 Güncelleme Tarihi: 22.08.2020  17:51

Dünya bu sonuca kilitlendi! İstanbul'da da yapılacak

Koronavirüs salgının başladığı Aralık ayından bu yana başta  olmak üzere, , Amerika,  ve  hastalığa karşı aşı yarışında en çok gündemde olan ülkeler oldu. Kovid aşısında sona en yakın çalışmalardan biri olarak görülen ve başında Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin'in bulunduğu Alman firması BioNTech ile Pfizer'ın ortak geliştirdiği "BNT162ö adlı aşı için piyasaya çıkmadan önceki son aşama olan 30 bin kişilik Faz 3 denemelerine Temmuz ayında başlanmıştı. Denemelerin hem ülke, hem küresel bazda çok merkezli yürütüldüğü bu aşamada, çalışmaya dahil edilen ülkelerden biri de  oldu.  koordinasyonunda yürütülecek gönüllü denemeleri için etik kurul onayının çıkmak üzere olduğunu ve 'ndan da onayların alınmasından sonra önümüzdeki günlerde gönüllü çağrısına başlanacağı müjdesini veren İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. , dünyada yürütülen aşılardaki son durum hakkında da açıklamalarda bulundu.

"VAKA SAYILARI O DÖNEM DÜŞÜK OLDUĞU İÇİN ÇALIŞMAYA DAHİL EDİLMEDİK"
Prof. Dr. Tükek, "Aşı çalışmalarında en önde gibi gözüken ülkelere baktığımız zaman Amerika'da aşı çalışmalarının başladığını duyduk. Daha sonra İngiltere'den Oxford Üniversitesi'nin böyle bir çalışması olduğunu, daha sonra Çin ve Rusya'nın bu işte ilerlediğini gördük. Almanya ve İsviçre de yine böyle bir çalışma içerisine girdiğini duyurdu. Biz, İsviçre, Almanya ve İngiltere'deki çalışmaları çok yakinen takip ediyoruz. İngiltere'nin geliştirmiş olduğu aşı 'adenovirüs' dediğimiz, başka virüs üzerinden gerçekleştirilen antijenik yapıya bağlı olarak ortaya çıkan bir aşılama tekniği. Bu teknikte tabii savunma hücreleri olan antikor üretimi bir miktar daha zayıf olmakla birlikte, daha güvenli ve daha hızlı üretim yapılabilen bir teknik. Onların da 30 bin kişilik Faz 3 çalışmasına başladıklarını biliyorum. Bir firma üzerinden bu çalışmayı yürütüyorlar. Biz o dönem Oxford Üniversitesi'ne Türkiye olarak Faz 3 çalışmalarına dahil olmak istediğimizi belirttiğimizde, ülkemizdeki vaka sayıları düşük olduğu için, daha yüksek vakaların görüldüğü ülkelerde başlayacaklarını bildirdiler ve Amerika, Brezilya, İngiltere ve Güney Afrika gibi o dönemde yoğun vaka sayılarının olduğu 4 ülkede başladılar Faz 3 denemelerine. Tahmin ediyorum Eylül-Ekim gibi bu çalışmaların sonuçları alınacak ve güzel sonuçlar çıkarsa ki Faz1 ve Faz 2'deki sonuçları iyiydi, kısa bir süre içerisinde piyasaya sunulacak" dedi.

"İDEALE EN YAKIN AŞI, HAFIZA HÜCRESİ OLUŞTURAN AŞI OLACAK"
En ideal aşının aslında bellek hücreleri oluşturabilen aşılar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tükek, "Eğer antikor üretmeyi sağlayan bellek (hafıza) hücreleri oluşmuşsa, o antijenik yapı (enfeksiyon nedeni) tekrar vücuda girdiğinde; mesela bu sefer aşı değil de virüs direkt vücuda girdiğinde, bu hafıza hücreleri canlanır ve vücutta inanılmaz düzeyde bir antikor üretimi başlar. Yani aslında bir süre sonra ölçtüğünüzde çok düşük olan (ve hastalıkla savaşmaya yeterli gelmeyecek) antikor düzeyleri, virüs vücuda girdiği andan itibaren birden bire artıyor. İşte bu bellek hücrelerinin devreye girebilmesi için, T lenfosit dediğimiz savaşçı hücrelerle etkileşime geçmesi gerekiyor antijenik yapının yani aşının. Eğer T lenfositleri bir antijenik stümülasyon, yani aşılama sonrası devreye girerse, bellek hücre oluşumu gerçekleşir. Bunun sonucu olarak vücut ikinci kez o antijenle (virüs, bakteri, parazit gibi hastalık oluşturan etkenler) karşılaştığında oluşacak antikor düzeyindeki artış, inanılmaz boyutta oluyor ve insanı gerçekten hastalıktan koruyan antikor düzeyine ulaşılıyor. O yüzden T lenfositleri ile etkileşime geçen aşılar gerçekten çok kıymetli olacak" diye konuştu.

"ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE GÖNÜLLÜ DENEMELERİNE BAŞLIYORUZ"
Şu ana kadar yürütülen aşı çalışmaları içerisinde Almanya'nın geliştirdiği aşıda bu etkilerin gözlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Tükek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Almanya'daki bu aşı çalışmalarını yürüten şirketin başında bizim de tanıdığımız, çok kıymetli Uğur (Şahin) hocamız var. Zaten kendisi ile zaman zaman da görüşmelerimiz, bilimsel toplantılarımız oluyor. Şu an etik kuruldan çıkmak üzere, hatta bugünlerde çıkmış da olabilir. Bu aşının Faz 3 gönüllü insan denemelerinin bir ayağını da burada, İstanbul Tıp Fakültesi koordinasyonunda yapacağız. Bu çalışma için tabii yine gönüllüler toplanacak ve gönüllülük esasına göre Türkiye'den zannedersem 100 kişi dahil edilecek. Bu kişilere aşı burada uygulanacak, sonra veriler toplanacak ve nihayetinde tahmin ediyorum Kasım ayı gibi bu verilerden sonuçlar alınacak. Ekim-Kasım gibi nihai üretime geçip geçmeyeceğine karar verecekler. İstanbul Tıp Fakültesi'nde bu aşı çalışmasını yürüten bir grup olacak. Gönüllülere çalışma protokolüne göre aşı yapıldıktan sonra, ki bu protokoller dünyanın her yerinde aynıdır, belli periyotlarla bu kişiler görülecek ve belli zamanlarda kan almak suretiyle antikor düzeylerine bakılacak ve alt çalışmaları yapılacak. Bunlar tabii tek merkezde, muhtemelen Almanya'nın göstermiş olduğu bir laboratuvarda sonuçları değerlendirilerek bize bildirilecek"

"GÖNÜLLÜLERDE YAŞ VE HASTALIK GİBİ ÇEŞİTLİ SINIFLAMALAR YAPILACAK"

Gerekli izinlerin alınmasının ardından çeşitli mecralardan gönüllü çağrısına çıkılacağını anlatan ve gönüllülerin yaş grupları, altta yatan risk faktörleri, hastalık durumlarına göre belli kriterler gözetilerek seçileceğini belirten Prof. Dr. Tufan Tükek, şu bilgileri verdi: "65 yaş altı, 65 yaş üstü, 50- 65 arası ve 50 yaş altı gibi birtakım sınıflamalar yapılacak. Komorbiditesi (altta yatan hastalığı) olanlar, olmayanlar şeklinde gruplandırılacak. Bunların hepsi çalışma dizaynında bellidir zaten. Ben bir an önce aşı olayım diyen insanlar zaten ağırlıklı olarak bu çalışmalara başvuruyor. Bu kişiler çalışma boyunca uzmanların gözetiminde olacak. Başka hastalıkları var mı, çalışmaya uygun mu diye başta bir kontrolden tabii ki geçiriyorlar ve çeşitli kan testleri ve diğer testler yapılıyor. Çalışmaya uygun olanlarda aşılamalara başlanacak. Tek doz mu, çift doz mu, bir kısmına tek doz bir kısmına çift doz yapılmak suretiyle antikor düzeyleri ölçülecek. Pik antikor düzeyine kaçıncı günde ulaşılmış, antikor düzeyi ne kadar süre sonra düşmeye başlıyor, birinci ikinci ayda bunlar düşüyor mu, sıfırın altına iniyor mu ya da belli bir seviyede kalıyor mu, onlara bakacağız. Bir de lenfosit alt gruplarında bir etkileşim ortaya çıkartıyor mu, T lenfositleri, B lenfositler üzerine etkileşimleri nasıl, bellek hücre oluşturuyorlar mı şeklinde bilimsel birtakım argümanlar var bu konuda. Aşı hakkında fikir sahibi oluyoruz bu çalışmalar sayesinde. Kime tek doz yapacağız, kime çift doz yapacağız şeklinde gerçekten elimizde bir doküman oluyor bu 30-40-50 bin kişilik Faz 3 denemeleri sonrasında"

"HEPSİ UZMAN GÖZETİMİNDE OLACAK, RİSK YOK DENECEK KADAR AZ"
Aşı çalışmalarına katılan gönüllülerde ciddi bir yan etki beklemediklerini de vurgulayan Prof. Dr. Tükek, "Çünkü bunlar dediğim gibi büyük çaplı insan çalışmalarından önce çok sayıda denemelerden geçiyor. Burada verilen zaten basit bir antijenik yapı. Tabii immün sistemi uyardıkları için ateş ortaya çıkabilir, lokal reaksiyonlar meydana gelebilir. Çok çok nadiren de aşırı duyarlılık reaksiyonları ortaya çıkabilir, ancak bu insanlar uzman gözetiminde olacağı için bunun da tedavisi hemen gerçekleştirilebiliyor. Aslında bir yıl izlemek lazım bu kişileri. Bir yıl sonunda ne oluyor, antikor düzeyi iyice düşüyor mu, bir yıl içerisinde kişi tekrar enfekte oluyor mu, hepsini gözleyerek karar vermek lazım. Ama şu anki pandeminin yaratmış olduğu ciddi sorunlar nedeniyle bunlar zamana bırakıldı. Bunlar aşılanma sistemleri sonrasında tekrar değerlendirilecek" dedi.

"ÇALIŞMANIN PARÇASI OLMAK AŞIYI TÜRKİYE'YE GETİRECEK BİR ÖN KOŞUL ASLINDA"
"Aşı çalışmalarının bir parçası olmak, sonuçta o aşının Türkiye'ye gelmesi için bir ön koşul sayılabilir" diyen Prof. Dr Tufan Tükek "Dünyadaki aşıların hepsinin aynı anda ya da hepsinin başarılı olacağı gibi bir ön kural yok. Bunlardan bir iki tanesi bile başarıya ulaşsa bizim için iyi sayılabilir. Dünyadaki bu aşılar başarılı olduğunda Türkiye'nin aşıya erişiminde bir sıkıntı olacağı endişesi yersiz. Dediğim gibi zaten bir ya da iki tanesinin partneriyiz. Çalışma grubu içerisinde bulunuyoruz. Ayrıca ülkemizde de aşı çalışmaları sürüyor. Bizim çalışmalar belki biraz daha geç sonuçlanacak ama sonuçta nihayetlenecek" ifadelerini kullandı.

"AĞIR HASTA ORANINI YÜZDE 3'TEN YÜZDE 1'E BİLE DÜŞÜRSE YETER"
RNA virüslerinde yüzde yüz başarı elde edilemeyebileceğine de değinen Prof. Dr. Tükek, sözlerini şöyle noktaladı: "Yani aşı, hastalığı tamamen ortadan kaldıramayabilir. Ama zaten bizim için solunum yolu virüslerinde başarı kriteri, ağır hastalarda azalma sağlayıp sağlamadığıdır. Kovid aşıları ağır vakaları yüzde 3'ten yüzde 1'e düşürürse bu aşı başarılı demektir. Bu bile çok sayıda insanın hayatını kurtaracak. Onun dışında zaten üst solunum yolu enfeksiyonu gibi geçirilen diğer hastalıklar sınıfına girecektir. Yani mevsimsel grip gibi hafif atlatılabilecek duruma gelecektir"

Son dakika: MEB'den flaş meslek lisesi kararı

Son dakika haberine göre; 'ndan yapılan açıklamada, 'Ustalık ve kalfalık belgesi almış veya  merkezinde okumaya devam eden fakat diploma programına dahil olmayan kişiler, telafi dersler ile meslek lisesi diploması sahibi olabilecekler' denildi.

Giriş Tarihi: 22.08.2020  16:41

Son dakika: MEB'den flaş meslek lisesi kararı

Milli Eğitim Bakanlığınca mesleki eğitim merkezlerine gönderilen yönerge ile ustalık ve kalfalık belgesi almış veya mesleki eğitim merkezinde okumaya devam eden fakat diploma programına dahil olmayan kişiler, telafi dersler ile meslek lisesi diploması sahibi olabilecekler.

Binlerce ortaokul mezunu kalfalık ve ustalık belgesi sahibi olan vatandaşın beklediği karar çıktı. Mesleki eğitim merkezleri tarafından verilen lise diploması şartları daha da genişletildi. Mesleki Eğitim Merkezinde okuyarak mezun olmuş, fakat diploma programına dahil olmayarak kalfalık ve ustalık belgesi almış kişiler artık telafi dersler ile lise diploması alabilecekler. Bunun yanı sıra bu merkezlerde okuyan ve 11'inci, 12'inci sınıftaki diploma programına dahil olmayan öğrenciler de fark derslerini alarak meslek lisesi diploması almaya hak kazanacaklar. Ayrıca dışarıdan ustalık kalfalık sınavına girmiş ortaokul veya imam hatip ortaokulu mezunu kişiler de diploma programına dahil olarak diploma alabilecekler.

MEB son dakika! Özel okul ücret iadesi yapılacak mı? Özel okul ücretleri ne olacak?MEB SON DAKİKA! ÖZEL OKUL ÜCRET İADESİ YAPILACAK MI? ÖZEL OKUL ÜCRETLERİ NE OLACAK?

MEB yeni eğitim öğretim yılına ilişkin 81 ile yazı gönderdiMEB YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA İLİŞKİN 81 İLE YAZI GÖNDERDİ

İşte okulların açılacağı tarih! MEB yeni eğitim öğretim yılı takvimini yayımladı...İŞTE OKULLARIN AÇILACAĞI TARİH! MEB YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TAKVİMİNİ YAYIMLADI...

CHP yandaşı Yılmaz Özdil'in tarihi keşif hazımsızlığı! Karadeniz'de bulunan doğalgaza inanmadı

Dünya 'nin 'de keşfettiği doğalgaz rezervini konuşurken CHP yandaşlığı ile bilinen Sözcü gazetesi yazarı 'den skandal bir yorum geldi.

Giriş Tarihi: 22.08.2020  17:54Güncelleme Tarihi: 22.08.2020  18:01

CHP yandaşı Yılmaz Özdil'in tarihi keşif hazımsızlığı! Karadeniz'de bulunan doğalgaza inanmadı

Türkiye, Karadeniz'de 320 milyar metreküplük doğalgaz rezervi keşfetti.

Fatih sondaj gemisinin yaptığı keşif, Türkiye tarihinin en büyük keşfi olarak kayıtlara geçti.

Müjdeli haberi Başkan Recep Tayyip Erdoğan verdi.

Erdoğan'ın bu açıklaması dünya medyasında da geniş yer buldu.

Yaz aylarının ilk günlerinde Bodrum'daki kaçak villasıyla gündeme gelen Yılmaz Özdil de konuya ilişkin açıklamalar yaptı.

"10 SENE DESEYDİ İNANDIRICI OLURDU"
Bir televizyon kanalının konuğu olan Özdil, "Karadeniz'de doğalgaz bulunduğunu 2002'den beri neredeyse açıklamayan enerji bakanı yok. Petrol ve doğalgaz dünya çapında ses getiren ve dünyada teyidi çok kolay bilgiler. 'Doğalgazı buldum' dediğinde iki tane seçenek var ya doğalgazı bulmuş oluyorsun gerçekten, ya da dünyada alay konusu oluyorsun. Dolayısıyla 2023 yılında dedi sayın Cumhurbaşkanımız. 2023 demeseydi, yani 'biz bulduk bunu çıkarması da deniz imkanlarında minimum 10 senedir. Biz bütün imkanlarımızı zorlayacak ve bunu 10 senede çıkaracağız' bile deseydi bana göre daha inandırıcı olurdu." ifadelerini kullanarak skandala imza attı.

CHPden müjde sonrası sessizlik!CHP'DEN MÜJDE SONRASI SESSİZLİK!

CHP Genel Merkezinde müjde paniği! Milletvekilleri birbirine girdiCHP GENEL MERKEZİ'NDE MÜJDE PANİĞİ! MİLLETVEKİLLERİ BİRBİRİNE GİRDİ

CHP doğalgaz aramasını maliyetli ve gereksiz bulmuştu Karadenizden tarihi müjde geldiCHP DOĞALGAZ ARAMASINI MALİYETLİ VE GEREKSİZ BULMUŞTU KARADENİZ'DEN TARİHİ MÜJDE GELDİ

Sapık avukata 141 yıl hapis! Bürosundaki 5 stajyer kadına...

Son dakika haberine göre; 5’i bürosunda çalışan stajyer olmak üzere 6 kadına  ve tacizde bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan 59 yaşındaki avukat Muhittin K. hakkında 141 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Giriş Tarihi: 22.08.2020  07:55

Sapık avukata 141 yıl hapis! Bürosundaki 5 stajyer kadına...

'da, üniversite öğrencisi 23 yaşındaki Öykü A., yanında çalıştığı avukat Muhittin K.'nin (59) kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu sosyal medyadan iddia ettikten sonra savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bu olayın ardından 4'ü Muhittin K.'nin stajyerliğini yapmış 5 kadın daha  ve  suçlamasıyla avukat hakkında şikâyetçi oldu. Muhittin K. emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.



MEKTUPTA KAN DONDURAN İTİRAF
Muhittin K., F.G. ve S.N.B.'nin iddialarının ise asılsız olduğunu, N.Y ile çalışmaya başladıktan 2 ay sonra sevgili olduklarını, birlikte yaşadıklarını, rızasıyla cinsel ilişkiye girdiklerini, karı-koca hayatı yaşadıklarını, avukat camiası ve N.Y.'nin annesinin de ilişkilerini bildiğini savundu. Muhittin K. ifadesinin devamında N.Y. ve annesinin isteği üzerine daireyi ve arabasını N.Y.'nin üzerine yaptığını belirtti. Muhittin K. malvarlığını ele geçirmek için N.Y.'nin kendisine iftira attığını, G.Ç. ile bir kez hukuki yardım için görüştüğünü ve taciz iddialarının asılsız olduğunu beyan etti. Muhittin K. cinsel saldırı suçundan 19 Şubat'ta tutuklandı. Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'nın iddianamede de dairenin ve aracın N.Y. adına tescilli olduğu belirtildi. İddianamede kan donduran birçok detaya da yer verildi.

Muhittin K., 'da annesinin evinde mağdur B.M.'yi taciz edip tehditte bulundu. İddianamede, B.M.'nin dosyaya sunduğu ve avukat Muhittin K.'nin kendi el yazısıyla yazdığını iddia ettiği mektuba da yer verildi. Mektupta özetle şunlar yer aldı: "Sayın B.M. öncelikle sizlere yaşattıklarımdan dolayı gerçekten ve inanmasanız da üzgün olduğumu bilmenizi isterim. Yaptığım en açık deyimiyle tecavüzdü. Üstelik bu tecavüz evet, kabul edeyim bana o an cinsel, duygusal ne derseniz deyin heyecan da verdi, zevk de. Bu kart zampara için sen artık cazip değilsin." Muhittin K.'nin zincirleme cinsel saldırı, basit cinsel saldırı, zincirleme cinsel taciz, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak suçlarından 44 yıldan 141 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanması talep edildi.

Sabah

Son dakika: Başkan Erdoğan Filistin Devlet Başkanı Abbas ile telefonda görüştü

Son dakika haberine göre Başkan  Devlet Başkanı  ile telefonda görüştü. Başkan Erdoğan, 'nin Filistin'in haklı davasına olan desteğini yineledi.

Giriş Tarihi: 22.08.2020  13:44Güncelleme Tarihi: 22.08.2020  14:02

Son dakika: Başkan Erdoğan Filistin Devlet Başkanı Abbas ile telefonda görüştü

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile telefonda görüştü.

İkili ilişkiler ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı görüşmede Başkan Erdoğan, Türkiye'nin Filistin'in haklı davasına olan desteğini yineledi.

TÜRKİYE'NİN BAŞARISI FİLİSTİN'İN BAŞARISI
Mahmud Abbas, büyük doğal gaz keşfinden dolayı Erdoğan'a tebriklerini ileterek, Türkiye'nin başarısının Filistin'in başarısı olduğunu ifade etti.

 

 

 

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Recep Tayyip Erdoğan 81 il teşkilatı ile bayramlaşma programında konuştu….
Başkan Recep Tayyip Erdoğan 81 il teşkilatı ile bayramlaşma programında konuştu….
 Son dakika: PYD/PKK elebaşlarından Salih Müslüm'ün teslim olan yeğeninin ifadesi ortaya çıktı! ABD ve Fransa askerleri eğitim vermiş!.
Son dakika: PYD/PKK elebaşlarından Salih Müslüm'ün teslim olan yeğeninin ifadesi ortaya çıktı! ABD ve Fransa askerleri eğitim vermiş!.