hediye patlayan kutu

Advert antalya escort
bodrum escort

Son dakika: Başkan Erdoğan'dan AK Parti'nin 19. kuruluş yılı programında önemli açıklamalar..

Son dakika haberleri... Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 19. kuruluş yılı programında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'ye çağ atlatan projelere değinen Başkan Erdoğan, muhalefete ve Türkiye'yi hedef alan dış etkenlere tepki gösterdi. AK Parti'nin milletin talebinden doğduğunu belirten Başkan Erdoğan, ekonomik gelişmeleri de ele aldı.

Son dakika: Başkan Erdoğan'dan AK Parti'nin 19. kuruluş yılı programında önemli açıklamalar..
Son dakika: Başkan Erdoğan'dan AK Parti'nin 19. kuruluş yılı programında önemli açıklamalar.. Admin
Bu içerik 137 kez okundu.
Reklam

Şahlanma dönemini yaşayacağız

Giriş: 13.08.2020 19:39 Güncelleme:14.08.2020 07:45 

Başkan Erdoğan, ’nin 19. kuruluş yıldönümünde konuştu: "Bu parti Allah'ın rızasını, insanlığın sevgisini hedefleyerek kuruldu ve aynı anlayışla geldi. Bu hareket, bu dava Selçuklu'nun kalbi, Osmanlı'nın vicdanı, Cumhuriyet'in aklıdır" "İlk defa çok yüksek insani gelişme kategorisinde yer aldık. Salgının ve etkilerinin geçmesiyle ekonomide yeni bir döneme gireceğiz. Bu dönemin de şahlanma dönemi olacağına inanıyorum"

Şahlanma dönemini yaşayacağız

AK Parti 19. yılını bu yıl koronavirüs önlemleri gölgesinde ve bir gün önce kutladı. Mamak 75. Yıl Anfi Tiyatro ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen kutlamalara, kabine üyeleri, il başkanları, MYK, MKYK, Gençlik Kolları, Kadın Kolları üyelerinin aralarında olduğu sınırlı sayıda partili katıldı. Kutlamanın yapıldığı salon bir gün önceden dezenfekte edilirken, katılımcılar sosyal mesafe kurallarına uygun şekilde oturdu. Kutlamalarda AK Parti'nin sevilen seçim parçaları ve 19. yıla özel şarkının yer aldığı mini bir konser verildi. Kutlamalara eşi Emine Erdoğan'la birlikte katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu mesajları verdi:
 Bu parti Allah'ın rızasını, insanlığın sevgisini hedefleyerek kuruldu ve aynı anlayışla geldi. Şahsi emellerinin peşine düşenler oldu ve onlar siyaset tarihinin tozlu raflarında yer aldı.

Başkan Erdoğan: 'da ’un yaptıklarını değil insanlığımızın gereğini yapıyoruz

Giriş: 13.08.2020 19:39 Güncelleme:14.08.2020 07:45 

Başkan Erdoğan, ’nin 19. kuruluş yıldönümünde partililere seslendi. Bölgedeki gelişmelere ilişkin net mesaj verdi: Derdimiz şov değil, kardeşlik gereği ’dayız. ’un yaptıklarını değil insanlığımızın gereğini yapıyoruz. 'de gerginliği artıran Yunan zihniyetidir. Kimse kendini dev aynasında görmemeli, şov peşinde de koşmamalı.

Şov yapma Macron!

14 Ağustos 2001'de kurulan , 19. yaşını kutluyor. Başkan , dün akşam Ankara 75. Yıl Cumhuriyet Anfi Tiyatro ve Kültür Merkezi'nde AK Parti 19. Kuruluş Yıl Dönümü programına katıldı.

YUNAN'A ORUÇ REİS TOKADI
Yunan tacizine tokat gibi verilen cevabı, Başkan Erdoğan açıkladı. Limmos, 'de 'i engellemek istedi. Devreye Kemal Reis girdi. Hasar gören Yunan fırkateyni, limana çekildi.

Erdoğan: 'Ankara kriterleri' der ve yolumuza devam ederiz

Erdoğan, Mamak'taki 75. Yıl Parkı'nda düzenlenen AK Parti 19. Kuruluş Yıl Dönümü kutlamasında yaptığı konuşmada, İstanbul Sözleşmesi tartışmalarına son noktayı koydu. Aileyi merkeze alan toplum dokusuyla uygun, özgün ve öncü metinler çıkarma potansiyeline sahip olduklarını belirten Erdoğan, 'Kopenhag kriterleri' diyeceğimize 'Ankara kriterleri' der ve yolumuza devam ederiz. '' dedi

Erdoğan, Mamak'taki 75. Yıl Parkı'nda düzenlenen AK Parti 19. Kuruluş Yıl Dönümü kutlamasında yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddet konusundaki hassasiyetlerinin, insana olan saygı ve sevgiden olduğu kadar aile kavramına yaklaşımlarından da kaynaklandığını ifade etti.



'ÖNCÜ METİNLER POTANSİYELİNE SAHİBİZ'

Ne kadına şiddetle mücadelemizin zafiyete uğratılmasına ne de bir avuç marjinalin aile değerlerimizi zedelemesine izin veririz." diyen Erdoğan, Türkiye'nin bin yıllara dayanan medeniyet birikimiyle insanı ve insan onurunu yücelten, aileyi merkeze alan toplum dokusuyla uygun, özgün ve öncü metinler çıkarma potansiyeline sahip olduğunun altını çizdi.

'ANKARA KRİTERLERİ' DER YOLUMUZA DEVAM EDERİZ

Şimdiye kadar oluşan uluslararası külliyatından da istifade ederek tercüme metinler yerine artık kendi çerçevemizi kendimiz belirlememiz gerekiyor. Hani diyordum ya 'Kopenhag kriterleri' diyeceğimize 'Ankara kriterleri' der ve yolumuza devam ederiz. Enerjimizi ve vaktimizi heba eden son tartışmanın kasıtlı bir şekilde alevlendirildiğini, bazılarının da bilerek veya bilmeyerek bu ateşe odun taşıdığını düşünüyorum. Bu ateşi körükleyenler kadına şiddetle mücadeleden veya kadınların insan haklarını tesis etmekten bir adım olsun geri gideceğimizi sanıyorlarsa şimdiden bilsinler ki hüsrana uğrayacaklardır.

Erdoğan'dan son dakika Oruç Reis açıklaması: İlk cevabı aldılar...

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, 75. Yıl Cumhuriyet Anfi Tiyatro ve Kültür Merkezi'nde AK Parti 19. Kuruluş Yıl Dönümü programında konuştu. Başkan Erdoğan, 'Oruç Reis'imize sakın saldırmayın, saldıracak olursanız bunun bedelini ağır ödersiniz dedik ve bugün ilk cevabı aldılar.'' açıklamasını yaptı.

AK Parti'nin 19'uncu kuruluş yıldönümü töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Oruç Reis'le ilgili son dakika gelişmesini aktardı.

'BUGÜN İLK CEVABI ALDILAR

Suriye’deki iç karışıklıklarla birlikte Türkiye üzerinde oynanan oyunların yeni bir boyuta taşındığını belirten Erdoğan, ”Artık içeride ve dışarıda çok daha sert, çok daha sinsi, yer yer de kanlı bir sürecin içine giriyorduk. Gezi olayları ile sokakları işgale, 17-25 Aralık emniyet yargı darbesi ile milli iradeyi gasp etmeye, çukur eylemleri ile mahalleleri bölmeye çalıştılar. PKK’sından DEAŞ’a kadar tüm terör örgütlerini en azgın şekilde üzerimize saldılar. 15 Temmuz’da darbe girişimine kalkıştılar. Kuzey Irak, Suriye, Libya, Doğu Akdeniz’de yürüttüğümüz harekatlarla bu saldırılara karşı cevabımızı anladıkları dilden verdik. Bugün de verdik. Kendilerine söyledik, bizim Oruç Reis’imize sakın saldırmayın, eğer Oruç Reis’imize saldırırsanız bunun bedelini ağır ödersiniz dedik ve bugün ilk cevabı aldılar” dedi.

ORUÇ REİS'E ENGELLEMEYE KEMAL REİS MÜDAHALESİ

Yunanistan'ın Limnos fırkateyni, Türk kıta sahanlığı içerisinde Oruç Reis'i engellemeye  çalışmış TCG Kemal Reis fırkateyninin Yunan gemisine müdahale ettiği iddia edilmişti.

Engelleme esnasında Limnos'un ağır hasar aldığı ve limana çekilmek zorunda kaldığı belirtilmişti.

BAŞKAN Erdoğan, AK Parti 19. Kuruluş Yıl Dönümü'nde çarpıcı açıklamalar yaptı. Yunanistan ile Akdeniz'de yaşanan gerilimle ilgili çok sert bir mesaj veren Erdoğan, "Bizim Oruç Reis'imize saldırmayın. Bunun bedelini ağır ödersiniz dedik. Bugün (dün) ilk cevabı aldılar" dedi. Başkan, şöyle devam etti:
2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde iyice ayyuka çıkan hukuksuz, ahlaksız, pervasız girişimlerin hiçbirine eyvallah demedik. Bunun bedelini de kapatma davasıyla ödedik. Provokatif cinayetlerle nasıl köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığımız gözlerimizin önündedir. Dört bir yandan eline geçirdikleri her malzemeyle yüklendiler.
GEZİ olaylarıyla sokakları işgale, 17-25 Aralık emniyet-yargı darbesiyle milli iradeyi gasp etmeye, çukur eylemleriyle mahalleleri bölmeye çalıştılar. PKK'sından DHKP/C'sine varana kadar üstümüze saldılar.

Başkan Erdoğan: Biz 'one minute' dedik onlar 'yandık' dediIMF konusunda güçleri, dirayetleri yoktu. DAVOS'ta  ile görüşmede ''nin borcu ile ilgili takip yapabilirsiniz ama siyasi emir veremezsiniz' dedim. IMF'e olan borcumuzu sıfırladık. Faiz noktasında koyduğumuz tavır sayesinde oldu. Ana muhalefet 'IMF'den borç alın' diyor. O sizin işiniz. Biz ne diyoruz? 'Biz bize yeteriz.'
ASLA kindar değiliz. Kimseye husumet beslemiyoruz. Ama milli iradeye yapılan hiçbir saldırıyı da unutmayacağız. Milletimize pusu kuranları unutmayacağız. Milletimiz üzerine tanklarla, helikopterlerle saldıranları, onları üzerimize gönderenleri unutmayacağız.

HAKKIMIZI YEDİRTMEYİZ
Erdoğan'dan Doğu Akdeniz mesajı: Hiçbir ülkeye hakkımızı yedirtmeyiz. Kimse kendini dev aynasında görmemeli, şov peşinde koşmamalı. Akdeniz'de gerginliği artıran Türkiye değil, Türkiye'yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yok saymaya çalışan Rum, Yunan zihniyetidir. Türk kıyılarına 2 kilometre, Yunan ana karasına ise mesafe 580 kilometre uzaklıktaki Meis Adası üzerinden deniz yetki alanı talep etmek, akıl ve sağduyu ile izah edilemez.

Son dakika: Başkan Erdoğan'dan AK Parti'nin 19. kuruluş yılı programında önemli açıklamalar

Son dakika haberleri... Başkan 'nin 19. kuruluş yılı programında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'ye çağ atlatan projelere değinen Başkan Erdoğan, muhalefete ve Türkiye'yi hedef alan dış etkenlere tepki gösterdi. AK Parti'nin milletin talebinden doğduğunu belirten Başkan Erdoğan, ekonomik gelişmeleri de ele aldı.

Son dakika: Başkan Erdoğan'dan AK Parti'nin 19. kuruluş yılı programında önemli açıklamalar

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin 19. kuruluş yılı programında önemli açıklamalarda bulundu.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından derlenenler;

Kuruluşundan bugüne AK Parti kademelerinde görev alan, partiye gönül veren ve AK Parti davasını savunanlara şahsı, ailesi ve milleti adına şükranlarını sunan Erdoğan, geçen 19 yıl içinde birlikte yol yürüdüğü kardeşlerinden ebediyete irtihal edenlere de Allah'tan rahmet diledi.

"Türkiye'de ve dünyanın her bir yanında AK Parti'nin başarısı için 19 yıldır samimiyetle dua eden herkesten Allah razı olsun." diyen Erdoğan, partinin Allah'ın rızasını, milletin desteğini, ümmetin duasını, insanlığın sevgisini hedefleyerek kurulduğunu ve bugüne kadar da aynı anlayışla geldiğini söyledi.

"SORUMLULUĞUMUZ DOĞRUDAN MİLLETE KARŞI"

Partinin kurucusunun bizatihi milletin kendisi olduğunu anlatan Erdoğan, "Şahsım başta olmak üzere partimizin tüm kademelerinde görev üstlenen herkes sorumluluğunun doğrudan millete karşı olduğunu bilir ve ona göre davranır. Tarih boyunca olduğu gibi bu dönemde de kerameti kendinde görenler, millete hizmet yolunda ayrılıp şahsi emellerinin peşine düşenler elbette oldu ama hepsi de çok kısa bir sürede bu gerçekle yüzleşip siyaset tarihinin tozlu raflarındaki yerlerini almak zorunda kaldı." diye konuştu.

Erdoğan, AK Parti'nin, kuruluşundan bugüne yaptıklarıyla ve duruşuyla Türk milletinin hayallerini gerçekleştiren, koskoca bir ümmetin umutlarını canlandıran, insanlığın önünde yeni kapılar açan bir parti kimliğine sahip olduğunu aktardı.

Bugün AK Parti'nin Türkiye'nin son 18 yılının mimari olmanın yanında, 2023 hedefleri, 2053 ve 2071 vizyonları ile de ülkenin istikbaline talip olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemizin ve milletimizin geleceği konusunda AK Parti'den başka bir vizyon, bir hedef, bir proje, program sahibi siyasi teşekkül bulunmuyor. Ana muhalefetin ve aynı cephenin diğer partilerinin tek siyasetleri AK Parti'ye saldırmak, tek vaatleri Recep Tayyip Erdoğan'ı indirmek. Milletimiz bu kısır zihniyete 19 yıldır yaptığı gibi bundan sonra da itibar etmeyecektir." ifadesini kullandı.

İnsanlık tarihine büyük yürüyüşlerin yön verdiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hazreti İbrahim'in Harran'dan Filistin'e yürüyüşü böyle bir yürüyüştür. Hazreti Musa'nın Mısır'dan Kızıldeniz kıyılarına yürüyüşü böyle bir yürüyüştür. Hazreti Peygamberin Mekke'den Medine yürüyüşü tarihin akışını değiştiren böyle bir yürüyüştür. Horasan erenlerinin Anadolu'ya, Balkanlar'a, Avrupa içlerine yürüyüşü sevgi ve hoşgörü ikliminin bu beldelerde yayılmasını sağlamıştır. Yaşadığımız coğrafyayı medeniyet güneşimizin sarması da büyük yürüyüşler sayesindedir. Sultan Alparslan'ın Malazgirt Ovası'na, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul surlarını, Yavuz Sultan Selim'in Sina Çölü'ne yürüyüşleri büyük değişimlerin sembolleri olmuştur."

Erdoğan, tarih boyunca insanlığa yeni istikametler kazandıran Türk milletinin 14 Ağustos 2001 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisini kurarak yeni bir hamle başlattığını anımsattı.

"SELÇUKLU'NUN KALBİ, OSMANLI'NIN VİCDANI, CUMHURİYET'İN AKLI"

AK Parti'nin, ilk insan Hazreti Adem ile başlayan büyük medeniyet davasının bugün temsilcisi olmaya talip bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Bu davaya gönül verenler kendileriyle yeryüzündeki tüm mazlumların hukukunu korumanın mücadelesini vermişlerdir. Bu kutlu yürüyüşün 1000 yıldır coğrafyamızda sancaktarlığını yapan ecdadımız, 3 kıta ve 7 iklimde barışın, kardeşliğin ve adaletin tesisi için asırlardır ter dökmüştür. Bizim hareketimiz, davamız kendisine her şeyden önce Allah kelamını ve onun alemlere rahmet olarak gönderilen Nebisini edinmiştir.

Bizim hareketimiz Ahmet Yesevi'den Mevlana'ya, Hacı Bektaş-ı Veli'den Yunus Emre'ye, Fuzuli'den Ahmedi Hani'ye, Mehmet Akif'ten nice gönül sultanlarına kadar medeniyetimizin tüm tatlı pınarlarından kana kana içmiş, o bereketli pınarlardan beslenmiştir. Bu hareket, bu dava Selçuklu'nun kalbi, Osmanlı'nın vicdanı, Cumhuriyet'in aklıdır. Milletimiz yürüyüşümüze işte böyle bir istikamet belirlemiştir."

Erdoğan, "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" sloganıyla çıktıkları siyaset yolculuğunu 10,5 milyonu aşan üye ile el ele, gönül gönüle sürdürdüklerini ifade etti.

"BİZLER DUA İLE ÇIKTIK YOLA"

"19 yıl önce ne söylüyorsak bugün de aynısını söylüyoruz. AK Parti milletimizin özlemlerinden ve taleplerinden doğmuştur." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"AK Parti sadece milletimize yaslanan bir partidir. AK Parti'nin mayasını milletimiz yoğurmuştur. AK Parti'nin hamurunu milletimiz yoğurmuştur. AK Parti'nin kumaşını millet dokumuştur. Bu yüzden bütün çabalarımızın semeresi, bütün başarılarımızın bereketi ülkemize ve milletimize aittir. Bizler dua ile çıktık yola ve aynı şekilde devam ediyoruz. Bizim için asıl olan bu kutlu yolda milletimizle el ele yürümek. Yunus'un dediği gibi (Yol odur ki doğru vara, göz odur ki Hakk'ı göre, er odur alçakta dura, yüceden bakan göz değil)".

Başkan Erdoğan AK Partinin 19. Kuruluş Yıl Dönümü programında flaş açıklamalarda bulunduBAŞKAN ERDOĞAN AK PARTİ'NİN 19. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ PROGRAMINDA FLAŞ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin 14 Ağustos 2001 tarihinden bugüne kadar neler yaşadığını asla unutmamalıyız. Özellikle 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından AK Parti'yi, hükümet eden ama iktidar olamamış bir parti haline dönüştürmek için oynanan oyunları hep aklımızda tutmalıyız." dedi.

Erdoğan, Mamak'ta 75. Yıl Parkı'nda düzenlenen AK Parti 19. Kuruluş Yıl Dönümü kutlamasında konuştu.

AK Parti'nin milletin partisi olduğunun nişanesinin, 2002 Kasım'ından beri girdiği her seçimden birinci olarak çıkmayı başarabilmesi olduğunu belirten Erdoğan, "Bizi, milletimize mahcup etmediği için Rabbimize hamd ediyoruz." ifadesini kullandı.

Erdoğan, AK Parti'nin yolunu, uzun yıllar boyunca siyasi ve ekonomik buhranların acı tecrübelerini yaşayan milletin çizdiğini, adını milletin koyduğunu dile getirerek şöyle devam etti:

"(Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür.) derler. Türkiye'nin 14 Ağustos 2001 tarihinden bugüne kadar neler yaşadığını asla unutmamalıyız. Özellikle 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından AK Parti'yi, hükümet eden ama iktidar olamamış bir parti haline dönüştürmek için oynanan oyunları hep aklımızda tutmalıyız. Kendilerini milletin üstünde gören ve ülkenin de sahibi sanan bir avuç azgın azınlığın nasıl bürokrasiden medyaya ve iş dünyasına kadar çöreklendiğini, her köşeden bize tuzaklar kurduklarını dün gibi hatırlıyoruz. Yüksek Askeri Şura toplantılarından dönemin cumhurbaşkanının davetlerine kadar her yerden nasıl sürekli krizlere muhatap bırakıldığımızı biz biliyoruz. Provokatif cinayetlerle nasıl köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığımız hala gözlerimizin önündedir."

Erdoğan, 2007 cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde iyice ayyuka çıkan hukuksuz, ahlaksız, pervasız girişimlerin hiçbirine eyvallah etmediklerini belirterek, "Bunun bedelini de kapatma davasıyla ödedik. Biz, demokratik teamüllere ne kadar sarılırsak sarılalım karşımızdaki faşist kafa yine durmadı. Milletimiz '411 el kaosa kalktı' manşetindeki kendi iradesini hiçe sayan alçak zihniyeti hiçbir zaman unutmayacaktır." diye konuştu.

Başkan Erdoğan: Ekonomide yeni dönem başlıyor

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 75. Yıl Cumhuriyet Anfi Tiyatro ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen “AK Parti 19. Kuruluş Yıl Dönümü” programında konuştu. Başkan Erdoğan, ekonomide şahlanış olacağını belirterek yeni bir dönemin başlayacağını açıkladı

AK Parti 19. kuruluş yıl dönümü programı, korona virüs önlemleri nedeniyle 75. Yıl Cumhuriyet Amfi Tiyatro ve Kültür Merkezi'nde düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması öncesinde Özhan Eren “Haydi Bir Daha”, Uğur Işılak “Dombra”, Altan Çetin “Nereden Nereye”, Ceyhun Çelikten “Tabii ki Evet”, Ceyhun Çelikten “İnandığın Yolda Yürü” şarkılarını seslendirdi, AK Parti’nin 19. yılı için hazırlanan film davetlilere sunuldu.



Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından önemli başlıklar;

"ŞAHSİ EMELLERİNİN PEŞİNDE DÜŞENLER TARİHİN TOZLU RAFLARINDA YER ALDI"

Birlikte yürüdüğümüz kardeşlerimizden ebediyete gitmişlere Allah'tan rahmet diliyorum. Hep söylediğimiz gibi bu partinin kurucusu bizahiti milletimizin ta kendisidir. Şahsım başta olmak üzere, partimizin tüm kademelerinde görev üstlenen herkes sorumluluğun millete karşı olduğunu bilir ona göre davranır. Bu parti Allah'ın rızasını, insanlığın sevgisini hedefleyerek kuruldu ve aynı anlayışla geldi. Şahsi emellerinin peşine düşenler oldu ve onlar siyaset tarihinin tozlu raflarında yer aldı. Ülkemizin ve milletimizin geleceği konusunda AK Parti'den başka vizyon proje siyasi teşekkül bulunmuyor. Tek AK Parti'ye saldırmak, Recep Tayyip Erdoğan'ı indirmek.

Hz İbrahim'in Harran'dan Filistin'e yürüyüşü böyle bir yürüyüştür. Hz. Musa'nın Kızıldeniz'e yürüyüşü böyle bir yürüyüştür. Hz Muhammed'in Mekke'ye yürüyüşü tarihi bir yürüyüştür. Tarih boyunca insanlığa yeni istikametler kazandıran milletimiz 14 Ağustos 2001 tarihinde Adalet ve Kalkına Partisi'ni kurarak yeni bir hamle başlatmıştır.

Bu davaya gönül verenler kendileriyle birlikte yeryüzündeki tüm mazlumların hukukunu koruma mücadelesi vermişlerdir. 3 kıta 7 iklimde barışın kardeşlik için ter dökmüştür. Bu hareket bu dava Selçuk'lunun kalbi, Osmanlı'nın vicdanı Cumhuriyet'in aklıdır. Bizim hareketimiz, bizim davamız, Her şeyden önce Allah Kelamını ve onun nebisini rehber edinmiştir.

"AK PARTİ MİLLETİN PARTİSİDİR"

19 yıl önce ne söylüyorsak bugün de aynısını söylüyoruz. AK Parti milletimizin özleminden ve taleplerinden doğmuştur. AK Parti'nin mayasını milletimiz yoğurmuştur. AK Parti'nin kumaşını millet dokumuştur. Bu yüzden tüm çabalarımız semeresi ülkemize ve milletimize aittir. Bizler dua ile çıktık yola ve aynı şekilde devam ediyoruz. Bizim için asıl olan bu kutlu yolda milletimizle el ele yürümektir. AK Parti'nin milletimizin partisi olduğunun nişanesi girdiği ilk seçimden beri birinci olarak çıkmayı başarabilmesidir.

"PERVASIZ GİRİŞİMLERİN HİÇBİRİNE EYVALLAH DEMEDİK"

Kendilerini milletin üstünde gören, ve ülkeninde sahibi sanan bir avuç azgın azınlığın nasıl bürokrasiden medyada ilişkilendiği bize nasıl tuzaklar kurduğunu hatırlıyoruz. Her yerden nasıl sürekli krizlere muhatap bırakıldığımızı biz biliyoruz. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde iyice ayyuka çıkan hukuksuz ahlaksız pervasız girişimlerin hiçbirine eyvallah demedik. Bunun bedelini de kapatma davasıyla ödedik. Provakatif cinayetlerle nasıl köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığımız gözlerimizin önündedir.

'ZAMANI GELECEK ORTAYA KOYACAĞIZ'

O zaman bizlerle beraber orada olanlar o salonu terk ederken neler söylediklerini de iyi biliyoruz. Şimdi parti kurdular. Ne diyorlardı biliyor musunuz? 'İşte şimdi yandık.' Niye? 'One minute' dedik ya... Kime karşı dedik? O da belli, İsrail'in atıklarına karşı. Zamanı gelecek bazı şeyleri çok açık, net de ortaya koyacağız. Şahitleri ile beraber koyacağız ve bu milletin derdiyle dertlenenlerin kimler olduğunu milletim bilecek ama zamanı var. Başlattığımız her demokrasi atağını kesmeye kalkanlara rağmen gönülleri bir gergef gibi işleyerek yolumuza devam ettik. Sabrettik, azmettik, çalıştık, yol bulduk, yol açtık, hep ileriye doğru gittik ve hamdolsun emeğimizin karşılığını birer birer ald

obotik nanoteknoloji, aşı, yapay zeka gibi birçok önemli alanda geleceğin bilim dünyasını şekillendirecek binlerce doktoralı bilim insanı yetiştiriyoruz. İnşallah yetiştirmeye devam edeceğiz.

Ulaştırma ve Altyapı bizim son 18 yıla damga vurduğumuz alanların başında geliyor. Mesafemiz bugün 27 bin 300 kilometreye ulaştı. Otoyol mesafemiz 1715km'den 3700 km'ye çıkardık. 50 km olan karayolu tünel mesafemiz 523 km'ye çıktı. Bolu Dağı tünelinden Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne Osman Gazi Köprüsü'nden Avrasya Tüneline tabi yanında Marmaray var.
 

26 olan havalimanımız 30 ilave ile 56 ya çıktı. Gurur abidesi eseri olarak gördüğümüz İstanbul Havalimanı'nın yıllık 90 milyon kapasitelik ilk etabını hizmete aldık.

Tarımda kendi kendine yeterli olmamamızın yanı sıra ülkemiz ihracatçı bir ülke konumuna da gelmiştir.

Millet bahçeleri için çalışmalarımız devam ediyor. Enerjide TANAP ile TürkAkım gibi prestij projelerini hayata geçirdik. Yerli otomobil gibi bir projeyi hayata geçirmek Allah bize nasip etti.

Bugün ülkemiz ve milletimiz için verdiğimiz bu uzun meşakatli dolu dolu geçen sürecin kritik aşamasındayız.

Birinci dönem 2002-2013 arasını kapsayan potansiyelimizi keşfetme dönemimizdir. Çok önemli kazanımlar elde ettik. Güçlü bir büyüme performansına kavuştuk. Milli gelirimizi 36 milyar dolardan 2013 yılında 950 milyar dolara kadar çıkardık. Kişi başına düşen milli gelirimizi 3500 dolardan 12 bin 500 dolara kadar yükselttik. İhracatımızın 36 milyar dolardan 10 yıl sonra 152 milyar dolara ulaştı. Hatırlayın paramızda 6 sıfır vardı. O dönemde ne yaptık sıfırları attık.

IMF BAŞKANI'NA 'BİZ TÜRKİYE'YİZ' CEVABI

Karar merci kim? Onu tabi konuşan söyleyen yok. Orada mühür kimdeyse sultanı odur. Ve bu adımlar böyle atıldı. Ve faiz oranlarının yüzde 63 olduğu dönemde bu faiz inecek dediğimizde direnenler bizim "inecek" dememiz karşısında daha fazla direnemelerdir. Ve indirdik indirdik faizi % 6.3'e kadar çektik. Ve direniyorlardı. IMF konusunda belli güçleri dirayetleri yoktu. Enteresan olan şuydu. Davos'a gittiğimizde malum Fransız görüşme yapıyoruz. Sen IMF başısın. Ben de Türkiye'nin başıyım. Dolayısıyla Türkiye'nin her borcuyla ilgili takip yapabilirsin onlar ayrı. Ama siyasi noktada bize bir emir veremezsin o bize ait. Taksitleri alıyor musun? Alıyorsun. Siyasi yön verme asla yön verme mümkün değil. Biz Türkiye'yiz. O zaman IMF'ye borcumuz 22 milyar dolardı. Mayıs 2013'e geldik. Biz IMF'ye borcumuzu sıfırladık. IMF'ye borcumuz kalmadı. Nasıl oldu. Faiz noktasında koyduğumuz adımlarla oldu. Ana muhalefet çıkmış IMF'den borç alın. O sizin işiniz. Bizim IMF ile işimiz yok. Biz diyoruz ki "biz bize yeteriz" Bundan sonrada yetmeye devam edeceğiz.



TÜRKİYE OTOMOBİLDE LİDER ÜLKELERDEN OLACAK

İnşallah 2022 yılı sonunda aracımız banttan inecek ve ülkemiz elektrikli araçlar konusunda dünyada lider ülkelerden biri haline gelecektir

 

'TÜRKİYE TARIMDA PATLAMA YAPACAK'

Türkiye tarımda Allah'ın izniyle patlama üzerine patlama yapacak ve dünyanın sayılı tarım ülkelerinden biri haline gelecek.

'EKONOMİDE YENİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ'

İnşallah salgının ve etkilerinin geçmesiyle ekonomide yeni bir döneme gireceğiz. Bu döneminde şahlanma dönemi olacağına inanıyorum. Ülkemizin dünyanın en büyük 10 ekonomisine dahil edeceğiz bu dönemde, 2023 hedeflerimize yürüyeceğiz. Çünkü AK Parti'nin bu millete daha söyleyeceği çok sözü ve yapacağı çok işi var.

'MÜHÜR KİMDEYSE SULTAN ODUR'

Bugün ülkemiz ve milletimiz için verdiğimiz bu uzun, meşakkatli, her anı dolu dolu geçen mücadele sürecinin kritik bir aşamasındayız. Cumhuriyet tarihimizin en büyük kalkınma hamlelerini ve demokratikleşme adımlarını hayata geçirdiğimiz 18 yılı ekonomi açısından iki döneme ayırmak gerekiyor. Birinci dönem 2002-2013 arasını kapsayan potansiyelimizi keşfetme dönemidir. 2002 Türkiye ekonomisi açısından dönüm noktası oldu. 2002-2013 arasında yakaladığımız ekonomik istikrarla çok önemli kazanımlar elde ettik. Sanayiden tarıma, inşattan turizme güçlü bir büyüme performansına kavuştuk. Bu dönemde Türkiye gerçek gücünün ve imkanlarının farkına vardı. Milli gelirimizi 236 milyar dolardan 2013 yılında 950 milyar dolara kadar çıkarttık. Kişi başına düşen milli gelirimizi 3 bin 500 dolardan 12 bin 500 dolara kadar yükselttik. Böylece üst orta gelir grubuna taşıdığımız ülkemizin yüksek gelir grubuna girmesine ramak kaldı. İhracatımız 36 milyar dolardan 10 yıl sonra 152 milyar dolara ulaştı. Hatırlayın paramızda 6 sıfır vardı, 6 sıfırı da o zaman sildik attık. Birileri şimdi ona talip oluyor. Ülkenin başbakanı herhalde onlardı. ‘Biz o işe bakıyorduk’ falan diyenler var. Karar merci kim, onu tabi söyleyen yok. Orada mühür kimdeyse sultan odur. Faiz oranlarının yüzde 63 olduğu dönemlerden, bu faiz inecek dediğimizde direnenler, bizim inecek dememiz karşısında daha fazla direnemediler ve faizi yüzde 4,6’ya kadar çektik. Enflasyon da 7 küsüre kadar inmiş oldu. Direniyorlardı. Çünkü IMF konusunda belli bir güçleri dirayetleri yoktu. Enteresan olan şey şuydu, o malum Davos’a gittiğimizde Strauss-Kahn ile malum Fransız, onunla görüşme yapıyoruz, yaptığımız görüşmede ‘Sen IMF’nın başısın ama Türkiye’nin başı da benim. Dolayısıyla Türkiye’nin borcu konusunda her türlü takipleri yapabilirsin ama siyasi noktada emir veremezsin. O bize aittir. Taksitleri alıyorsun, dolayısıyla siyasi yön verme asla mümkün değil, biz Türkiye’yiz.’ O tarihte bizim IMF’ye borcumuz 22,5 milyar dolardı. Mayıs 2013’e geldik biz IMF’ye olan borcumuzu sıfırladık. Nasıl oldu, faiz noktasında koyduğumuz tavırla oldu. Ana muhalefet çıkmış diyor ki, ‘IMF’’den borç alın’ o sizin işiniz, bizim öyle bir derdimiz yok


İnşallah 25 Ağustos akşamı Ahlat'ta olacağız. Sultan Alpaslan geceyi orada geçirmişti. Biz de orada olacağız. Cumhurbaşkanlığı konutu yaptık. 26 Ağustos sabahı da Malazgirt'e geçeceğiz. Her yıl yapmış olduğumuz bu kutlamayı da böyle gerçekleştireceğiz.

Biz hiçbir zaman sadece seçim başarısını hedefleyen ve bunun üzerinden siyaset yapan bir parti olmadık. Toplumun değişim taleplerine cevap vermeyi ilke olarak kabul ettik. AK Parti hareketini milletimizin daha çok sahiplenmesinin sebebi budur. Her kademede vazife üstlenen arkadaşlarımızın tek amacı aziz milletimize ve ülkemize hizmet etmek olmuştur. Türkiye'de bu kadar uzun süre iktidarda kalan bir başka parti yoktur. Biz millete efendi olmak için değil, hizmetkar olmak için katıldı. AK Parti bu bilinci kaybetmedği için bu günlere gelmiştir. Bizim davamızın bir önemli özelliği de istişareye verdiği önemdir. Hukuktan siyasete ekonomiden diplomasiye milletimize pusu kuranları unutmayacağız.

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarımızı çok yönlü, bütüncül yaklaşımla, 'sıfır tolerans' ilkesiyle sürdürüyoruz. Ailenin temeline dinamit koyan hiçbir anlayış, hiçbir düzenleme, hiçbir ideoloji insani olmadığı gibi meşru da değildir.


AK Parti'nin kadınları için 'AKP'nin papatyaları' gibi yakıştırmalarla 'yeşil sermaye' gibi yaklaşımlarla ağzıma almaktan edep ediyorum, küfri bir ifadeyi kullanmak suretiyle bu tür yakıştırmaların içine giren köşe yazarlarını, tüm kadın kollarım ve kadınlar adına kınıyorum.

Kadınlarımız lehine yaptığımız bunca düzenleme varken, tartışmayı değerlerimize düşmanlık aracı haline dönüştürmeye çalışan bir avuç sapkına meydanı bırakmayacağız.

ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ OLMAYAN İL KALMADI

Bugün itibarıyla organize sanayi bölgesine sahip olmayan hiçbir ilimiz kalmadı. Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamalarının milli gelirimizdeki payının ilk defa yüzde 1'i aştığına şahit olduk. Tarım sektörümüz, ülkemizin nüfus, turist ve ihracat artışıyla uyum sağlayarak hasılasını 37 milyar liradan 275 milyar liranın üzerine çıkarttık. Muhalefet, 'çiftçimiz şöyle battı, bitti vesaire' diyor. Hiç merak etmeyin. Ellerinizi de öyle fazla ovuşturmayın. Türkiye tarımda Allah'ın izniyle patlama üzerine patlama yapacak ve dünyanın sayılı tarım ülkelerinden bir tanesi haline gelecek. Tarımsal ihracatımız da 3,8 milyar dolardan, dikkat edelim 18 milyar dolara yükseldi.

Milletin üzerine uçaklarla, tanklarla, helikopterlerle saldıranları unutmayacağız

Bu harekete, bu davaya gönül veren milyonlar nice hain tertip karşısında saflarını hep sıklaştırmış, fitneye geçit vermemiştir. Ülkemizi darbe teşebbüsleriyle, terörle, sokak şiddetiyle, ekonomik saldırılarla zayıf düşürmeye çalışanlar, karşılarında hep milletimizin ferasetini, cesaretini, vatan sevgisini bulmuşlardır. Asla kindar değiliz, kimseye husumet beslemiyoruz ama 2002 Kasım'ından itibaren milli iradeye yapılan hiçbir saldırıyı da unutmayacağız. Hukuktan siyasete, ekonomiden diplomasiye her alanda milletimize pusu kuranları unutmayacağız. Milletin üzerine uçaklarla, tanklarla, helikopterlerle saldıranları unutmayacağız. Onları üzerimize gönderenleri de unutmayacağız. Bu ülkenin bütünlüğüne ve dirliğine, milletimizin birliğine ve beraberliğine karşı kurulan hain tuzakları unutmayacağız. Bizi birbirimize düşürmek için sürekli kılçık atanları unutmayacağız. Maalesef bazılarının yaraları pansuman etmek yerine deşerek, 18 yıldır sayısız defa yaşadığımız bu senaryoya malzeme verdiklerini görüyoruz.

19 YAŞ EN HEVESLİ DÖNEM DEMEKTİR
Türkiye olarak medeniyet birikimimizle; insanı ve insan onurunu yücelten, aileyi merkeze alan, toplum dokumuza uygun özgün ve öncü metinler çıkarma potansiyeline ziyadesiyle sahip olduğumuza inanıyorum. Şimdiye kadar oluşan uluslararası külliyattan da istifade ederek tercüme metinler yerine artık kendi çerçevemizi kendimiz belirlememiz gerekiyor. Kopenhag Kriterleri diyeceğimize, Ankara Kriterleri der yolumuza devam ederiz. Bin yıldır barış ve kardeşlik içinde yaşadığımız ülkemizde refah ve huzurun hakim olması için var gücümüzle çalışıyoruz. Türkiye’nin neresinde yaşarsa yaşasın her insanımızı aynı samimiyetle kucaklıyoruz. Bölgesel ve küresel barış için bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz. 2023 hedeflerimize, 2053 ve 2071 vizyonumuza uygun bir Türkiye’yi milletçe inşa edeceğimize yürekten inanıyorum. Bugün 19’uncu kuruluş yıl dönümümüzü kutluyoruz. 19 yaş demek en gayretli, en hevesli dönem demektir”

Başkan Erdoğan: Biz 'one minute' dedik onlar 'yandık' dedi

BAŞKAN ERDOĞAN'DAN "ONE MİNUTE" TEPKİSİ

Davos'taki "One minute" hadisesinin, AK Parti'nin mazlumlar ve mağdurlar için verdiği mücadelenin uluslararası alanda en yüksek perdeden seslendirilişinin sembolü olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle dedi:

"O zaman bizlerle beraber orada olanlar o salonu terk ederken neler söylediklerini de iyi biliyoruz. Şimdi parti kurdular. Ne diyorlardı biliyor musunuz? 'İşte şimdi yandık.' Niye? 'One minute' dedik ya... Kime karşı dedik? O da belli, İsrail'in atıklarına karşı. Zamanı gelecek bazı şeyleri çok açık, net de ortaya koyacağız. Şahitleri ile beraber koyacağız ve bu milletin derdiyle dertlenenlerin kimler olduğunu milletim bilecek ama zamanı var. Başlattığımız her demokrasi atağını kesmeye kalkanlara rağmen gönülleri bir gergef gibi işleyerek yolumuza devam ettik. Sabrettik, azmettik, çalıştık, yol bulduk, yol açtık, hep ileriye doğru gittik ve hamdolsun emeğimizin karşılığını birer birer aldık."

Erdoğan, buna rağmen önlerine kurulan tuzakların, maruz kaldıkları saldırıların bitmediğini vurgulayarak, "Dört bir yandan ellerine geçirdikleri her malzemeyle yüklendiler. Suriye'deki iç karışıklıklarla birlikte ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar yeni bir boyuta taşındı. Artık içerde ve dışarıda çok daha sert, çok daha sinsi, yer yer de kanlı bir mücadele sürecinin içine giriyorduk." diye konuştu.

"TÜM TERÖR ÖRGÜTLERİNİ ÜZERİMİZE SALDILAR"

Birilerinin Gezi olaylarıyla sokakları işgale, 17/25 Aralık emniyet-yargı darbesiyle milli iradeyi gasbetmeye, çukur eylemleriyle mahalleleri bölmeye çalıştıklarını hatırlatan Erdoğan, şunları ifade etti:

"PKK'sından DEAŞ'ına kadar tüm terör örgütlerini en azgın şekilde üzerimize saldılar. Bunlar da yetmeyince 15 Temmuz'da darbe girişimine kalkıştılar. Kuzey Irak'ta, Suriye'de, Libya'da, Doğu Akdeniz'de yürüttüğümüz harekatlarla, bu saldırılara karşı cevabımızı anladıkları dilden verdik. Bugün de verdik ve kendilerine 'Bak bizim Oruç Reis'imize sakın saldırmayın, eğer Oruç Reis'imize saldıracak olursanız bunun bedelini ağır ödersiniz.' dedik ve bugün ilk cevabı aldılar. Her saldırının görünmeyen hançeri olan ekonomiyi, kur, faiz, enflasyon üçgeninde daha güçlü bir şekilde devreye soktular. Bu konuda da gereken tedbirleri alarak ekonomimizi güçlendirdik."

Erdoğan, yeni tip koronavirüs salgını döneminde yaşananların, Türkiye'nin eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma kadar her alanda sahip olduğu altyapının önemini tüm açıklığıyla ortaya koyduğunu söyledi.

Son dakika: Başkan Erdoğandan Doğu Akdeniz mesajı: Oruç Reise saldıran bedelini öderBAŞKAN ERDOĞAN'DAN DOĞU AKDENİZ MESAJI: ORUÇ REİS'E SALDIRAN BEDELİNİ ÖDER

"AK PARTİ ESERLERLE KONUŞAN BİR PARTİ"

AK Parti'nin bugüne kadar hep rakamlarla, hizmetlerle, birbiri ardına açtığı eserlerle konuşan bir parti olduğunu söyleyen Erdoğan, Türkiye için sadece hayal kurmakla kalmadıklarını, hayalleri tek tek gerçeğe dönüştürdüklerini dile getirdi.

Erdoğan, yükseköğretim dahil 8,7 milyar lirayla devraldıkları eğitim bütçesini 131 milyar liraya çıkardıklarını, iktidarları döneminde toplam 324 bin derslik, okullara 34 bin laboratuvar, 15 bin kütüphane, 2 bin 718 dijital kütüphane inşa ettiklerini bildirdi.

672 bin 608 öğretmen ataması yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, sağlıkta hastane, tedavi kurumu ve birinci basamak sağlık kuruluşundan oluşan yaklaşık 8 bin 500 sağlık tesisini Türkiye'ye kazandırdıklarını belirtti.

Erdoğan, hastane yatak kapasitesini 164 binden 246 bine, nitelikli yatak kapasitesini 19 binden 148 binin üzerine çıkardıklarına işaret ederek, inşa ettikleri şehir hastaneleriyle sağlıktaki başarı çıtasını daha da yukarı taşıdıklarını söyledi.

"KONYA ŞEHİR HASTANESİNİN RESMİ AÇILIŞINI YAPACAĞIZ"

Konya'da yapılan şehir hastanesinin resmi açılışını gelecek günlerde gerçekleştireceklerini bildiren Erdoğan, "Konya ile toplamda 20 bin 563 yatak kapasiteli 15 adet şehir hastanemizi milletimizin istifadesine sunduk." dedi.

Gençlik ve sporda 9 olan gençlik merkezi sayısını 336'ya, 1575 olan spor tesisi sayısını 3 bin 720'ye, 278 bin olan lisanlı sporcu sayısını 10 milyon 150 bine ulaştırdıklarını dile getiren Erdoğan, üniversite öğrencilerinin ödediği harcı kaldırdıklarını hatırlattı.

Erdoğan, göreve geldiklerinde lisans öğrencilerine 45 lira burs verildiğini belirterek, bu rakamı 550 liraya yükselttiklerini, yüksek lisansta bursu 1100 liraya, doktorada 1650 liraya çıkardıklarını kaydetti.

Başkan Erdoğan: Biz one minute dedik onlar yandık dedi | Zamanı var açıklayacağızBAŞKAN ERDOĞAN: BİZ 'ONE MİNUTE' DEDİK ONLAR 'YANDIK' DEDİ | ZAMANI VAR AÇIKLAYACAĞIZ

ADALET HİZMETLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet hizmetlerindeki personel sayısını son 18 yılda yüzde 177 artırdıklarını, mahkeme sayısını adli yargıda yüzde 83, idari yargıda yüzde 38 artırarak hukuk sisteminin altyapısını güçlendirdiklerini ve 2002 yılından bugüne 269 adalet hizmet binası inşa ettiklerini dile getirdi.

Ulaştırma ve altyapı alanlarında son 18 yıla damga vurduklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"6 bin 100 kilometreden devraldık bölünmüş yolları, mesafemiz bugün 27 bin 300 kilometreye ulaştı. Nereden, nereye? Keza otoyol mesafemizi 1715 kilometreden 3107 kilometreye çıkarttık. 83 olan karayolu tünel sayımız 395'e, 50 kilometre olan karayolu tünel mesafemiz toplam 523 kilometreye çıktı. Bolu Dağı Tüneli'nden Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne Osmangazi Köprüsü'nden Avrasya Tüneli'ne ve tabii yanında Marmaray var Marmaray'dan sonra Avrasya'yı yaptık, Nissibi Köprüsü'nden Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli'ne, Ovit, Erkenek, Cankurtaran ve Sabuncubeli Tüneli'ne kadar nice eseri tamamlayıp milletimizin hizmetine sunduk. İstanbul İzmir Otoyolu, Menemen Aliağa Çandarlı Otoyolu ve Kuzey Marmara Otoyolu gibi nice muhteşem esere imza attık. İşte İstanbul-İzmir, tabii bazı nasihat etmeye gelince nasihat eden kardeşlerimiz var. Biz 3 saat 15 dakika falan diyoruz ama onlar diyor ki 'Ben 2,5 saatte varıyorum.' diyenler de var. Yine yolların kuralı vardır, öyleyse kurala uyalım. Ankara, Eskişehir, Konya ve İstanbul Yüksek Hızlı Tren hatları, Kars-Tiflis-Bakü İpek Demiryolu İzmir'de İzban, Ankara'da Başkentray ve Halkalı Gebze Banliyö hattı gibi eserlerle demir yollarına mührümüzü bastık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 olan havalimanı sayısının 30 ilave ile 56'ya çıktığını hatırlatarak, "Havalimanlarımızın toplam yıllık yolcu kapasitesi 60,2 milyon kişiden 318 milyon kişiye ulaştı. Gurur abidesi bir eser olarak gördüğümüz İstanbul Havalimanı'nın yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabını hizmete aldık." ifadelerini kullandı.

SOSYAL YARDIMLAR

Sosyal yardımlar alanında adeta destan yazdıklarını vurgulayan Erdoğan, 2 milyar lira olan sosyal yardım tutarının bugün 55 milyar liraya yükseldiğini, kamudaki engelli personel sayısını 5 bin 777'den 55 binin üzerine çıkarttıklarını ve evde bakım hizmeti alan engelli sayısının ise yaklaşık 527 bin kişi olduğunu kaydetti.

Erdoğan, Türkiye'nin dört bir yanına 38 Millet Kıraathanesi'ni açtıklarını, 23 Millet Bahçesi'ni de vatandaşların hizmetine sunduklarını, 72 ilde 208 Millet Bahçesi için yaklaşık 45 milyon metrekare alanda çalışmaların devam ettiğini aktardı.

Son 18 yılda TOKİ'nin inşa edip hak sahiplerine verdiği konut sayısının 770 bini geçtiğini, tarımda kendi kendine yeterli olmanın yanı sıra Türkiye'nin bu alanda ihracatçı bir ülke konumuna geldiğini vurgulayan Erdoğan, "Daha önce 40 milyar lirayı bile bulmayan Tarımsal Milli hasılamız geçtiğimiz yıl 275 milyar liraya ulaşmıştır. Çiftçimize verdiğimiz tarımsal destekler göreve geldiğimizde 1,8 milyar lirayken bu yıl 22 milyar lira yükseldi." şeklinde konuştu.

YERLİ OTOMOBİL İÇİN TARİH VERDİ

Erdoğan, enerji alanında TANAP ile Türk Akım gibi prestij projeleri hayata geçirdiklerini, Türkiye'nin 60 yıllık hayali olan yerli otomobil projesini gerçeğe dönüştürmek için kolları sıvamanın kendilerine nasip olduğunu anlatarak "İnşallah 2022 yılı sonunda aracımız banttan inecek ve ülkemiz elektrikli araçlar konusunda dünyada lider ülkelerden biri haline gelecektir." dedi.

"MÜHÜR KİMDEYSE SULTAN ODUR"

Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma hamlelerini ve demokratikleşme adımlarını hayata geçirdikleri 18 yılı ekonomi açısından iki döneme ayırmak gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

"Birinci dönem 2002-2003 arasını kapsayan potansiyelimizi keşfetme dönemidir. Gerçekten de 2002 Türkiye ekonomisi açısından bir dönüm noktası oldu. 2002-2013 arasında yakaladığımız ekonomik istikrarla çok önemli kazanımlar elde ettik. Sanayiden tarıma, inşaattan turizme güçlü bir büyüme performansına kavuştuk. Bu dönemde Türkiye gerçek gücünün ve imkanlarının farkına vardı. Milli gelirimizi 236 milyar dolardan 2013 yılında 950 milyar dolara kadar çıkardık. Kişi başına düşen milli gelirimizi 3 bin 500 dolardan 12 bin 500 dolara kadar yükselttik. Böylece üst orta gelir grubuna taşıdığımız ülkemizin yüksek gelir grubuna girmesine ramak kalmıştı. İhracatımız 36 milyar dolardan 10 yıl sonra 152 milyar dolara ulaştı. Hatırlayın paramız da 6 sıfır vardı işte 6 sıfırı da o zaman ne yaptık o dönemde sildik attık. Şimdi birileri tabii ona talip oluyor, ülkenin Başbakanı herhalde onlardı. 'Biz o işe bakıyorduk' filan diyenler var. Yani karar merci kim? Onu tabii konuşan söyleyen yok, orada mühür kimdeyse sultan odur. Bu adımlar böyle atıldı. Faiz oranlarının yüzde 63 olduğu dönemden 'Bu faiz inecek' dediğimizde direnenler, bizim 'İnecek' dememiz karşısında daha fazla direnemediler ve indirdik, indirdik, indirdik ve faizi yüzde 4,6'ya kadar çektik."

IMF BAŞKANINA MESAJ

Davos'ta 2009 yılındaki Dünya Ekonomik Forumu'nda dönemim IMF Başkanı Strauss-Kahn ile yaptığı görüşmeyi anımsatan Erdoğan, görüşmede yaşananları şöyle anlattı:

"Ona, 'Sen IMF'nin başısın, Türkiye'nin başı da benim' dedim.. Dolayısıyla Türkiye'nin borcu konusunda her türlü takipleri yapabilirsin, elemanların gelir gider ayrı ama siyasi noktada emir veremezsin. O bize ait. Taksitleri alıyor musun, alıyorsun. Dolayısıyla siyasi yön verme asla mümkün değil, biz Türkiye'yiz. İşte o tarihte bizim borcumuz IMF'ye 22,5 milyar dolardı. Biz mayıs 2013'te IMF'ye olan borcu sıfırladık. IMF'ye bizim borcumuz filan kalmadı. Nasıl oldu? Faiz noktasında koyduğumuz tavırlarla oldu. İşi bitirdik. Şu anda bizim IMF'ye borcumuz yok. Ana muhalefet çıkmış 'IMF'den borç alın' diyor. O sizin işiniz bizim böyle bir işimiz, derdimiz yok. Biz, 'biz bize yeteriz' diyoruz. Bugüne kadar yettik, bundan sonra da yeteceğiz."

"KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİR..."

Uluslararası doğrudan yatırımların 2002 yılından önce Türkiye'nin yolunu dahi bilmediğini ifade eden Erdoğan, kendilerinin ülkeyi sadece bir yılda 23 milyar dolar uluslararası yatırım çekecek seviyeye getirdiğini belirtti.

Merkez Bankasının toplam rezervlerini 27,5 milyar dolardan 135 milyar dolara kadar yükselttiklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Fakat şu anda bir düşüş söz konusu. 90 küsur gibi bir rakamdayız, inşallah yine toparlayacağız. Aynı şekilde Merkez Bankamızın gücü çok daha farklı bir getiriyi sağlayacak. Gezi olaylarının başladığı 2013'ün mayıs ayında Merkez Bankası politika faizi sadece yüzde 4,5'ti. Bu tarihe özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. 2013'ten günümüze kadar olan dönemi 'mücadele dönemi' olarak adlandırıyorum. Bu dönemde yaşadığımız her bir saldırının doğrudan ve dolaylı etkilerinin ülkemize ağır bedelleri oldu.

Faizler ve enflasyon yeniden çift hanelere yükselirken, ekonomik büyüme bir miktar ivme kaybetti. Ancak hamdolsun attığımız kararlı adımlarla ekonomimizin daha güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini sağladık. Nitekim 2019 yılı sonuyla kıyasladığımızda her alanda 2002'nin katbekat üzerindeyiz. Milli gelirimiz 236 milyar dolardan 754 milyar dolara, kişi başına düşen milli gelirimiz ise 3 bin 500 dolardan 9 bin 127 dolara ulaştı."

"DOĞRUDAN YATIRIMLAR 2019 SONU İTİBARIYLA 217 MİLYAR DOLARI AŞTI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002'de satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük 17'nci ekonomisi olan Türkiye'nin bugün dünyanın en büyük 13'üncü ekonomisi seviyesine yükseldiğine dikkati çekerek, şu verileri paylaştı:

"İhracatımızı 180 milyar doların üzerine taşıdık. Hizmet ihracatımızı 14 milyar dolardan 65 milyar dolar seviyesine yükselttik. Turizmde 2019'da 52 milyon turist sayısına ulaştık. En ciddi kaybımız koronavirüs sebebiyle burada oldu. Böylelikle dünyanın en fazla turist ağırlayan 6'ncı ülkesi olduk. İhracatımızda ve turizm sektörümüzde görülen bu güçlü ivme sayesinde cari işlemler hesabımız 2001'den itibaren ilk defa fazla verdi. 2002'den itibaren ülkemizde gelen doğrudan yatırımlar, 2019 sonu itibarıyla 217 milyar dolar seviyesine aştı. Merkez Bankası toplam rezervi her şeye rağmen 2019'da 106 milyar doların üzerinde kaldı. Kamu borç stokunun milli gelire oranı yüzde 72,1'den yüzde 32,8'e indi. Bütçe açığının milli gelire oranı da yüzde 2,9'a geriledi."

"ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİNE SAHİP OLMAYAN İL KALMADI"

Enflasyonu geçen yıl yüzde 11,8 seviyesine indirdiklerini ve sanayi üretimini her yıl ortalama yüzde 5,9 artırmayı başardıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetii:

"Bugün itibarıyla organize sanayi bölgesine sahip olmayan hiçbir ilimiz kalmadı. Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamalarının milli gelirimizdeki payının ilk defa yüzde 1'i aştığına şahit olduk. Tarım sektörümüz, ülkemizin nüfus, turist ve ihracat artışıyla uyum sağlayarak hasılasını 37 milyar liradan 275 milyar liranın üzerine çıkarttık. Muhalefet, 'çiftçimiz şöyle battı, bitti vesaire' diyor. Hiç merak etmeyin. Ellerinizi de öyle fazla ovuşturmayın. Türkiye tarımda Allah'ın izniyle patlama üzerine patlama yapacak ve dünyanın sayılı tarım ülkelerinden bir tanesi haline gelecek. Tarımsal ihracatımız da 3,8 milyar dolardan, dikkat edelim 18 milyar dolara yükseldi."

Erdoğan, Türkiye'nin başarı elde ettiği diğer bir alanın uluslararası endeksler olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Dünya Bankası tarafından hazırlanan iş yapma kolaylığı endeksinde son 2 yılda 27 basamak yükselerek 33'ncü sıraya yerleştik. İnsani Gelişme Raporu'nda ise 2019'da 58'inci sıraya yükselerek ilk defa çok yüksek insani gelişme kategorisinde yer aldık. Tüm bu göstergeler, Türkiye ekonomisinin mücadele döneminin ne kadar başarılı geçtiğine işaret etmektedir. İnşallah salgının ve etkilerinin de geçmesiyle ekonomide yeni bir döneme gireceğiz. Bu dönemin de şahlanma dönemi olacağına inanıyorum."

"SİYASETİ DAR HİZİPÇİ KALIPLAR İÇİNE HAPSETMEKTEN HEP KAÇINDIK"

Recep Tayyip Erdoğan, bugüne kadar gerçekleştirilen büyük reformlar ve dönüşümlerle sadece geleceğin büyük ve güçlü Türkiyesinin temellerini attıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:

"İnşallah inşaa sürecini de yine milletimizle birlikte tamamlayacağız. Biz hiçbir zaman sadece seçim başarısını hedefleyen ve bunun üzerinden siyaset yapan bir parti olmadık. Siyaseti dar, hizipçi kalıplar içine hapsetmekten hep kaçındık. Toplumun 'değişim' taleplerine cevap vermeyi ve bütün vatandaşlarımızın hukukunu kararlılıkla savunmayı ilke edindik. AK Parti hareketini, milletimizin her geçen gün daha çok sahiplenmesinin arkasında yatan sebep budur. Üyesinden delegesine ve teşkilat yöneticilerine kadar her kademede vazife üstlenen arkadaşlarımızın tek amacı, aziz milletimize ve ülkemize hizmet etmek olmuştur. Türkiye'de bu kadar uzun süre iktidarda kalan bir başka parti daha yoktur. Bu başarı, AK Parti teşkilatlarının milletimizle olan muhabbet bağının hep güçlü kalması sayesinde mümkün olmuştur. Biz millete efendi olmak için değil hizmetkar olmak için bu yürüyüşe katıldık."

AK Parti'nin bu bilinci kaybetmediği için bugünlere geldiğine işaret eden Erdoğan, bu bağ güçlü tutulduğu müddetçe millete ve ülkeye hizmet etmeyi sürdüreceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti hareketinin bir önemli özelliğinin de "istişareye verdiği önem" olduğunu, her kademede istişarenin parti çalışmalarının "olmazsa olmaz" şartı kabul ettiklerini aktardı.

"MİLLETİN ÜZERİNE UÇAKLARLA, TANKLARLA SALDIRANLARI UNUTMAYACAĞIZ"

Kongre sürecini, teşkilatların hesap vermesi ve yenilenmesi yanında en kapsamlı istişare zemini olarak gördüklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu harekete, bu davaya gönül veren milyonlar nice hain tertip karşısında saflarını hep sıklaştırmış, fitneye geçit vermemiştir. Ülkemizi darbe teşebbüsleriyle, terörle, sokak şiddetiyle, ekonomik saldırılarla zayıf düşürmeye çalışanlar, karşılarında hep milletimizin ferasetini, cesaretini, vatan sevgisini bulmuşlardır. Asla kindar değiliz, kimseye husumet beslemiyoruz ama 2002 Kasım'ından itibaren milli iradeye yapılan hiçbir saldırıyı da unutmayacağız. Hukuktan siyasete, ekonomiden diplomasiye her alanda milletimize pusu kuranları unutmayacağız. Milletin üzerine uçaklarla, tanklarla, helikopterlerle saldıranları unutmayacağız. Onları üzerimize gönderenleri de unutmayacağız. Bu ülkenin bütünlüğüne ve dirliğine, milletimizin birliğine ve beraberliğine karşı kurulan hain tuzakları unutmayacağız. Bizi birbirimize düşürmek için sürekli kılçık atanları unutmayacağız. Maalesef bazılarının yaraları pansuman etmek yerine deşerek, 18 yıldır sayısız defa yaşadığımız bu senaryoya malzeme verdiklerini görüyoruz."

"KADINLARIN İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI YÜZDE 34,4'E YÜKSELDİ"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, AK Parti'nin Türkiye'de kadınların en aktif şekilde yer aldığı bir hareket olduğuna, AK Parti'nin 4 milyon 800 bini aşan kadın kolları üye sayısının Türkiye'deki diğer tüm partilerin toplam sayısından bile fazla olduğuna işaret etti.

Böyle bir partinin kadın hakları konusunda aktif olmamasının mümkün olmayacağını ifade eden Erdoğan, "2002'den bu yana yasal düzenlemelerden kamuda kadın istihdamının artışına, iş dünyasından sivil toplum örgütlerine kadar toplumsal hayatın bütün alanlarında kadınlarımızın geldiği nokta bütün istatistikler itibarıyla eski ile kıyaslanamayacak düzeydedir." diye konuştu.

Recep Tayyip Erdoğan, 2004'te Anayasa'ya haklar konusunda özellikle "kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir" dediklerini, "devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür" hükmünü ilave ettiklerini anlattı.

Bu maddeye 2010 yılında "pozitif ayrımcılığı" da eklediklerini dile getiren Erdoğan, "Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair 6284 sayılı Kanun 2012 yılında yürürlüğe girdi. Evde el emeğiyle üretilen ürünlerin, yıl içinde elektronik ortamlar üzerinden gerçekleştirilen satış tutarının asgari ücretin yıllık brüt tutarı kadar olan kısmını gelir vergisinden muaf tuttuk. Doğum yapan çalışanlara pek çok kolaylık sağladık. Son 18 yılda kadın işgücü yaklaşık 4 milyon, kadın istihdamı 2,8 milyon arttı. Kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 34,4'e ve istihdam oranı ise yüzde 28,7'ye yükseldi." ifadesini kullandı.

Son 18 yılda 2 milyon 44 bin kadının aktif işgücü piyasası programlarından faydalandığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesleki eğitim kurslarından ise 933 bin kadının yararlandığını söyledi.

Erdoğan, işbaşı eğitim programlarından da programın başladığı 2009'dan 2019 yılı sonuna kadar 770 bin kadının faydalandığını bildirdi.

Recep Tayyip Erdoğan, kendi işini kurmak isteyenleri desteklemek için düzenledikleri girişimcilik eğitim programlarından 2007'den 2019 sonuna kadar toplam 215 bin kadının istifade ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

"2002 yılında kız çocuklarının ilköğretimde okullaşma oranı yüzde 87,3, bu düzeydeydi. Geçtiğimiz yıl itibarıyla ilkokul düzeyinde kız çocukları için net okullaşma oranı yüzde 92,1'e, ortaokul düzeyinde kız çocukları için net okullaşma oranı yüzde 93,6'ya ulaştı. Ortaöğretimde kız çocuklarının okullaşma oranı yüzde 45,2'den 83,9'a yükseldi. Kadınların yükseköğretimde okullaşma oranı yüzde 13,5 iken bu oran da yüzde 46,4'e çıktı. Üniversitelerde kadın öğretim görevlileri oranı yüzde 50,35'tir. Profesörler içerisinde kadın oranı yüzde 32, doçentler içerisinde kadın oranı yüzde 40, doktor ve öğretim üyeleri içerisinde yüzde 44, araştırma görevlileri içerisinde yüzde 51'dir."

Erdoğan, bütün dünyada erkeklerin egemen olduğu diplomatik görevlerde 266 büyükelçiden 66'sı, 85 başkonsolostan 17'si, 81 genel müdür ve genel müdür yardımcılarından 24'ünün kadın olduğunu aktararak, toplam 14 bin 918 hakimden 6 bin 878'inin, yani yüzde 46,1'inin ve 6 bin 967 savcıdan 1025'inin, yani yüzde 14,7'sinin kadın olduğunu vurguladı.

2002 genel seçimlerinde parlamentodaki kadın milletvekili sayısının 24, kadın temsil oranının da 4,4 olduğunu anımsatan Recep Tayyip Erdoğan, "24 Haziran 2018 seçimlerinde kadın milletvekili sayısı 104'e, temsil oranı da yüzde 17,45'e yükseldi. Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarımızı çok yönlü, bütüncül bir yaklaşımla 'sıfır tolerans' ilkesi ile sürdürüyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Erdoğan, ilki Aralık 2012'de açılan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) bugün 81 ilde hizmet verdiğine dikkati çekerek, bugüne kadar ŞÖNİM'den hizmet alan kadın sayısının 538 bini bulduğunu anlattı.

Sosyal yardım faydalanıcılarının yüzde 61'ini, düzenli yardım faydalanıcılarının yüzde 67'sini, süreli yardım faydalanıcılarının ise yüzde 54'ünü kadınların oluşturduğunu da vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şartlı nakit transferleri kapsamında annelere yaptığımız ödeme tutarı 11,1 milyar liranın üzerindedir." ifadesini kullandı.

Başkan Erdoğandan Abdurrahman Dilipaka sert tepkiBAŞKAN ERDOĞAN'DAN ABDURRAHMAN DİLİPAK'A SERT TEPKİ

Erdoğan, Mamak'taki 75. Yıl Parkı'nda düzenlenen AK Parti 19. Kuruluş Yıl Dönümü kutlamasında yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddet konusundaki hassasiyetlerinin, insana olan saygı ve sevgiden olduğu kadar aile kavramına yaklaşımlarından da kaynaklandığını ifade etti.

"Ne kadına şiddetle mücadelemizin zafiyete uğratılmasına ne de bir avuç marjinalin aile değerlerimizi zedelemesine izin veririz." diyen Erdoğan, Türkiye'nin bin yıllara dayanan medeniyet birikimiyle insanı ve insan onurunu yücelten, aileyi merkeze alan toplum dokusuyla uygun, özgün ve öncü metinler çıkarma potansiyeline sahip olduğunun altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şimdiye kadar oluşan uluslararası külliyatından da istifade ederek tercüme metinler yerine artık kendi çerçevemizi kendimiz belirlememiz gerekiyor. Hani diyordum ya 'Kopenhag kriterleri' diyeceğimize 'Ankara kriterleri' der ve yolumuza devam ederiz. Enerjimizi ve vaktimizi heba eden son tartışmanın kasıtlı bir şekilde alevlendirildiğini, bazılarının da bilerek veya bilmeyerek bu ateşe odun taşıdığını düşünüyorum. Bu ateşi körükleyenler kadına şiddetle mücadeleden veya kadınların insan haklarını tesis etmekten bir adım olsun geri gideceğimizi sanıyorlarsa şimdiden bilsinler ki hüsrana uğrayacaklardır."

Erdoğan, gereksiz tartışmalar üzerinden körüklenmeye çalışılan bu fitne ateşini basiret ve ferasetle davranarak tamamen söndüreceklerine inandığını dile getirdi.

18 YIL BOYUNCA DEMOKRASİDEN TAVİZ VERİLMEDİ

Geçen 18 yıl boyunca olduğu gibi bugün de istikrar ve güvenden, adalet ve demokrasiden taviz vermeden ülkeye büyük hizmetler ve önemli projeler kazandırmaya devam ettiklerini vurgulayan Erdoğan, 1000 yıldır barış ve kardeşlik içinde yaşanılan Türkiye'de refah ve huzurun hakim olması için var güçleriyle çalıştıklarını söyledi.

Türkiye'nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine herkesi aynı samimiyetle kucakladıklarını, memleketin her karış toprağını, insanını aynı duyguyla sevdiklerini ifade eden Erdoğan, demokrasiye, adalete, insan hak ve özgürlüklerine, hukuk devletinin gereklerine ve ülkenin gelecek ideallerine yürekten bağlı olduklarının altını çizdi.

Herhangi bir ırk taassubu içerisinde olmadan yaratılanı yaradandan ötürü sevmek suretiyle yollarına devam ettiklerini aktaran Erdoğan, milletin Türkiye'nin hukukuna, seçilmiş hükümetine ve kendi iradesine her zamankinden daha çok sahip çıktığını, küresel ve bölgesel bir aktör haline gelen Türkiye'nin yürüttüğü aktif diplomasisiyle ulusal ve uluslararası çıkarlarını daha güçlü şekilde koruduğunu anlattı.

"BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE ADALET İÇİN BÜTÜN İMKANLARI SEFERBER EDİYORUZ"

Bölgesel ve küresel barış ve adalet için bütün imkanları seferber ettiklerini, en üst seviyede sorumluluklar üstlenmeyi sürdürdüklerini bildiren Erdoğan, 2023 hedeflerine 2053 ve 2071 vizyonuna uygun bir Türkiye'yi milletçe, el ele inşa edeceklerini vurguladı.

Erdoğan, "Türkiye demokrasi, insan hakları ve kalkınma yolundaki çabasını yeni başarılar ile taçlandırdıkça sadece kendi sınırları içerisinde değil bölgesinde ve dünyada da bir istikrar ve güç merkezi olacaktır. Bunu başaracak olan da AK Parti'dir." diye konuştu.

Bugün partilerinin 19. kuruluş yıl dönümününün kutlandığını hatırlatan Erdoğan, 19 yaşın en güçlü, en atılgan, en enerji dolu, en gayretli, en hevesli dönem anlamına geldiğine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Genç bir şairimiz, partimizin bu kuruluş yıl dönümünü ne güzel anlatmış.

(Ay yıldız zirvede, destan kopuzda. Türkiye aşkıyla güne biiznillah. AK Parti bir civan 19'unda. Yarına bismillah düne maşallah. Tek vücut el ele, gönül gönüle. Birliğe yürüdü mukaddes çile. Gıpta etti sevdamız bülbüle, güle. Yürünen mübarek ize maşallah. İnançtan çınarın kavi dalları. Şahlanan küheylan Gençlik Kolları. Ey kutlu davanın AK kadınları, Nene Hatunları size maşallah.

Sahada çalışan her AK nefere, birlikte yazılan nice zafere. Sancağı taşıyan cengaver ere. Ulubatlı Hasan misali maşallah. Davayı kuşanan hilal hatlara. Sevdayı taşıyan şimşek atlara. Merkezde, taşrada teşkilatlara. Yokuşa maşallah, düze maşallah. Neler yaptık neler sığmıyor söze. Eserle kavuştu gece gündüze. Yükselen Türkiye'm gelmesin göze. Lisana maşallah, söze maşallah. Nidamız Akif'in 'korkma' sesidir. Millet gönlümüzün efendisidir. AK Parti milletin ta kendisidir. Tek millet, tek bayrak bize maşallah. Tek vatan, tek devlet bize maşallah.)"

Nice yıl dönümlerinde buluşmayı dileyen Erdoğan, konuşmasını bir şairin, "Şu göğüs kafesimi genişleten umudum var oldukça, güzel günlere olan inancım hiç bitmeyecek." dizeleriyle tamamladı.

Başkan Erdoğan: Biz 'one minute' dedik onlar 'yandık' dedi | Zamanı var açıklayacağız

Son dakika haberleri... Ankara'da 75. Yıl Cumhuriyet Anfi Tiyatro ve Kültür Merkezi'nde AK Parti 19. Kuruluş Yıl Dönümü programında konuşan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Davos'ta yaşanan one minute olayını hatırlatarak "AK Parti'nin mazlumlar ve mağdurlar için verdiği mücadelenin uluslararası alanda en yüksek perdeden seslendirilişinin sembolüdür. O zaman bizlerle birlikte orada olanlar salonu terk ederken neler söylediklerinide iyi biliyoruz. Şimdi parti kurtdular. Ne diyorlardı biliyor musunuz? 'İşti şimdi yandık' Niye? İsrail'in atıklarına karşı one minute dedik ya... Zamanı gelecek bazı şelyeri çok açık ve net şahitleriyle beraber ortaya koyacağız. Ama zamanı var." ifadelerini kullandı.

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkan Recep Tayyip Erdoğan 81 il teşkilatı ile bayramlaşma programında konuştu….
Başkan Recep Tayyip Erdoğan 81 il teşkilatı ile bayramlaşma programında konuştu….
 Son dakika: PYD/PKK elebaşlarından Salih Müslüm'ün teslim olan yeğeninin ifadesi ortaya çıktı! ABD ve Fransa askerleri eğitim vermiş!.
Son dakika: PYD/PKK elebaşlarından Salih Müslüm'ün teslim olan yeğeninin ifadesi ortaya çıktı! ABD ve Fransa askerleri eğitim vermiş!.